HALKWEBAutorenKapitalizmin Geleceği Var mı?

Kapitalizmin Geleceği Var mı?

Medeniyet, petrolün, toprağın, plastiğin, çeliğin adı değildir. Medeniyet, insanın insana değer verme, haysiyetli yaşama terbiyesidir.

0:00 0:00

Dünya tarihine dair sosyolojik bilgilerimiz, bize dünyayı hoyratça tüketen kapitalist sistemin sonunda çökeceğini, bu süreçte her şeyi çürüteceğini ve dünyayı yaşanmaz hale getireceğini söylüyor.

Kapitalizmin dünyası…

Sömürü, yağma, yoksulluk, çete savaşları, rüşvet, tefecilik, kumar, uyuşturucu, insan ticareti ve nihayet karanlığa sürüklenen geleceğimiz.

Ne yapmalı?

Yaratılan bu kirli sistemden, yaşanılır bir dünyaya çıkış var mı? İnsanlığa daha fazla toplumsal adalet ve yaşanabilir bir dünya için fırsat doğar mı?

Avrupa’da doğan kapitalizmin İtalyası’nda, sistemin yarattığı kötülüklerle mücadele eden İtalyan savcı Di Pietro ne demişti? “Ben İtalyan halkının mutluluğu için temiz eller operasyonunu yaptım ama gördüm ki İtalyanlar mutlu olmuyor, çünkü her iki evden birinde bir suçlu vardı.”

Ülkenin bu kirli ekonomik politik gidişatına ilişkin bir itirazınız varsa ve bu “kirli” düzenin esasına ilişkin ise, ne söylediğimiz, nasıl bir düzen istediğimiz önemli! Var olandan farklı ve bu kötülükleri yok edecek bir çabanız, tutarlı bir fikriniz var mı ona bakmak gerekir.

Bugün küresel dünyamızda toplumları sarmalayan, en derin krizlere sürükleyen suçlar başlıca şunlardır:

  • Uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık faaliyetleri
  • Yolsuzluk ve rüşvet
  • İnsan ticareti (Göçmen transferi)
  • Siber suçlar ve dijital dolandırıcılık
  • Mali suçlar (Dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, kara para aklama)
  • Kayıt dışı ekonomi
  • Sanal kumar

Bu suçların yaşam alanı bulduğu ülkelerde ekonomik eşitsizlik, dolayısıyla yoksulluk ve derin siyasi istikrarsızlık yaratıyor.

  • Ülkedeki kurumsal yapılar çürüyor; hukuk, güvenlik, huzur bozuluyor.
  • Devlet kurumları bu ortaya çıkan yeni düzenin bir parçasına dönüşüyor.
  • Ceza kurumu ile suç kurumu aynılaşıyor.
  • Sistem yönetimi örgütlü çetelerin kontrolüne geçiyor.
  • Suç örgütleri kendisini en iyi koruyacak siyasi temsilcisini belirler hale geliyor.
  • “Herkesin yaptığının kendisine kar kaldığı” bir düzen sıradanlaşıyor.

Toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşam çetelerinin kuralları belirlediği bu arenada namuslu, haysiyetli insan barınamaz, orada kamu adına siyaset yapılamaz hale geliyor!

Bu sistemde ondan değilsen, ötekisin!

Bu düzende “Bal tutan parmağını yalar” deniliyor ve hırsızlık meşrulaştırılıyor.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” deniyor, devletin memuru devleti soyup talan etmeyi hak biliyor.
“Söz gümüşse sükût altındır” denilerek, haksızlık karşısında susan, yalancıya, namussuza sesiz kalan güruh yaratılıyor.
“At binenin, kılıç kuşananın” mantığıyla zorbalık, gasp, başkasının malına çökme övülyor, mafyacılık en büyük milli ve yerli kültürel değer haline geliyor.
“Yemeyenin malını yerler” deniliyor; dolandırıcılık, hırsızlık meşru oluyor.
“Kol kırılır yen içinde kalır” denilerek, rüşvete tacize, ahlaksızlığa, rezilliğe sessiz kalmak, üstünü örtmek öğütleniyor.
Rüşveti menfaat için verenle alan arasında “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” denilerek, vazgeçilmez bir yol kuruluyor.
Bu sistem, “Köprüden geçene kadar ayıya dayı deyin” diyor, yalakalığı, kurnazlığı, iki yüzlülüğü yaşam ilkesi haline getiriyor.

Her çürümenin altında aynı “güruh” var. Ne ahlak ne de insanlık bırakıyorlar. Tüm değerleri ‘’servet’’ und ‘’iktidar konforu’’ için çürütüyorlar.

Toplumun kaderini değiştirecek olan, sahip olduğu evrensel insanlık değerleridir.
Medeniyet, petrolün, toprağın, plastiğin, çeliğin adı değildir.
Medeniyet, insanın insana değer verme, haysiyetli yaşama terbiyesidir.
İnsan hak ve erdemlerini, yaşam hukukunu ve ahlâkını evrensel insanlık mertebesine çıkarmayan hiçbir toplum, ne kadar zengin olursa olsun “medeni”, gelişmiş bir toplum değildir.

Ülkemizde yeni yüzyıla bu değerlerle girildi, bu değerlerin nesilden nesile aktarılmaması en büyük dileğimiz…

İnsanlık vicdanını kirleten değerlerin değişmesi önemli.

Yarınlarda yaşamak güzel olacak!

Hele ki kötülüklerin çoğaldığı bu dünyada namusunla yaşadıysan, iyi insanlardan olduysan!

Eğri zamanda doğru yerde durabilirsen, YARINA UMUTSUN!

Yoksa hiçbir şey değişmez.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS