Sosyal medyada, TV’lerde gazetecisi, siyasetçisi oluru olmazı hep bir ağızdan”Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bir araya gelip konuşmalı ve CHP’yi içinde bulunduğu mahkeme koridorlarından kurtarmalıdırlar” diyorlar.
İyi güzel hoşta;
Dün hakaret edilirken küfür edilirken,trol orduları tarafından linç edilirken,cümlesinin ne anlama geldiğini bilmeyenlerin hakarete varan twetlerine günü kurtarma adına verilmeye çalışılan cevaplar bambaşka mecralarda yeşil ışık gibi görünse de, önüne bir sehpayı bir bardak suyu çok görenler bugün ne değişti de Kemal Kılıçdaroğlu,na bu teklifi kendileri dile getiremeselerde,bunu söyletir duruma geldiler.
CHP, Özgür Özel ve ekibi tarafından halkın gözünde yolsuzluk rüşvet gibi kabullenmesi zor olayların yanısıra ahlaken kabul edilemeyen görüntüler karşısında,toplumun tüm kesimlerini rahatlatacak tavır sergileyememiş,itibarı her geçen gün zedelenmiş bir parti konumuna düşürülmüştür.
Acemi siyasetçilerin kendi ikballeri ve menfaatlerini korumak adına takıntıları davranışlar, söylemleri daha da krizi derinleştirmiştir.Tüm bunlara kalkan olmuş bir görünüme bürünmüş durumdaki parti konumundadır CHP.
Liderlik, öngörü bilgi ve siyaset okuma,ülke sorunlarına gerçekçi çözümler üretme kapasitesine ve vizyonuna sahip olmak demektir.
Kriz anında karar verebilme becerisini ve kriz yönetimini şekillendirme sanatıdır.
2,5 yıl önce kumpaslar ile zoom toplantıları ile kurgulanan bir senaryonun aktörleri bugünün gerçeğini görmeselerde,akil adam konumundaki ve parti de abi olarak bilinenler birer birer gazetecilere beyanat ve demeçler veriyor,sosyal medyada videoları gündeme getiriliyor.
Demezler mi? Dün neredeydiniz,ne oldu da bugün böyle konuşur oldunuz.
Arşivden çıkartılan videolar, hakkı hukuku gasp edilmiş Kemal Kılıçdaroğlu’na iade-i itibar yaparcasına peş peşe önümüze düşüyor.
Dün akıl hocalığı yapanlar,partiye ve yönetime rota belirlemeye çalışan zihniyet,bu mürettebat ile herhangi bir limana yanaşılamayacağını görünce,bizim için partimiz önceliğimizdir söylemini yüksek sesle dile getirir oldular.
Sormazlar mı?
Rota mı?
Liman mı?
Ne değişti diye.
Tüzük program dahileri, arka kapı diplomasisini yürütenler,mevcut yönetimin yetersizliğini içine düştüğü durumun acizliğini ve mahcubiyetini gördükçe dün söylediklerini bugün unutur oldular.
Dün bir öç alma hevesi ile hareket edenler akıllarının önüne geçen duygusallıklarının,güç zehirlenmelerini görmekte zorlandıklarını
Partinin ,toplumun ahlaken kabullenemediği, olumsuzlukların ortasında debelenmesini
Özgür Özel ve ekibinin benzeri olaylar karşısında tutarsız ve duyarsız tavırlar içerisinde,durumu zorda olsa sahiplenmeleri daha da ileri giderek tüm yaşananların iktidarın siyaseten bir operasyonu olduğunu, halkın sorduğu sorulara cevap veremeyen,halkın içine inmeyen örgütlerin
savunulamayacak olaylar karşısında sayısız mitinglerle enerjilerinin boşa harcandığını, taşıma kıtalar ile örgüt dinamizminin daha da diri tutulmaya çalışılmasının bir kazanımdan çok yılgınlıga ve yorulmaya evrildiğini görmekten
rahatsızlıkların yüksek sesle dile getirilmeye başlandığını
Bu taktiksel ve stratejik hataların gündemi ve günü kurtarmak olduğunu konuşur hale geldiler.
Hani diyor ya şair;
“Derlenip dürülmesin bayraklar
Daha gün o gün değil
Uzaktan duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Bu kavga faşizme karşı
Bu kavga hürriyet kavgasıdır.”
Sabrın ve haklılığın verdiği özgüven ve inançla dimdik ayakta duran bugün ve yarın partinin geleceğini emin ellerde sağlam limana yanaştıracak olan tek LİDER KEMAL KILIÇDAROĞLU’dur.
Bu ülkenin kuruluştan kurtuluşa giden yolda, bugünün ve yarının da tek teminatı
Ve,
Son kalesi CHP’dir.
Susması
Yutkunması
Gözlerinin dolarak,ama cesurca duruşu,
” CHP’yi benim ailemdir
Ona inanları cefakar ve fedakar yol arkadaşlarım”deyip sahiplenmesi.
Bir kez daha haklılığını ortaya çıkmıştır.
HAK HUKUK ADALET
O,nun yaşam felsefesi olmuştur.
Doğrunun dik durduğu eğrinin belasını bulacağı gün ortaya çıkar.
Haram lokma yememişseniz hesap vermekten korkmayacaksınız.
DÜRÜSTLÜK AHLAK VE ONUR
Bir babanın çocuklarına bırakacağı en büyük mirastır.
Bizler O mirasın sahipleri olarak;
O,nun bu yolda asla yalnız yürümeyeceğini dost omuz başlarının daima yanı başında olduğunu bilerek
YÜRÜYECEKTİR…
Murat Adıgüzel

