HALKWEBPolitikCHP ya gerçekten şaha kalkacak ya da yerinde sayacak

CHP ya gerçekten şaha kalkacak ya da yerinde sayacak

Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olmak istiyorsa; bu parti bir avuç seçilmişin, birkaç milletvekilinin, dar bir yönetici kadronun partisi olmaktan çıkmalıdır. CHP; üyelerinin, gönüldaşlarının, oy verenlerin ve bugüne kadar oy vermemiş olan yurttaşların da partisidir.

“Açılın kapılar, şaha gidelim” sözüyle ifade edilen irade ile “şaha kalkmak” aynı hedefe işaret eder: iktidar olmak. Şaha kalkmak; yerinde saymayı bırakmak, edilgenliği terk etmek ve ülkeyi yönetme iddiasını gerçek anlamda ortaya koymak demektir. Bugün açıkça söylemek gerekir ki; Cumhuriyet Halk Partisi şaha kalkmak istiyorsa, önce kendisiyle yüzleşmek zorundadır.

Cumhuriyet Halk Partisi, demokrat ve devrimci bir geleneğin ürünüdür. Ancak bu gelenekten her geçen gün daha da uzaklaşan bir parti görüntüsü vermektedir. CHP iktidar olmak istiyorsa, önce fabrika ayarlarına dönmeli; özünden kopmuş anlayışları, tepeden inmeci yönetim tarzını ve dar kadro siyasetini terk etmelidir. Demokrasi söylemle değil, tüzükle ve uygulamayla olur. Demokratik tüzük kâğıt üzerinde değil, hayatın içinde işletilmelidir.

Ön seçim bir lütuf değil, demokrasinin asgari şartıdır. CHP, her yerde ve her koşulda ön seçimi esas almadığı sürece; üyeyi yok sayan, örgütü devre dışı bırakan anlayıştan kurtulamaz. Üyenin iradesinden korkan bir parti, halkın iktidarını asla kuramaz. Atama siyasetinin, masa başı listelerin, dar kliklerin belirlediği adaylarla iktidar olunmaz.

Cumhuriyet Halk Partisi, halkın tüm kesimleriyle barışmak ve kaynaşmak zorundadır. Sendikaların, emek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının sesine kulak tıkayan; meydanı sadece seçimden seçime hatırlayan bir anlayış sosyal demokrat olamaz. Emekçinin, köylünün, işsizin, emeklinin, gençlerin ve kadınların gerçek sorunlarını duymayan bir parti, halkın umudu olamaz.

Eğer Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyeti ilelebet yaşatmak istiyorsa; din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yurttaşlarını eşit yurttaşlık temelinde aynı çatı altında buluşturmalıdır. Kimlikler üzerinden siyaset yapanlara karşı, halkı ayrıştıran değil birleştiren bir çizgi kararlılıkla savunulmalıdır. Cumhuriyet, bir kesimin değil, 85 milyonun ortak değeridir.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olmak istiyorsa; bu parti bir avuç seçilmişin, birkaç milletvekilinin, dar bir yönetici kadronun partisi olmaktan çıkmalıdır. CHP; üyelerinin, gönüldaşlarının, oy verenlerin ve bugüne kadar oy vermemiş olan yurttaşların da partisidir. Halktan kopuk bir CHP, saray karşısında güçlü duramaz.

Sermayeden yana değil, halktan yana siyaset yapılmalıdır. Rant düzenine karşı net tavır almayan, bir avuç sermaye grubunun çıkarlarını kollayan anlayışla ne sosyal adalet sağlanır ne de iktidar olunur. Fakir fukarayla yan yana durmayan, pazara çıkan emeklinin halini bilmeyen, asgari ücretle geçinmeye çalışanların sofrasına bakmayan yöneticilerle bu ülke yönetilemez.

CHP, rantçılarla değil; alın teriyle yaşayanlarla, yoksullukla mücadele edenlerle, umudu törpülenmiş gençlerle yol yürümek zorundadır. Yönetim kadroları halktan kopuk vitrin isimlerden değil, mücadelenin içinden gelen insanlardan oluşmalıdır.

Kısacası; burada ifade edilen demokratik, halkçı ve devrimci dönüşüm gerçekleşmedikçe, kurulan hayaller hayal olarak kalacaktır. CHP ya gerçekten şaha kalkacak ya da yerinde saymaya mahkûm olacaktır.

Tarih, erteleyenleri değil; cesur olanları yazar.

Mazlum Kutlu

DAS KÖNNTE SIE INTERESSIEREN