HALKWEBYazarlarKüresel Barbarlık Azgınlaşıyor

Küresel Barbarlık Azgınlaşıyor

Küresel barbarlığa karşı devrim ve sosyalizm mücadelesi, artık yalnızca bir tercih değil; ezilen yoksul emekçi halklar için küresel ölçekte örgütlenmesi gereken tarihsel bir zorunluluktur.

0:00 0:00

Küresel sermaye, ABD jandarmalığıyla birlikte Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar tüm kıtayı baskı altına alıyor. Petrolü, nadir elementleri ve yeraltı zenginliklerini doğrudan yönetmek istiyor. Çünkü her paylaşım savaşında kapitalizmin kanlı yüzüne karşı yükselen emekçi tepkisi, artık sermayeyi ürkütüyor.

Üçüncü Paylaşım Savaşı’nın ve Ortadoğu’nun yeniden dizaynının ortasında, yaklaşan halk ayaklanmalarına karşı kendisine güvenli bir kıta yaratma telaşında. Birinci ve İkinci Paylaşım Savaşlarında işbirlikçileriyle hareket eden sermaye, bugün artık kimseyi taşımak istemiyor; doğrudan yönetme hırsıyla hareket ediyor.

Ortadoğu’da İsrail-Siyonizmini yetkili kılan Küresel sermaye, toplumu ekonomik, siyasi ve teknolojik araçlarla zapturapt altına almayı hedefliyor. Amerika kıtasındaki güvence arayışı ise, Çin ve Rusya’nın yükselen güçlerine karşı duyduğu korkuyuda itiraf eder gibi bir tavır sergiliyor. Ukrayna üzerinden AB’yi hizaya getirmek isteyen ABD, Grönland konusunda “Artık orası bizim olmalı” diyerek kabadayılık yapıyor.

Küresel sermayenin işbirlikçilerini sırtından atmanın bir zemini olan Ortadoğu ve Üçüncü Paylaşım savaşı sürerken, Afrika Kıtasında Tekelci sermayenin kendi aralarındaki güç çatışması olan Dördüncü Paylaşım Savaşı’nın taşları şimdiden döşeniyor. Birinci ve İkinci paylaşım savaşı incelendiğinde savaşlar sürecinin zeminin böyle geliştiğini göreceğiz.

Kapitalizm, Çarlık Rusyasından sonra, Sovyetlerin yükselişini, AB’nin güçlenmesini, Çin’de ve Doğu Avrupa’da Sosyalist yükselişleri unutmadı. Bugün bu hafıza, daha saldırgan bir küresel stratejiye dönüşmüş durumda. Ortadoğu’da süren kıta savaşında halkların sesini bastırmak isteyen ABD ve AB, birçok konuda ortaklaşmış durumda.

Bu süreçte, Otobüs şoförlüğünden sendika liderliğine, oradanda Venezuela Devlet Başkanlığına yükselen Nicolas Maduro’nun barbarca kaçırılıp, Venezuelaya ideolojik bir kayyum atanması gündemi sarsıyor. New York’taki mahkemenin gidişatına bakıldığında ve Erdoğan-Trump Telefon görüşmesinin sonuçlarına göre, Maduro’nun Türkiye’ye gönderilme ihtimalinide güçlendiriyor.

NATO’nun son kongresinde yapılan açıklama, örgütün artık sadece askeri değil, ekonomik ve siyasi bir aktör olarak sahneye çıkacağını ilan etti. Bu durum, Üçüncü Paylaşım Savaşı ve Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesiyle birlikte Avrupa’ya Danimarka üzerinden; Latin Amerika’ya “narko-devlet” söylemiyle itibarsızlaştırılarak değerli elementlerine el konulmak istendiğini gösteriyor.

NATO’nun devreye girme ihtimali yüksek. Avrupa’nın kısmen yeniden dizayn edilmesi hedefleniyor. Ortadoğu, Latin Amerika ve Avrupa’da ABD üzerinden küresel sermaye kendisini Çin ve Rusya’ya karşı daha güçlü bir zemine yerleştirmeye çalışıyor. Mussolini, Franco ve Hitler dönemlerinin faşist uygulamalarının yeniden devreye sokulma ihtimali büyüyor.

Küresel barbarlığa karşı Devrim ve Sosyalizm mücadelesi, artık yalnızca bir tercih değil; ezilen yoksul emekçi halklar için küresel ölçekte örgütlenmesi gereken tarihsel bir zorunluluktur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI