Son günlerde yine aynı iddialar…
“Şu aday olmak için şu kadar para verdi.”
Kimse kusura bakmasın; bu memlekette ne ilk ne de son.
Hatta artık şaşırtıcı bile değil.
Çok eskiden babamla konuşurken derdi ki:
“Oğlum, bu işlerin her noktasının bir hava parası var.”
O zaman trafik polislerinden bahsederdi…
Meğer mesele sadece trafik değilmiş, sistemin kendisi böyleymiş.
Yıllar sonra bunu bir milletvekili dostuma anlattım.
Kahkaha attı.
Çünkü herkes biliyor, kimse konuşmuyor.
Bugün “temiz siyaset” diyenlere bakıyorum…
İnsan ister istemez gülümsüyor.
Hangi parti?
CHP mi? AK Parti mi? MHP mi?
Bu düzenin dışında kalan gerçekten var mı?
Dün birinin imarı, bugün diğerinin himayesi…
Yarın bir başkası.
İsimler değişiyor, düzen aynı kalıyor.
Biz ne yapıyoruz?
Oturup izliyoruz.
Aynı filmi, farklı oyuncularla.
Siyaset bizde yurttaşlık bilinciyle değil, para hesabıyla yürüyor.
Bunu gördüm, yaşadım, gözlemledim.
Daha düne kadar cebinde ceketi olmayan adam,
10 yıl sonra yüz milyonlarla çıkıyorsa o koltuktan
sorulması gereken soru çok basit:
Bu para nereden geldi?
Ama biz o soruyu sormuyoruz.
Sormak yerine taraf tutuyoruz.
Taraf tuttukça da düzen aynen devam ediyor.
Sonuç mu?
Değişen hiçbir şey yok.
Sadece tabelalar değişiyor.
Ve biz…
Hâlâ izliyoruz.
