Vergi Denetim Kurulu’nun geçen yılki incelemelerinde
748 milyar TL matrah farkı,
294 milyar TL vergi ve ceza tespit edildi.
Gelir tarafında bu kadar sert, disiplinli ve acımasız bir yaklaşım varken,
kamu harcamalarında fren yok.
Tasarruf söylemi dilden düşmüyor ama uygulamada yok;
harcama öncelikleri belirsiz,
kaynakların hangi kalemlere ne ölçüde aktarıldığı hâlâ şeffaf değil.
Üstelik tablo bununla da bitmiyor:
8 ay Merkez Bankası Başkanlığı yapmış bir hanımefendiye,
görevden ayrıldıktan sonra iki yıl boyunca aylık 750 bin TL maaş ödeniyor.
Bu ne lahana, bu ne turşu?
Vatandaşa ‘kemer sık’ deniyor,
vergide rekorla övünülüyor,
ama konu kamu kadroları ve ayrıcalıklar olunca cömertlik sınırsız.
Hani bir laf vardır:
“Memleket malı deniz, yemeyen domuz.”
Maalesef mali disiplin yukarıya uğramadan aşağıya doğru işletiliyor.
Devlet vatandaşa bu kadar titiz davranıyorsa,
kendi harcamalarında da aynı ahlakı ve sorumluluğu göstermek zorundadır.
