HALKWEBGündemNarin Güran davası için bakanlara seslendi: “İlla konuyu en tepeye mi taşıyalım?”

Narin Güran davası için bakanlara seslendi: “İlla konuyu en tepeye mi taşıyalım?”

“İlla bu sosyal medya yapılanmanızı, istihbaratınızı, verdiğiniz sözleri ifşa mı edelim? Bu kadar basit bir cinayet davasını milyonlara böyle mi yutturacaksınız?”

Türkiye’nin önde gelen Adli Bilişim uzmanlarından Tuncay Beşikçi, Narin Güran davasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla dikkat çekti. Yerel mahkeme kararına esas teşkil eden “daraltılmış baz verisi”ni eleştiren Beşikçi, söz konusu verinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Tuncay Beşikçi, mahkeme kararının temel dayanaklarından olan “daraltılmış baz” ile ilgili bir uzman mütaalası ve Daran-2 kamera görüntüleri ile sanıkların telefon imaj kayıtlarını incelediği bir raporu istinaf aşamasında dosyaya sunmuştu.

Sosyal medya hesabından “daraltılmış baz” raporu ile ilgili çarpıcı bir açıklama yapan Beşikçi, dava dosyasında kullanılan “daraltılmış baz verisinin” gerçeği yansıtmadığını savunarak, ‘İlgili alanda İngiltere’de eğitimini 1. sınıf onur derecesiyle tamamlayıp dünyanın en önde gelen kurum ve şirketlerinde çalışmış biri olarak kendimi saymıyorum, Türkiye’nin önde gelen 3 uzmanına, Dr. Avukat, Hukuçu, Mühendis Levent Mazılıgüney, Adli Bilirkişi Mühendis Koray Peksayar ve Boğaziçi Üni. Bilgisayar Müh. Prof. Tuna Tuğcu’yu referans alıyorum.. Hepsi daraltılmış bazın bir yalandan ibaret olduğunu söylüyor. Karşılığında bunu savunabilen kimse var mı? Yok!’
ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya seslenen Beşikçi, “Sizin sorumluluğunuzda çalışan ve bu sahte raporu Narin Güran gibi Türkiye’nin gündemindeki bir davaya sunabilen elemanınıza canlı yayında ‘sahtekâr’ dedim. Kendisi kayıplarda. Mahkemeye versin ya beni! Siz araştırmayacak mısınız neler oluyor diye?” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a da seslenen Beşikçi, “Narin Güran’ı kim, nerede, ne zaman, neden, niçin ve nasıl öldürdü? Bir cevabınız var mı? Sahte delil uydurarak davayı bu noktaya getirenler, size son teknoloji diye sahte veri sunan çalışanlarınızı da araştırmayacak mısınız?” diye konuştu.

Beşikçi, açıklamasını ‘İlla bu sosyal medya yapılanmanızı, istihbaratınızı, verdiğiniz sözleri ifşa mı edelim, Jandarmayı JASAT’ı yerin dibine mi sokalım! İlla hemşehrilik ve komşuluk iltimaslarımızı kullanıp konuyu en tepeyi mi taşıyalım? Siz görevinizi yapmayacak mısınız? Bu kadar basit bir cinayet davasını milyonlara böyle mi yutturacaksınız?’ sözleriyle tamamladı.

Sanıkların telefon kayıtlarını da inceleyen adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi, çarpıcı verilere ulaşmıştı. Beşikçi, olay saatinde evinde olduğunu beyan eden Salim Güran’ın telefonunun kritik zaman diliminin bir bölümünde şarjda olduğunu, sonrasında ise olağan hayatına devam ettiğini düşündürecek şekilde aktif ve aralıksız kullanım gösterdiğini tespit etmişti. Öte yandan, Yüksel Güran’ın telefonunda çocuk oyunları oynandığı, kısa süre sonra bu telefonun Enes Güran’ın telefonuna bağlanarak oyunun devam ettiği görüldü. Bu veriler, sanık ifadeleriyle genel olarak uyumlu görünürken, Nevzat Bahtiyar’ın telefonunun olay saatinde pasif olması, dava sürecinde “eksik soruşturma” tartışmalarına neden olmuş, kamuoyunda farklı kanaatler oluşmuştu.

“Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklu bulunan anne, ağabey ve amca için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis; Nevzat Bahtiyar hakkında ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi.”

“İstinaf aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, cezaları onarken; Daire başkanı, Tuncay Beşikçi’nin raporuna atıf yaparak karara şerh düşmüş, iki üye hâkim kararı onama yönünde vermişti.”

Dava, en son olarak Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların cezalarının onanmasını talep eden tebliğname hazırladı. Tebliğname, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderildi; nihai kararın bu daire tarafından verilmesi bekleniyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR