HALKWEBYazarlarHrant Dink: Ardında Kalan Cesaret

Hrant Dink: Ardında Kalan Cesaret

“Hrant Dink, bu topraklarda barışın bedelini canıyla ödedi ama geride, susturulamayan bir vicdan bıraktı.”

0:00 0:00

Hrant Dink’in öldürüldüğü gün, yalnızca bir insanı değil; bu toprakların vicdanını da kaybettik sandık. O gün sokaklarda yükselen sessizlik, aslında derin bir utancın ve büyük bir yasın ifadesiydi. Çünkü Hrant Dink, nefretle değil sözle yürüyen, korkuyla değil umutla konuşan bir insandı.

Onun kalemi kimseyi incitmek için değil, birbirini anlamayan insanları yan yana getirmek içindi. “Bu ülkede birlikte yaşayabiliriz” demek, onun için bir hayal değil, ahlaki bir sorumluluktu. Bu yüzden hedef alındı. Ama susturulamadı.

Hrant Dink’in ardından, Türkiye’de yaşayan Ermeniler için bir eşik aşıldı. Yıllarca bastırılan duygular, fısıltıyla söylenen cümleler, artık daha açık dile gelmeye başladı. Korku tamamen kaybolmadı belki, ama cesaret çoğaldı. Onun ölümü, ironik bir şekilde, birçok insanın kendi sesini bulmasına vesile oldu.

Bugün geldiğimiz noktada, yıllar boyunca imkânsız denilen şeylerin konuşulabildiğini görüyoruz. Türkiye ile Ermenistan arasında yeniden kurulan temaslar, açılması konuşulan sınırlar, halkların birbirine yaklaşması… Bir Ermenistan Devlet Başkanı’nın Türkiye’ye gelerek seçimler sonrası Cumhurbaşkanı’nı tebrik etmesi, geçmişte hayal bile edilemeyecek bir sahneydi. Bu adımlar küçük olabilir, ama taşıdığı anlam çok büyük.

Hrant Dink, barışın bir günde gelmeyeceğini biliyordu. Ama her kelimenin, her temasın, her cesur adımın bir iz bırakacağına inanıyordu. Bugün o izler hâlâ burada. Onun hayalini kurduğu gelecek, eksik ve kırılgan olsa da yaşamaya devam ediyor.

Hrant Dink’i anmak, yalnızca bir ölümü hatırlamak değildir. Onu anmak; susmamayı, korkuya teslim olmamayı ve barışı inatla savunmayı seçmektir. Çünkü bazı insanlar öldükten sonra da yol göstermeye devam eder. Hrant Dink, onlardan biri.

“Hrant Dink, bu topraklarda barışın bedelini canıyla ödedi ama geride, susturulamayan bir vicdan bıraktı.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI