Türkiye’de “hayvan varlığı” denildiğinde; ülkede bulunan büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvanların toplam sayısı kastedilir.
Ama son günlerde gündemi meşgul eden “mal varlığı açıklamaları” ile karıştırılmasın…
Oradaki “mallar” biraz daha kişisel edinimlerdir.
Mesela;
Gökhan Günaydın’ın yıllarca ziraat mühendisliği ve benzeri işlerden kazandığı, kendi ifadesiyle “alnımın akı” dediği kazanımlar gibi…
Madem konu açıldı, o zaman beklentiyi genişletelim.
Örneğin;
Özgür Özel de kendi mal varlığını açıklasın.
Hatta;
Akın Gürlek’in mal varlığı da açıklansın.
Das ist nicht genug.
Türkiye’de görev yapan bütün belediye başkanları;
başkanlık öncesi ve sonrası mal varlıklarını açıklasın.
Madem şeffaflık diyorsak, başlangıç olsun:
Milletvekilleri de açıklasın.
Mesela ilk açıklayanlar şu isimler olsun:
Ali Mahir Basarir
Veli Ağbaba
Cemal Enginyurt
Adnan Beker
Umut Akdoğan
Burhanettin Bulut
Şeffaflık zinciri böyle başlasın.
Ben de bir Ziraat Mühendisi olarak, madem “mallar” konuşuluyor,
konuyu biraz daha kendi alanıma çekeyim…
Benim bahsedeceğim mallar biraz farklı.
Türkiye’nin gerçek anlamdaki “hayvan varlığına” bakalım.
Bu veriler genellikle Türkiye İstatistik Kurumu ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanır.
Son yılların ortalama verilerine göre tablo şöyle:
Büyükbaş Hayvanlar
Sığır: yaklaşık 16–17 milyon
Manda: yaklaşık 180–200 bin
Küçükbaş Hayvanlar
Koyun: yaklaşık 42–45 milyon
Keçi: yaklaşık 12–13 milyon
Kanatlı Hayvanlar
Tavuk: yaklaşık 380–400 milyon
Hindi, kaz, ördek vb.: birkaç milyon
Toplam tablo
Büyükbaş: ~17 milyon
Küçükbaş: ~55–58 milyon
Kanatlı: ~400 milyon civarı
Koyun ve keçi varlığı bakımından Türkiye, dünyada ilk 10 ülke arasında yer alıyor.
Yani anlayacağınız…
Türkiye’de “mal” çok.
Ama biri ahırlarda,
diğeri mal beyanlarında ortaya çıkıyor.
Hangisinin daha çok konuşulduğu ise…
artık sizin yorumunuza kalmış.
