Türkiye’nin son dönemde yaşadığı olaylar, sadece bir “muhalefet hareketi” değil, açık bir siyasi operasyondur. Neden mi? Çünkü bu operasyonda kullanılan figürler, sloganlar ve ittifaklar, Türk milletinin değerleriyle, tarihî hafızasıyla ve millî çıkarlarıyla taban tabana zıttır. Gerçek bir Türk muhalefeti, milletin yarınlarını düşünür; ama burada gördüğümüz tablo bambaşka.
Birincisi: “İngilizler akrabam” diyenle Türk aynı olur mu?
Hayır, olmaz. Türk olmak, sadece nüfus cüzdanında yazan bir kelime değildir. Türk olmak, bu toprakların bin yıllık mirasına, Alparslan’dan Atatürk’e uzanan o büyük zincire gönülden bağlı olmaktır. İngilizleri “akrabam” diye tanımlayan bir zihniyet, Anadolu’nun bağrından değil, başka coğrafyaların çıkar hesaplarından beslenir.
Bu söylem, tesadüf değildir. Tarih boyunca milletimizi bölmek isteyen dış güçlerin kullandığı en klasik yöntemdir: “Siz bize benziyorsunuz, biz sizin akrabanızız” diye yaklaşmak. Oysa Türk milleti, ne İngiliz’in ne de başka bir milletin “akrabası” değildir. Bizim akrabamız, Çanakkale’de, Sakarya’da, Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza verdiğimiz kardeşlerimizdir. Bu tür açıklamalar, ancak bir siyasi operasyonun parçası olabilir; çünkü amacı, Türk kimliğini sulandırarak millî direnci kırmaktır.
İkincisi: FETÖ’cülerle iç içe geçmiş slogan atanla, “daha güzel yarınlar” için samimi muhalefet yapan aynı olur mu?
Kesinlikle olmaz. FETÖ, 15 Temmuz’da tanklarıyla, silahlarıyla, darbe girişimiyle bu milletin üzerine yürümüştür. O gece kahraman polislerimiz, askerlerimiz, sivil vatandaşlarımız FETÖ’nün kurşunlarına, bombalarına karşı canlarını siper etmiştir. Şimdi aynı FETÖ artıklarıyla kol kola, aynı sloganları atanların “muhalefet” diye ortaya çıkması, tam bir aldatmacadır. Gerçek muhalefet, milletin geleceğini düşünür; FETÖ ile yolunu kesiştiren ise milletin düşmanıyla yolunu kesiştirir. “Daha güzel yarınlar” lafı güzel, ama o yarınlara FETÖ’nün karanlık gölgesini taşıyanlar, aslında yarınlarımızı karartmak isteyenlerdir. Çünkü FETÖ’nün projesi bellidir: Türkiye’yi zayıflatmak, parçalamak ve dış güçlerin güdümüne sokmak.
Bu operasyonun amacı nettir:
- Millî birlik ve beraberliği sarsmak,
- Türk milletinin tarihî hafızasını bulandırmak,
- Ve en önemlisi, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu sabote etmek.
Gerçek Türk muhalefeti vardır ve olmalıdır. O muhalefet, milletin içinde, milletin değerleriyle, milletin bekasıyla konuşur. FETÖ artıklarıyla, yabancı akraba arayanlarla, dış merkezli sloganlarla değil. Bu ikisi arasındaki fark, bir siyasi operasyonun en açık kanıtıdır.
Milletimiz tarih boyunca nice oyunları bozmuştur. 15 Temmuz’da olduğu gibi, bugün de aynı ferasetle, aynı birlikle bu operasyonu da boşa çıkaracaktır. Çünkü Türk milleti, ne “akraba” arayanlara ne de FETÖ gölgesinde slogan atanlara kanmaz.
Bizim yolumuz bellidir: Türkiye, Türk ve Türk kalacaktır. Daha güzel yarınlar, ancak bu bilinçle kurulur.
