Bazen tek bir doğru cümle koca bir düzeni rahatsız eder.
Bu ülkede yazı yazanlar bedel ödedi. Şiir okuyanlar, saz çalanlar da. Gazeteciler öldürüldü. Yazarlar yargılandı. Şairler cezaevine girdi. Sanatçılar sürgüne gitti. Kitaplar toplatıldı. Türküler yasaklandı. İnsanlar bir cümle yüzünden fişlendi, bir dize yüzünden işinden oldu, bir şarkı yüzünden hedef gösterildi.
Bunlar kitap bilgisi değil. Yakın tarih.
Bir hocanın tek bir kelimesi bazen bir öğrencinin yönünü değiştirir, ders arasında, koridorda, ayakta edilen iki laf arasında olur. İnsan fark etmeden başka türlü bakmaya başlar kendine. Mesleğine. Hayata.
Ve bazen tek bir doğru cümle, koca bir düzeni rahatsız eder.
Toplumlar bir gecede değişmez. Önce cümleler kayar, kelimeler yer değiştirir. Dün yanlış dediğine bugün başka isim verilir. İnsan önce düşüncesini değiştirir, sonra yönünü.
Düzen bağıran kalabalıktan korkmaz. Gürültüyü bastırmak kolaydır. Berrak düşünceden korkar. Yerine oturmuş bir cümleden korkar. O yüzden sözcükler hafife alınmaz. Fikirler hiç.
Kelime insanı uyandırır. Uyanan insan soru sorar, itiraz eder. Bu yüzden uyuyan toplumlar kolay yönetilir, düşünenler zor. O yüzden önce kelimelerle oynarlar. Yanlışa başka isim verirler. Adaletsizliği “düzen”, yoksulluğu “kader”, güvencesiz çalışmayı “esneklik”, susmayı da “uyum” diye sunarlar.
Yazı tam burada girer devreye. Yazı hafızadır. Yazı itirazdır. Yazı insanın “buna razı değilim” deme biçimidir.
Devlet gürültüden rahatsız olmaz. Sessiz ama net cümlelerden rahatsız olur. Çünkü slogan geçicidir. Yazı kalır. Şiir kalır. Türkü kalır.
Silah güç gösterir. Kalem hafıza üretir. Asıl mesele bu.
Bugün de farklı değil. Bir yazı. Bir şiir. Bir paylaşım. Küçük görünür ama birikir. Bir yerde birinin içindeki sessizliği bozar. “Ben de böyle hissediyordum” dedirtir.
O yüzden yazan insan sadece yazan değildir. Tanıklık eder. Görünmeyeni görünür kılar. Adaletsizliğe isim verir.
Şiir okuyoruz çünkü bazen düz cümle yetmez. Yazı yazıyoruz çünkü unutmak isteyenlere karşı hatırlamak zorundayız.
Ve evet.
Bazen sadece bir doğru cümle koca bir düzeni rahatsız eder.
Bedeli olduğunu bilerek yazıyoruz. Yalnız kalmayı, hedef gösterilmeyi, dışlanmayı göze alarak. Çünkü susmanın da bir bedeli var. O bedel, kendi vicdanına yabancılaşmak, haksızlığı normalleştirmek ve olup bitene seyirci kalmak.
