HALKWEBAutorenDeğerlerin Pazarlandığı Maskeli Balo: İstismar Ekonomisi

Değerlerin Pazarlandığı Maskeli Balo: İstismar Ekonomisi

Bugün gelinen noktada; Atatürk sevgisi, dini inançlar ve devrimci ruh, özünden koparılarak içi boşaltılmış birer vitrin malzemesi haline getirilmektedir.

0:00 0:00

Toplumları bir arada tutan en güçlü tutkal, paylaşılan ortak değerler, tarihsel kahramanlar ve inanç sistemleridir. Ancak bu değerler, samimi kitleler için birer pusula vazifesi görürken; fırsatçılar, siyaset tacirleri ve ekonomik figüranlar için ne yazık ki kârlı birer “pazarlama enstrümanına” dönüşebilmektedir.

Bugün gelinen noktada; Atatürk sevgisi, dini inançlar ve devrimci ruh, özünden koparılarak içi boşaltılmış birer vitrin malzemesi haline getirilmektedir.

1-Şekilciliğin Ardına Gizlenen Atatürk İstismarı:
Atatürkçülük, bir modernleşme projesi ve rasyonel bir gelecek inşasıdır. Ancak günümüzde bir kesim, Atatürk’ü sadece görsel bir imgeye indirgeyerek onun fikirlerini değil, imajını satmaktadır. Kitapların fahiş fiyatlara “özel baskı” adıyla pazarlanması, rozetlerin ve sembollerin arkasına sığınılarak her türlü liyakatsizliğin örtülmeye çalışılması, aslında Atatürk’ün en büyük düşmanı olan “dogmacılığın” bir başka tezahürüdür. Atatürk’ü anlamak yerine onu dondurmak ve bu donmuş imaj üzerinden maddi ya da siyasi rant devşirmek, devrimin kendisine yapılmış en büyük ihanettir.

2-İnancın Ticari ve Siyasi Sermaye Yapılması:
İnanç, bireyin vicdanı ile yaradan arasındaki en saf bağdır. Bu safiyetin; tarikat yapıları, ticari holdingleşmeler veya siyasi ikbal kapıları aracılığıyla manipüle edilmesi, toplumsal ahlakın çürümesine yol açar. “Din pazarlamacıları”, kitlelerin en hassas noktalarını kaşıyarak oluşturdukları korku ve umut ikliminde kendi dünyalıklarını inşa ederler. İnancın bir baskı aracına veya bir zenginleşme modeline dönüştürülmesi, toplumun manevi direncini zayıflatmaktadır.

3-Devrimci Ruhun “Kariyer” ve “İmaj” Olarak Kullanımı:
Eşitlik, adalet ve özgürlük uğruna hayatını ortaya koyan devrimcilerin mirası da bu istismar dalgasından nasibini almaktadır. Devrimciliği sadece bir söylem, bir moda ikonu veya sosyal medya estetiği olarak kullananlar; bu değerlerin içindeki çileyi, emeği ve fedakarlığı yok saymaktadır. Devrimci terminolojiyi kullanarak statü kazanan, ancak pratikte sömürü sisteminin bir parçası olan bu “konforlu devrimcilik”, gerçek dönüşümün önündeki en büyük engellerden biridir.

Öz’e Dönüşün Gerekliliği

İstismarın panzehiri, bilgidir ve eleştirel akıldır. Bir değeri savunanın o değer için ne feda ettiği ile o değerden ne kazandığı arasındaki fark, istismarcıyı teşhis etmemizi sağlayan en net turnusol kağıdıdır.

Atatürk’ün rasyonalizmini, inancın ahlakını ve devrimciliğin adalet arayışını bu bezirganların elinden kurtarmak; sadece bir tercih değil, entelektüel ve vicdani bir zorunluluktur. Gerçek değerler, üzerine titrenmesi gereken hazinelerdir; masalarda meze, kürsülerde yalan, tezgahlarda mal yapılacak araçlar değildir.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS