Dile yerleşmiş “faili meçhul (bilinmez)” diye ve zaman içinde dosya kapanır, tabi fiil de… Bir çocuğun babasının belli olmaması, babası olmadığı anlamına gelmez! Bu duruma sebep olan saikleri ortadan kaldırmayı kimse düşünmüyor, ateş düştüğü yeri yakıyor ve yangını seyrediyor herkes! Hatta öyle bir hal almış ki, yangın için itfaiyeye bile haber vermiyor!
Meçhul falan değil hiçbir şey, failin konumuna göre yargılama modası, bu kanaati sosyal bir müessese haline dönüştürdu ve zaman içinde “faili meçhul” bir müesses nizam oluştu aslında faili belli iken!
Sorular, soru içinde ama cevaplar da sorunun içinde! Vaktinde sorulmayan sorular, sürecin sonunda soruna dönüşüyor! Su birikintisini önlemek kolay ama birikintiler göl olunca önlemek zor! Hele ki denize dönüşürse “benim diyen kaptan” bu muammaya yelken açsa gemisini batırır!
Bu müesses nizam zaman ilerledikçe okyanusa dönüştü ve inci mercan arayanlar Bermuda Şeytan Üçgeni’nde kayboldu ya da aysberge çarpıldı Titanik misâli!
Kaptanın gemiyi en son terk etmesi erdemi takdire şayan ama devasa gemiyi batırması affedilir değil!
Aysberge suç yüklenerek ajitasyon ile ağlama sızlama ile çözüm elde edilmiyor dostlar! Sonuçta olan, ölene oluyor! Hayat devam ediyor ve ölüme sebep olanlar “Ölenle ölünmez!” diyerek keyfe mâşâ güle oynaya hayata tutunuyor…
Timsah gözyaşları ile kandırılanlar doymadı timsaha yem olmaya! Elini veren kolunu da kaptırdı sıra gövde de…
“Ölüm hak, mirâs helal!” tamam ama öldürene değil ya da ölüme sebebiyet verene! Hem öldür hem de mirasa kon! Nerede bu yoğurdun bolluğu! Kusura bakma arkadaş, bu yol yol değil! Sana kim verdiyse bu aklı, akıl şirazeden çıkmış ve sele kapılmış bir kütük olmuş… Kime nereden nasıl vuracağı belli değil…
Kaygan kayalıklarda olta ile balık avlamak marifet olsa da ıslak zeminde dengeni kaybedip denizde boğulman de kuvvetle muhtemel! Ava giden avlanır, kaderin döngüsünde bu var! Ama kader değil kaza dersin kendi başına gelince! Elin üzerinden konuşurken kader dersin!
Neyin kaza neyin kader olduğu öteden beri belirsiz tıpkı kimin av kimin avcı olduğunun belirsizliği gibi!
Tuzağı göremeyenlerin “gözlüğüm yoktu!” bahanesi de travmatik! O zaman gözlüğünü takacaksın, gözlüğün kırılırsa ne yapacaksın? Tehlikeli yollarda yüzenlerin kusuru olmayacak arkadaş! Kırılacak gözlüğü olanlar bu yolda yürüyemez…
Gerçi gözleri sağlam olan da tuzağa düşüyor hem de kendi tuzağına! Göz de gözlük de vasıta arkadaşım, onlar görmez esasında,beyin görür! Beyin işlevini kaybetmişse ne zeka ne göz ne gönül fayda eder insana!
“Akıl, yaşta değil baştadır!” eyvallah ama baş karabaş ise sorun oradadır! Karabaşın aklı parça et ve havlamasın diye önüne atılan kemiğe göre çalışır! Hırsızın kemik atması, oyalanması için… Çalınacak çok şeyler var demek ki…
İşler rutine dönünce yala talim etmen de kaçınılmaz! Kullanışlı malzemeler, kullanan için muteber! Bayram ertesi hesap görülmez koçum!
Şu an lazımsan, bugün iyisin! İşin sonunda son yemeğin verilir ve öte tarafa da yolcu eder sahibin! Ardından helvanı yemeye gelen en üzgün kişi ölüm fermanını verendir!
Ama sen ölünce kurtulursun, yanındakiler ne yapacak! Onlara birşey olmuyorsa bil ki senin ölüm fermanına ortak hepsi! Bunları anlayacaksın ama iş işten geçince!
Yarını bugünden görmek marifet aslanım!
