Siyaset; bir zümrenin ikbal kapısı değil, halkın onur ve haysiyet mücadelesidir.
Bugün yağmur altında yürüyenlerin sırtındaki “Temiz Toplum, Temiz Siyaset” yeleği, sadece bir kumaş parçası değil; kirlenmiş düzene karşı bir başkaldırı, yarınlara bırakılacak bir şeref sözüdür.
1- Hegemonyaya Karşı Tam Bağımsızlık:
Sermayenin ve teknolojinin devletler üzerindeki hegemonyası, halkın iradesini ipotek altına alamaz. Bizim siyaset anlayışımız, “Tekno-feodalizm” ve “Gözetim Kapitalizmi” kıskacında ezilen bireyin, dijital ve ekonomik prangalarından kurtarılmasıdır.
2-Üretim Ekonomisi ve Adalet:
Para ile onur ve haysiyetin satıldığı bir düzene geçit vermeyeceğiz.
Emek: Siyasetin merkezine rantı değil, alın terini koyacağız.
Üretim: Tüketen değil, her karış toprağında ve her fabrikasında değer üreten bir Türkiye inşa edeceğiz.
Adalet: Yapısal sorunlarımızın başında gelen hukuk ve demokrasi krizini, imtiyazsız ve sınıfsız bir adalet anlayışıyla aşacağız.
3-Temiz Toplumun İnşası:
Toplumun kumara, şans oyunlarına ve kısa yoldan zenginleşme hayallerine itilmesi bir tesadüf değil, sistemli bir yozlaştırma projesidir. Biz; atasal mirasımızdan aldığımız güçle, etik değerleri yeniden kamusal alanın merkezine taşıyacağız.
4-Doğayla Uyumlu Gelecek:
Ürünlerimizin bereketini pestisitlerle (ilaçlarla) değil, doğayla kurduğumuz uyumlu döngüyle koruyacağız. Toprağımızı korumak, vatanı korumaktır.
“Para ile onur ve haysiyet satılmaz.”
Bu yürüyüş, sadece yollarda değil; zihinlerde ve vicdanlarda başlatılan bir devrimdir. Temiz siyaset, temiz toplumla; temiz toplum ise ancak onurlu bir üretimle ve paylaşımla mümkündür.
