HALKWEBYazarlarGettopolitik Sendrom: Kamplaştırma, Ötekileştirme ve İhraç

Gettopolitik Sendrom: Kamplaştırma, Ötekileştirme ve İhraç

Laiklik ve şeriat konusunda ezbere doldurulmuş beyinler, klişe söylemlerle hakikat arıyor.

0:00 0:00

28 Şubat sürecinde yaşanan ve egemen konjonktürden beslenenlerin âb-ı hayat gibi gördüğü bir usul vardır:
Kamplaştırmak, ötekileştirmek ve en sonunda ihraç etmek…

Toplumu katman katman kamplara bölmek…
Biyografisine gelmeyenleri gettolara hapsetmek…
Sonra yaftalayarak incitmek…
Olmadı mı? At gitsin!

Solcular Rusya’ya…
Komünistler Moskova’ya…
Faşistler Turan’a…
Radikal dinciler Arabistan’a…

Peki ne kaldı geriye?

Oysa kişi sağcı olup sola oy verebilir,
solcu olup sağa oy verebilir,
dindar olup farklı bir siyasi tercihte bulunabilir.

Bunların hepsi mümkündür.

Nitekim bugün, siyasi yelpazede ittifak arayışları içinde, dün selam vermesi bile düşünülemeyen tiplerin can ciğer kuzu sarması olmasına ne diyeceğiz?

Yukarıda herkes balayı yaşarken, aşağıda halka ne oluyor da birbirini yiyor?

“Avam” denilen alt tabakadaki bu hazımsızlığın makul bir izahı yoktur.

Biraz akıllı, biraz soğukkanlı yaklaşmak gerekir meseleye…

Dün, 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınları sosyal ortamlarda rencide edenler,
bugün benzeri bir başörtülü kadınla muhabbet demindeler.

Pozisyon değişsin, aynı omurgasızlık yine sahne alacaktır.

Nedir bu “durumdan vazife çıkarma” hastalığı?
Kaç para alıyorsun da kendi kendine gelin güvey oluyorsun?

Ramazan ayında oruç tutmayanı dinden çıkaran mollaya soruyorum:
Bu cüreti nereden buluyorsun?
Sana mı düştü din bekçiliği?

Sağda solda ağzı olan konuşuyor,
herkes ahkâm kesiyor,
herkes fetva veriyor,
herkes allâme… Maşallah!

Şeriat isteriz diye ortada gezenler,
şeriata karşı bildiri yayınlayanlar,
iki arada bir derede dolaşanlar,
ortamına göre rol alanlar…

Millet bu tiplerden bıktı.

Profilinde “şeriat isteriz” paylaşımı yapan,
fotoğrafında mini etek, dekolte, şuh poz…

Bu ne perhiz, bu ne turşu?

Alıştır kendini o çok sevdiğin düzene.
Bu kıyafetle git bakalım Afganistan’a,
anlarsın Hanya’yı Konya’yı!

Müslüman mahallesinde salyangoz satılmasına karşıyız;
ama laiklik güvencesinde yaşayıp, şeriatla yönetilmeyen ülkelerde ikamet edip, şeriat havariliği yapanlara da karşıyız.

Bu tamamen “yukarıya mesaj verme”, “bir yerlere bağlanma” ve “sel önünden kütük kapma” sevdasıdır.

Laiklik ve şeriat konusunda ezbere doldurulmuş beyinler,
klişe söylemlerle hakikat arıyor.

El feneriyle okyanusta yön bulmaya çalışıyorlar.

İşiniz gücünüz kendinizi parlatmak.
Derdiniz ne dava ne ideoloji;
tamamen menfaat.

Virgül olmaktan, ünlem olmaktan öteye geçemeyenler nokta atışı yapamaz.

Kullanışlı malzemeler, işi bitince selpak gibi atılır.

Unutmayın:

Sahte, bazen gerçek gibi görünür;
ama gerçek asla sahte olmaz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI