HALKWEBAuthorsRojava:Kendi Küllerinde Yeniden Doğan Halkların Çığlığıdır

Rojava:Kendi Küllerinde Yeniden Doğan Halkların Çığlığıdır

Bugün Rojava’ya en çok gereken şey, silahların gürültüsünden çok dayanışmanın sesi, umutsuzluk fısıltılarından çok moral veren bir sözdür.

0:00 0:00

Rojava, bir coğrafyanın adı olmanın ötesinde, insanlığın vicdanında açılmış bir yaradır; aynı zamanda o yaradan sızan direncin, umudun ve birlikte yaşama iradesinin adıdır.

Ortadoğu’nun yüzyıllardır kan, inkâr ve tahakkümle anılan topraklarında Rojava, halkların kendi kaderini birlikte ve eşitçe yazabileceğini haykıran bir ses gibi yükseldi. Bu ses en çok Kürt halkının tarihsel acılarından güç aldı ama yalnızca Kürtlerin değil, bu topraklarda nefes alan, adalet,özgürlük isteyen, onurlu bir yaşam düşleyen herkesin sesine dönüştü.

Bugün Rojava’da savunulan şey yalnızca bir sınır parçası ya da bir yönetim modeli değildir. Orada savunulan, ana dilinde konuşmanın suç sayılmadığı, kadının iradesinin yok sayılmadığı, inancın ve kimliğin bir tehdit olarak görülmediği bir yaşam ihtimalidir.

Bombaların, ambargoların ve yalnız bırakılmışlığın ortasında bile çocukların gülüşünü korumaya çalışan bir halkın onurudur. Rojava, karanlığın ortasında yakılmış küçük bir mum gibidir; tek başına dünyayı aydınlatmayabilir ama etrafında duran herkesin yüzünü görünür kılar.

Kürt halkı, yüzyıllardır bölünmüşlüğün ve inkârın yükünü taşıyarak bugünlere geldi. Rojava’da atılan her adım, bu ağır tarihin içinden süzülüp gelen bir özgürlük arzusunun ifadesidir. Ancak bu mücadele yalnızca Kürtlerin mücadelesi değildir. Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin, Türkmenlerin ve daha nice halkın ortak emeği ve bedeliyle örülmüş bir yaşam deneyimidir. Bu yüzden Rojava’ya uzanacak her el, aslında insanlığın kendisine uzattığı bir eldir.

Bugün Rojava’ya en çok gereken şey, silahların gürültüsünden çok dayanışmanın sesi, umutsuzluk fısıltılarından çok moral veren bir sözdür. Dünyanın neresinde olursa olsun, haksızlığa karşı kalbi atan herkesin, “yalnız değilsiniz” demesidir. Bir mektup, bir açıklama, bir şiir, bir duruş… Bazen bir halkın ayakta kalması için gereken tek şey, görülmüş ve duyulmuş olduğunu bilmektir.

Rojava’nın direnişi bize şunu hatırlatıyor: Halklar istediklerinde, en zor koşullarda bile birlikte yaşamın yollarını bulabilir. Bu yüzden susmak, bu ihtimali karanlığa terk etmektir.

Konuşmak, yazmak, destek olmak ise o küçük mumu rüzgâra karşı avuçlarımızla korumaktır. Kürt halkına ve Rojava’da omuz omuza duran tüm halklara moral vermek, aslında kendi geleceğimize sahip çıkmaktır.

Çünkü Rojava düşerse, yalnızca bir bölge değil, “başka bir dünya mümkündür” diyen ortak hayalimiz de yara alır. Bu hayali yaşatmak ise hepimizin sorumluluğudur

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR