HALKWEBAuthorsYesterday a guarantor, today a dishonor

Yesterday a guarantor, today a dishonor

The biggest problem of the political establishment today is not the corruption allegations. The biggest problem is that everyone knows each other's dirt and only speaks when a conflict of interest arises.

0:00 0:00

Türkiye’de siyaset artık fikir üretmiyor; kabile yönetiyor. İnsanlar değerlere göre değil, safa göre yargılanıyor. Hukuk, ahlak, liyakat… Bunların hepsi tribün psikolojisinin altında eziliyor.

Daha düne kadar ekran ekran dolaşıp “arkadaşımızdır”, “kefiliz”, “yanındayız” dedikleri isimlere bugün dönüp “şerefsiz”, “satılmış”, “itirafçı” diyorlar. Peki insan sormaz mı?

Madem bu adamlar bu kadar kötüydü, neden dün milletin karşısına geçip kefil oldunuz?
Yok eğer dün doğru insanlardıysa, bugün neden bir gecede hain ilan edildiler?

Asıl sorun birkaç belediye başkanı ya da birkaç ifade değildir.
Asıl sorun, Türkiye’de siyasetin artık karakter değil konum üretmesidir.

Bizde insanlar suç işlediği için değil, saf değiştirdiği için “hain” oluyor.
Bir kişi iktidara ya da parti merkezine sadıksa; hakkında dosya olsa bile “onurlu mücadele insanı” deniyor.
Aynı kişi konuşmaya başlayınca bir anda “şerefsiz”, “satılmış”, “ajan” oluveriyor.

Bu bir hukuk düzeni değil.
Bu, ilkel kabile refleksidir.

Türkiye’de partiler artık siyasi organizasyon gibi değil, biat tarikatı gibi çalışıyor. Liderin yanında duran ahlaklı, ayrılan ahlaksız ilan ediliyor. O yüzden bizde kimse gerçeği aramıyor; herkes safını kontrol ediyor.

Muhittin Böcek, Özkan Yalım ya da başka biri…
İsimlerin önemi yok.
Çünkü mesele kişiler değil, çürümüş siyasal kültürdür.

Türkiye’de siyasetçinin itibarı yaptığı işle değil, o gün kimin yanında durduğuyla ölçülüyor.
Bu yüzden ülkede tutarlılık öldü.
İlke öldü.
Siyasi ahlak öldü.

Ve en kötüsü ne biliyor musunuz?

Toplum buna artık şaşırmıyor.

Çünkü insanlar, dün övülenin bugün linç edilmesine alıştı.
Bir gün “kahraman” denilenin ertesi gün “vatan haini” ilan edilmesine alıştı.
Bu ülkenin en büyük çöküşü ekonomik değil zaten;
ahlaki hafızanın çöküşüdür.

Bugün siyaset kurumunun en büyük problemi yolsuzluk iddiaları değil.
En büyük problem, herkesin birbirinin kirini bilip; sadece çıkar çatışması başlayınca konuşmasıdır.

Yani mesele adalet değil.
Mesele güç kavgasıdır.

Ve halk artık şunu görüyor:
Türkiye’de birçok siyasetçi için dürüstlük, evrensel bir ilke değil; geçici bir pozisyondur.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR