HALKWEBYazarlar“Emperyalizme karşıyım” sözü Kürt fobisine kılıfa dönüştü

“Emperyalizme karşıyım” sözü Kürt fobisine kılıfa dönüştü

Hepsinin temel argümanı emperyalizm ve İsrail karşıtlığı. Onlara göre emperyalizm ve İsrail, Kürtler üzerinden bölgeyi parçalamaya çalışıyor.

0:00 0:00

Suriye’de sular hâlâ durulmuş değil; durulacak gibi de görünmüyor. Esad’ın devrilmesinin ardından yönetime gelen radikal HTŞ iktidarı, ülkedeki azınlık toplulukların üzerine adeta bir kabus gibi çökmüş durumda. Önce ülkenin batısındaki Alevilere yönelik olarak 6 Mart 2025’te bir katliam gerçekleştiren, ardından güneydeki Dürzilere saldıran HTŞ yönetimi, son olarak Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerini hedef aldı. Yapılan pazarlıklar, bu mahallelerde bulunan ve kendilerine “Asayiş” adını veren SDG bağlantılı Kürt milislerin bölgeden ayrılmasıyla sonuçlandı. Ancak tüm bu süreçte en büyük mağdur yine Kürt siviller oldu.

Söz konusu Kürtler olunca, ülkede yine adı konmamış bir ittifakın devreye girdiği görülüyor. Genelleme yapmadan kimi İslamcısından milliyetçisine, ulusalcısından kendisini Atatürkçü hatta solcu olarak tanımlayan pek çok kişi, HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik operasyonundan memnun görünüyor. Bu çevrelere sorulduğunda ise Kürtlerle bir sorunları olmadığını, karşı oldukları şeyin PKK ve onunla bağlantılı YPG–SDG olduğunu söylüyorlar. Peki gerçekten mesele yalnızca PKK mı? Aynı çevreler, PKK’ye karşı olan Barzani’nin Irak siyasetinde güçlenmesine de karşı çıkmadı mı? Keza İran’daki Kürtlerin bağımsızlık ya da başka taleplerle harekete geçmesi hâlinde de aynı tutumu sergilemiyorlar mı?

Hepsinin temel argümanı emperyalizm ve İsrail karşıtlığı. Onlara göre emperyalizm ve İsrail, Kürtler üzerinden bölgeyi parçalamaya çalışıyor.

Önce kimi İslamcılardan başlayalım. Bugün Suriye’de birlikte hareket ettikleri Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler, ABD ve İsrail’in en önemli ortakları değil mi? Büyük övgüler düzdükleri Colani yönetiminin İsrail ile bir güvenlik anlaşması imzaladığı basına yansımadı mı? İsrail’in Esad’ı bombaladığı günlerde sevinçten havalara uçanlar da kendileri değil miydi?

Milliyetçilere gelirsek; yıllarca ABD bu ülkenin çeşitli bölgelerinde üsler kurarken, buna karşı çıkan devrimcilerin karşısına silahla, sopayla dikilenler de yine onlar değil miydi?

Gelelim yine genellemeden kimi Atatürkçülere. Sırf Kürtler herhangi bir kazanım elde etmesin diye El Kaideci bir zihniyetin Suriye’de tek egemen güç hâline gelmesinin, ileride Türkiye’de zaten zor durumda olan laik sistemi daha da fazla tehdit edebileceğinin farkında değil misiniz?

Daha 15 yıl öncesine kadar İsrail, Türkiye’nin en önemli savunma sanayii ortaklarından biriydi. Yarın bu ilişkilerin yeniden düzelmeyeceğini kim garanti edebilir? ABD’nin kapısında F-35 beklerken emperyalizm karşıtlığından söz edilemez.

Kürtler de dünyanın en zor bölgelerinden birinde ayakta kalabilmek için ABD’yle, belki de İsrail’le bazı ilişkiler geliştirmiş olabilir. Bu ilişkileri eleştirebilirsin, yanlış bulabilirsin; ancak buradan hareketle “Benim Kürtlerle sorunum yok, ben emperyalizme karşıyım. O nedenle Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin hak kazanmasına karşıyım” diyemezsin. Çünkü herkes biliyor ki karşı olduğun şey emperyalizm değil, Kürtlerin kendisi.

Gerçek olan şu: Bazı kişiler Kürt fobisini “emperyalizm karşıtlığı” sosuyla gizlemeye çalışıyor. Ortaya çıkan şey ise artık kabak tadı veren, son derece tatsız bir yemek oluyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI