HALKWEBAutorenYorgun Erdoğan

Yorgun Erdoğan

Muhalefetin "eskiden daha iyiydi" nostaljisinden kurtulup, küresel teknolojik ve ekonomik dönüşümü doğru okuyan, ancak bu dönüşümün ezdiği kitleleri koruyan yeni bir kamuculuk inşa etmesi gerekiyor.

0:00 0:00

AKP İktidarı, muhafazakar toplumsal dönüşümü “uslu çocuklar” üzerine kurarak, tepkisiz ve çıkarcı bir rota üzerinden yarınları etkilemeyi sürdürüyor.

İşte tespitlerim;

-Ekonomik Sürdürülebilirlik Kaybı: “Tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur” düsturu, 2026 itibarıyla en büyük zayıf yanıdır. Enflasyonun kronikleşmesi ve alım gücündeki radikal düşüş, partinin en sadık seçmen grubu olan dar gelirli kesimle arasındaki bağı koparma noktasına getirdi.

-Kurumsal Çürüme ve Liyakat Krizi: Devlet mekanizmalarının parti organlarıyla iç içe geçmesi, kriz anlarında karar alma mekanizmalarını hantallaştırdı. Liyakatten uzaklaşma, sadece muhalefetin eleştirisi değil, bürokraside işleyemeyen bir sistem sorununa dönüştü.

-Gençlik ve “Zamanın Ruhu” ile Uyumsuzluk: Tekno-feudalizm kavramınızla paralel olarak; iktidarın kontrolcü ve denetleyici dili, dijital dünyanın yatay ve özgürlükçü talepleriyle çarpışıyor. Yeni seçmen kitlesiyle ideolojik bir ortak payda kurulamıyor.

-Hizmet Siyasetinin “Doyma Noktasına” Ulaşması: Yol, köprü ve savunma sanayii üzerinden kurulan “büyük Türkiye” anlatısı, günlük geçim derdinin gölgesinde kalarak eski heyecanını yitirdi.

-İzlenmesi Gereken Politik Hatlar: Benim “Üretim Manifestosu” yaklaşımımla örtüşen bir strateji için şu üçlü sacayağı kritik önem taşıyor:

1-“Sermaye Hegemonyasına” Karşı Sosyal Devletin İnşaa Edilmesi:
Muhalefetin iktidara sadece “yolsuzluk” eleştirisi yapması yetersizdir. Sermayenin devlet üzerindeki hegemonyasını kıracak, halkçı bir ekonomik model sunulmalı, kitleler bu konuda ikna edilmelidir.

Adil Bölüşüm: Teknoloji ve sermaye odaklı büyüme yerine, emeği ve yerel üretimi önceleyen bir model.

Gıda ve Tarım Egemenliği:
Kimyasal ilaçlardan uzak, sürdürülebilir ve yerli tarım politikasıyla gıda enflasyonunu kalıcı olarak düşürmek.

2-Kimlik Siyasetinden “Yaşam Koşulları” Siyasetine Geçiş:
İktidarın en güçlü silahı olan kutuplaştırmayı kırmanın yolu, ideolojik tartışmaları değil, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yıkımı merkeze almaktır.

Toplumsal Onur: “Para ile onur ve haysiyet satılmaz” ilkesini merkeze koyarak; yardıma muhtaç bırakılan halka “sadaka ekonomisi” yerine “insan onuruna yakışır vatandaşlık geliri” vaadi.

Teknoloji ve Hukuk Entegrasyonu: Tekno-feudalizmin getirdiği gözetim toplumuna karşı; verinin ve teknolojinin demokratikleşmesini savunan bir hat.

Dijital Haklar ve Hukuk: Devletin teknolojik gücünü bireyi ezmek için değil, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim için kullanması.

Yapısal Reformlar: Eğitim ve yargıdaki çöküşü “lider odaklı” değil, “sistem odaklı” bir restorasyonla çözme sözü.

Sonuç olarak; muhalefetin “eskiden daha iyiydi” nostaljisinden kurtulup, küresel teknolojik ve ekonomik dönüşümü doğru okuyan, ancak bu dönüşümün ezdiği kitleleri koruyan yeni bir kamuculuk inşa etmesi gerekiyor.

İktidar, solun argümanlarını kullanarak sosyal politikalar ile iyilik yapıyormuşçasına algı yaratmasının önüne geçerek (13 milyonu fonlaması) oy potansiyelini geriletmek mümkündür.

Bunun için Erdoğan’ı çekiştirme değil, aşmak gerek.. Pratik Solun” Sağcı İcracısı AK Parti, yirmi yılı aşkın süredir “sağcı” bir kimlikle “sol” araçları kullanma becerisi gösterdi. Sosyal yardım ağlarının kurumsallaşması, devletin ekonomik hayattaki belirleyiciliğinin (kamu bankaları ve mega projeler vs) artması ve göçmen politikalarındaki “ensar” vurgulu ama aslında enternasyonalist bir esnekliğe sahip tutum, solun geleneksel kalelerini sarstı.

Sol, teoride savunması gereken “sosyal devlet” ve “uluslararası dayanışma” gibi kavramları, iktidarın elinde birer yönetim pratiği olarak görünce kendi söylem alanında sıkışıp kaldı. İktidar, alt sınıfların hayatta kalma mekanizmalarına (sosyal yardımlar ve istihdam ağları) eklemlenirken; sol, bu kitlelere ulaşmak yerine onları “makarnacı” veya “cahil” ilan ederek mahalle baskısının konforlu alanına çekildi.

Erdoğan’ın uygulama pratiğini aşan yeni öneriler topluma sunmak gerekmez mi?

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS