HALKWEBYazarlarIrkçılıktan Kaçınmak, Milliyetçiliği Doğru Anlamak ve Yurtseverlikte Buluşmak

Irkçılıktan Kaçınmak, Milliyetçiliği Doğru Anlamak ve Yurtseverlikte Buluşmak

Kuvva-i Milliyeciler ve Mustafa Kemal, bugün olsaydı "ne yapardı", "nasıl yapardı" sorularını ciddi biçimde ele almalıyız.

0:00 0:00

Suriye üzerinden başlayan “Kürtler kaybetti” ve “Türkiye Kaybetti” söylemleri, farklı kesimlerde dile getirilse de aynı mantığı içeriyor, korkudan besleniyor. Bizim coğrafyamızda, emperyal işgallere direniş zemininden beslenen milliyetçi tepkiler, büyük hedeflere yönelmezse, bir süre sonra içe kapanıyor ve keskin sirke misali kendine zarar veriyor.

Kafkasya ve Afrika’daki mücadeleler, bu nedenle, milliyetçi ve dini motifleri birlikte barındırmıştır.

Anadolu’da durum bambaşkadır. İmparatorluk sonrası vatan topraklarını kaybettkçe Balkanlar ve Kafkaslardan Anadolu’ya göç etmek zorunda kalanlar, yeni bir “yurtseverlik” inşa ettiler. Son cepheyi de kaybetme kaygısı Cumhuriyetin ilk yıllarına damgasını vurdu.

Bölünme korkusu, haklı bir travma olarak hep önünde durdu.İkinci paylaşım savaşı yıllarında sergilenen politikaları bu psikolojik atmosfer içinde okumalıyız. Elbette yapıcı biçimde, haksızlık etmeden eleştirebilmeli, ama bugünden bakarak mahkum etmemeliyiz. Dünyanın ve özellikle bölgemizin içine girdiği değişim arayışı ise yepyeni imkanlar sunuyor.

Yüzyıl önceki uygulamaları dondurarak, dogmatik biçimde ele almak Cumhuriyetin kurucu kadrolarına da Türkiye’ye de haksızlıktır. O günün tehditleri de, imkansızlığı da bugünkünden farklıydı.

Bugünkü küresel gerilimler ve bölgesel boşluklar yeni bir alan açabilir. Küreselleşme sürecinin ilk dönemindeki, mikro milliyetçi ya da etnisite odaklı kırılma ve parçalanmalar yerine, buluşmalar ve ortaklaşmalara ihtiyaç var. İttifaklar, uzlaşmalar, ortak tehditlere karşı, birlikte hareket etme ihtiyacından doğar.

Kuvva-i Milliyeciler ve Mustafa Kemal, bugün olsaydı “ne yapardı”, “nasıl yapardı” sorularını ciddi biçimde ele almalıyız. Yeni bir toplumcu, demokratik, yurtseverlik fikrini inşa, eş zamanlı olarak, Türk dünyası, Kürtler, Araplar, Farslar başta olmak üzere bölge halklarının ortak hedeflere odaklanmasını sağlamalı.

Kültürel ilişkiler, ticari işbirlikleri ve nihayet güvenlik politikaları dahil siyasi dayanışmalar, Orta Asya’dan, Kuzey Afrika’ya kadar yeni bir çekim merkezi oluşturabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI