HALKWEBPolitikaMarifet ehlinin ilk makamı edeptir

Marifet ehlinin ilk makamı edeptir

Biz gerçekten hakikatin peşinde miyiz, yoksa öfkemizin esiri mi oluyoruz?

“Marifet ehlinin ilk makamı edeptir” diyen Hacı Bektaş Veli, aslında insanın hakikatle kurduğu ilişkinin ahlaki temelini işaret eder. Çünkü insan, neyi savunduğundan önce nasıl konuştuğuyla kendini ele verir.

Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dile getirilen sert, yer yer hakarete varan söylemler; yalnızca bir siyasi tartışmanın sınırlarını değil, aynı zamanda toplumun edep terazisini de gözler önüne sermektedir. Zira eleştiri başka, itibarsızlaştırma başka; fikir beyanı başka, ahlak dışı dil kullanımı bambaşka bir şeydir.

Tasavvuf geleneğinin “eline, beline, diline sahip ol” ilkesi; insanın önce kendini bilmesini, sınırlarını tanımasını ve sözünü tartmasını öğütler. Bu ilke, sadece bireysel bir erdem değil; aynı zamanda toplumsal barışın, karşılıklı saygının ve birlikte yaşama kültürünün de vazgeçilmez şartıdır.

Bu noktada mesele, artık yalnızca bir kişiye yöneltilen sözler olmaktan çıkmıştır. Asıl mesele, o sözlerin hangi ahlaki zeminden üretildiğidir. Çünkü kullanılan dil, yalnızca muhatabını değil; onu kullananın karakterini de açığa çıkarır.

Hayatı boyunca dürüstlük, sadelik ve kamusal sorumluluk ilkeleriyle anılmış bir isme yöneltilen dilin de aynı sorumluluğu taşıması gerekir. Aksi halde ortaya çıkan şey; hakikati arayan bir eleştiri değil, edepsizliğin normalleşmesidir.

Hacı Bektaş Veli’nin işaret ettiği gibi marifet, sadece bilmek değildir; bilgiyi edep ile taşımaktır.
Bugün bilgiye ulaşmak kolaydır, fikir üretmek kolaydır, eleştirmek kolaydır…
Zor olan ise; edep ile konuşmak, hakkaniyetle değerlendirmek ve vicdanı kaybetmeden söz söyleyebilmektir.

İşte tam da bu yüzden sorulması gereken soru şudur:
Biz gerçekten hakikatin peşinde miyiz, yoksa öfkemizin esiri mi oluyoruz?

Çünkü edep kaybolduğunda, en doğru söz bile anlamını yitirir.
Ama edep korunduğunda, en sert eleştiri dahi insanı küçültmez; aksine yüceltir.

Ve belki de bütün bu tartışmaların bize hatırlatması gereken en temel hakikat şudur:

Ahlakını kaybeden bir dil, hakikati savunsa bile inandırıcılığını kaybeder.

Saygıyla…

Kadir POLAT

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR