HALKWEBGündemDokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde patoloji raporları iddiası: Tamamlanmamış raporlar onaylanıp geri çekilmiş!

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde patoloji raporları iddiası: Tamamlanmamış raporlar onaylanıp geri çekilmiş!

Henüz tamamlanmamış patoloji raporları, kim tarafından, hangi yetkiyle ve hangi amaçla onaylandı?

HALKWEB/ÖZEL İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde patoloji raporlarına ilişkin ortaya atılan iddialar, yalnızca idari bir aksaklık değil, hasta hakları ve kamu kaynaklarının kullanımı açısından da ciddi soru işaretleri doğurdu.

İddiaya göre hastanede patoloji raporlarının mevzuat gereği 20 iş günü içinde onaylanması gerekiyor. Bu süre, hastaların kemoterapi gibi kritik tedavilere yönlendirilmesi açısından hayati önem taşıyor. Aynı zamanda ameliyat ve ilgili sağlık hizmetlerinin geri ödeme süreçlerinde patoloji raporlarının onay tarihi belirleyici kabul ediliyor.

Ancak uzun süredir patoloji raporlarının bir ayı, hatta iki ayı aşan gecikmelerle sonuçlandığı öne sürülüyor. Hastane yönetiminin bu nedenle patoloji birimine sürekli baskı yaptığı, bölüm çalışanlarının ise yoğun vaka yükü ve personel yetersizliği nedeniyle süreci yetiştiremediklerini dile getirdiği iddia ediliyor.

Asıl dikkat çeken iddia ise bundan sonra başlıyor.

Hastane içinden aktarılan bilgilere göre, bazı patoloji raporları gece saatlerinde, öğretim üyelerinin bilgisi dışında sistem üzerinden onaylandı. Ardından bu onayların geri çekildiği ileri sürülüyor.

İddiaya göre bu yöntemle raporlar, süresi içinde onaylanmış gibi gösteriliyor; böylece idari ve mali yükümlülüklerin kağıt üzerinde yerine getirilmesi amaçlanıyor.

Oysa o aşamada raporların önemli bölümünün nihai hale gelmediği belirtiliyor.

İddialara göre sistemde onaylanan raporların bazılarında yalnızca henüz tamamlanmamış taslak metinler yer alıyordu.

Başka bir ifadeyle, hastaya bildirim gidecek kadar “onaylanmış” görünen bazı raporların, tıbbi olarak tamamlanmış ve hukuken kesinleşmiş belgeler olmadığı öne sürülüyor.

Olayın bir hastanın başvurusu üzerine ortaya çıktığı iddia ediliyor.

Sistemde raporunun hazır olduğuna dair bildirim alan bir hastanın patoloji birimine giderek, “Raporum çıkmış görünüyor ama içi boş” demesi üzerine öğretim üyelerinin durumdan haberdar olduğu belirtiliyor.

Şimdi yanıt bekleyen sorular var:

Bu yöntem ne kadar süredir uygulanıyordu?

Kaç rapor bu şekilde işlem gördü?

Henüz tamamlanmamış raporlar üzerinden herhangi bir idari ya da mali işlem yapıldı mı?

Ve en önemlisi: Hastaların tedavi süreçleri bu uygulamadan etkilendi mi?

Eğer bu iddialar doğruysa, mesele yalnızca kurum içi bir usulsüzlük değil; hasta güvenliğini, tıbbi kayıtların güvenilirliğini ve kamu zararını ilgilendiren çok yönlü bir tabloya işaret ediyor.

Bu nedenle, iddiaların hastane içi incelemeyle sınırlı kalmaması; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılması, ilgili sistem kayıtlarının, onay zamanlarının, kullanıcı hareketlerinin ve patoloji raporlarının geçmiş versiyonlarının incelenmesi gerekiyor.

Çünkü burada cevap bekleyen soru yalnızca “rapor neden gecikti?” değil.

Asıl soru şu:

Henüz tamamlanmamış patoloji raporları, kim tarafından, hangi yetkiyle ve hangi amaçla onaylandı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR