HALKWEBAutorenMeclis'te Nöbet mi, Statüko Figüranlığı mı?

Meclis’te Nöbet mi, Statüko Figüranlığı mı?

Muhalefetin Meclis’teki oturma eylemi bir sonuç üretmeyecekse, bu sadece bir vicdan rahatlatma seansıdır. Emekliyi iktidarın insafına terk edip Meclis’ten sadece bir basın açıklamasıyla ayrılmak, toplumsal muhalefetin tabutuna son çiviyi çakmaktır.

0:00 0:00

Muhalefet partilerinin TBMM’de emekli maaşları için başlattığı “oturma eylemi”, eğer masadan söke söke alınmış somut bir hakla neticelenmezse, siyasi tarihimize devasa bir “irade iflası” olarak geçecektir. Halkın açlıkla imtihan edildiği, ekmeğin artık aslanın ağzında bile değil, midesinde olduğu bir dönemde, Meclis koltuklarında sabahlamak tek başına bir kahramanlık değildir. Eğer bir sonuç üretmiyorsa bu eylem, yalnızca bir vicdan rahatlatma seansından ibaret kalacaktır.

Asgari Ücretin Paslı Mirası

Muhalefetin son iki yıldır asgari ücret üzerinden yürüttüğü “tweet siyaseti” ve sonuçsuz rakam pazarlıkları, iktidarın dar gelirliyi ezen kararlarına engel olamadı. Bu başarısızlık, seçmende “muhalefet sadece gürültü çıkarıyor, iş bitiremiyor” algısını kemikleştirdi. Şimdi aynı film emekliler üzerinden vizyona giriyor. Eğer CHP ve diğer muhalefet unsurları, asgari ücretteki bu pasifliğin üzerine bir de emekliyi iktidarın “sadaka” zamlarına mahkûm ederse; bu durum halk nezdinde siyasal bir tasfiye gerekçesi haline gelecektir.

20 Bin Liralık “Seyyanen” Gasp

Siyaset, iktidarın zaten vereceği üç beş puanlık zamların peşine takılıp “biz dedik de yaptılar” popülizmi yapmak değildir. Gerçek direnç; memur emeklisinden 2023’te gasp edilen ve bugün değeri 20 bin TL’ye ulaşan seyyanen zammın hesabını sormaktır. Hakiki mücadele; SSK ve Bağ-Kur emeklisiyle memur emeklisi arasındaki o aşağılayıcı oran farkını masaya yumruğunu vurarak eşitlemektir. Bunlar yapılamıyorsa; Meclis koridorlarında içilen çayların, sosyal medyada paylaşılan “direniş” fotoğraflarının halkın boş tenceresinde hiçbir karşılığı olmayacaktır.

Sokak Uyandı, Meclis Uyuyor mu?

Türk-İş’in asgari ücret masasından kalkması ve sokağın sesini yükseltmesi, muhalefet için altın tepside sunulmuş bir toplumsal meşruiyet alanıdır. Meclis’teki vekillerin konforlu nöbetleri, ancak fabrikadaki işçinin ve meydandaki emekli derneklerinin fiili gücüyle birleşirse bir “balyoz” etkisi yaratır. Sokağın öfkesini Meclis’in steril duvarları arasına hapseden her eylem, aslında iktidara nefes aldırmaktan başka bir işe yaramaz.

Ya Barikat Ya Tasfiye!

Muhalefet için “mış gibi yapma” vakti çoktan geçmiştir. Emekliyi iktidarın insafına terk edip, Meclis’ten sadece bir basın açıklamasıyla ayrılmak, toplumsal muhalefetin tabutuna son çiviyi çakmaktır. Meclis koltuklarında sabahlamanın karşılığı bir hak iadesiyle taçlanmazsa, bu eylem hafızalarda etkisiz bir “pijama partisinden” öteye gitmeyecektir.

Ya o seyyanen zam iade edilecek ya o oranlar eşitlenecek ya da muhalefet “halkı savunamıyoruz” diyerek kendi meşruiyetini sorgulatacaktır. Siyaset sonuç alma zanaatıdır; sonuç yoksa, sadece statükonun birer figüranı olarak kalırsınız.

Artık ya tam anlamıyla silkelenip o barikatı kuracaksınız ya da emeklinin öfkesi altında ezilip gideceksiniz!

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS