HALKWEBAutorenKılıçdaroğlu'na TÜGVA haczi ve CHP'nin şaşırtan tavrı

Kılıçdaroğlu’na TÜGVA haczi ve CHP’nin şaşırtan tavrı

Atakan Sonmez
Atakan Sonmez
İnsan... Çerkes... Gazeteci

CHP yönetimi bir an önce girdiği bu 'geçmişiyle kavga etme' yolundan çıkmazsa, 'asırlık parti' sözü sadece lafta kalır.

0:00 0:00

Bugün bazı haber sitelerinde şöyle bir haber düştü:

CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gayrimenkullerine haciz geldi.

TÜGVA’nın açtığı tazminat davasında, faizle tutarın 70 bin TL’yi aştığı ve10 bin TL’ye yakın bir meblağın ödenmesi gerekçesiyle haciz kararı çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun avukatları haciz kararına itiraz etti, işlem durduruldu.

Bugüne kadar Erdoğan ve Saray şürekasının Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı pek çok davada benzer tazminat kararlarına alışkın olduğumuz için pek şaşırtıcı değildi bu haber.

Hatta ‘Man Adası Belgeleri’ davasında mahkeme, belgelerin doğru olduğunu kabul etmesine rağmen yine de Kılıçdaroğlu aleyhine tazminata hükmetmişti!

Buradaki tuhaflık ise işin ‘haciz’ aşamasına gelmesiydi.

Olayın perde arkasını soruşturunca, Erdoğan ve ailesinin Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bir türlü dinmeyen öfkesi ve buna alet olmuş bir yargı mekanizması çıktı.

CHP Genel Başkanlığı boyunca Erdoğan ve iktidarına en etkili muhalefeti yapan, iktidarı tahkim etmek için kurulan dernek ve vakıflar etrafındaki şaibeli para trafiğini ifşa eden Kılıçdaroğlu’nun kapısına haciz göndermek için adeta mini bir kumpas kurulmuş.

Henüz karar kesinleşmeden yargılamanın ilk aşaması sırasında talep edilen tazminat bedeli yatırılmasına rağmen, istinaf aşamasında ortaya çıkan gecikme faizi, tebliğ edilmeden icra işlemine konulmuştu.

Nitekim bu durum anlaşılınca bir icra işlemi olmadan kalan bedel de yatırıldı ve dosya kapandı.

Buraya kadar anlatılanlar Kılıçdaroğlu-TÜGVA cephesinde yaşananlar.

Peki CHP cephesi bu süreçte ne yapıyor?

Genel başkanlığından sonra dahi AKP iktidarı ile mücadelesini sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu, bugünkü parti yönetiminin ‘Saray’la işbirliği yapıyor’ iftiralarına rağmen Erdoğan’ın şikayeti ile yargılandığı davada “Ben hırsıza hırsız dediğim için buradayım” diyecek kadar minnetsiz bir muhalefetin örneğini ortaya koydu.

CHP yönetimi ise, önceki genel başkanlarının muhalefet lideri olarak iktidara ve onun kurumların karşı verdiği mücadeleye karşı eski genel başkanlarını yalnız bırakmayı tercih ediyor.

Aksi halde “Kılıçdaroğlu Saray’la iş tutuyor” şeklindeki algı propagandasının çökeceğini biliyorlar çünkü.

“Seçimi kaybedersek 30 yıl hapis yatarım” diyen ve milletvekillerinin de kendisine eşlik edeceğini söyleyen Özgür Özel, acaba bu cezayı Bülent Arınç’ın kahramanı olduğu için mi yoksa anamuhalefet lideri olduğu için mi alacağını düşünüyor?

Milletvekili arkadaşlarına ‘bedeli birlikte ödeme’ uyarısı yapan Özel’in, yaptığı etkili muhalefetin bedelini talimatlı yargı kararları ile ödemek durumunda kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu davalarını ‘şahsi’ dava olarak gördüğü için mi acaba CHP hem  savunmada bir rol üstlenmiyor hem de çıkan cezalar konusunda ‘yokmuş gibi’ davranmayı tercih ediyor?

CHP yönetimi bir an önce girdiği bu ‘geçmişiyle kavga etme’ yolundan çıkmazsa, ‘asırlık parti’ sözü sadece lafta kalır. Bir önceki genel başkanının sorumluluğunu dahi taşıyamayan ve onun mirasını masada düşüren kumarbaz gibi, güven vermeyen bir noktaya savrulur.

Uyaralım…

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS