HALKWEBAutorenKurucu İrade, Kurumsal Hafıza ve Çöküşün Anatomisi

Kurucu İrade, Kurumsal Hafıza ve Çöküşün Anatomisi

Kurumsal hafızasını kaybeden yapı, yolunu kaybeder. Yolunu kaybeden yapı, eninde sonunda dağılır.

0:00 0:00

Bu milletin olmazsa olmazları bellidir; ülkesinin bölünmez bütünlüğü,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına sarsılmaz bağlılık,
Toplumsal sulh ve selamet, adalet, ehliyet ve liyakat…

Yeter mi?
Artar bile.

Bu değerler yerli yerine oturduğunda; ekonomi de düzelir, siyaset de, eğitim de, ticaret de…
Çünkü düzen, ancak sağlam bir ahlâk ve ilke zemini üzerinde yükselir. Bugün nice şirket neden iflasın eşiğine gelir? Çünkü kurucu liderlerinin iş felsefesini terk etmiş! Çünkü emaneti miras değil, ganimet gibi görmüş!

Oysa Koç, Sabancı, Eczacıbaşı gibi köklü holdingler, nesiller boyu ayakta kalmayı başarmıştır. Sebebi sermayeden önce prensip, kazançtan önce disiplindir! Kârın önünde karakter vardır. Kurucu iradeye sadakat, bu yapıların temel taşıdır.

Devletler de böyledir…

Bir devlet, kendi kurucu felsefesini yok sayarak yaşayamaz. Geçmişini inkâr eden, geleceğini inşa edemez. Mirasını reddeden, sonunda enkazına razı olur.

Kimi yapılar vardır; fındık ormanı gibi kalabalık, gösterişli ve aldatıcıdır. Üstten bakıldığında verimli görünür, ama kökü zayıftır, toprağa tutunamaz ve bir rüzgârda devrilir.

Oysa meşe öyle midir? Yavaş büyür, derin kök salar, fırtınaya dirençlidir, yıkılsa bile yeniden filiz verir. Çünkü toprağın hakkını teslim eder.

Siyasî partiler de böyle örgütlenmelidir!

Eleştiri haktır. Suskunluk fazilet değildir. Ancak eleştirinin de bir ahlâkı, bir edebi, bir ölçüsü vardır. Selefe karşı halefin hoyratlığı, sadece kişisel bir zaaf değildir; millî hafızada ağır bir yara açar. Toplum bunu kaydeder. Unutmaz. Affetmez.

Ve kararsız seçmen zamanla şu soruyu sorar: “Eski liderine bunu yapan, bize neler yapmaz?”

İşte bu soru, nice siyasî hareketin sonunu hazırlamıştır.

Çünkü kurumsal hafızasını kaybeden yapı, yolunu kaybeder.

Yolunu kaybeden yapı, eninde sonunda dağılır.

Kalıcı olan; sadakatle yoğrulmuş ilke, ahlâkla beslenen güç, vicdanla yönetilen iradedir.

Gerisi geçicidir. Saman alevinin parıltısı ile zemheri atlatılmaz yarenler! Hele ki Türkiye gibi siyaset rüzgarlarının set estiği bir ülkede…

“Zurefânın düşkünü, beyâz giyer kış günü!”

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS