HALKWEBAutorenDiejenigen, die heute schweigen, werden morgen unter diesem Befehl zermalmt

Diejenigen, die heute schweigen, werden morgen unter diesem Befehl zermalmt

Ve bu düzenle gerçekten mücadele eden herkes, bir noktada yalnız bırakılma riskiyle karşı karşıyadır.

0:00 0:00

Yolsuzlukla mücadele etmek bu ülkede her zaman bedel ödemeyi göze almak demektir. Çünkü kirlenmiş düzenler, kendilerini tehdit eden her sesi önce itibarsızlaştırır, yetmezse yalnızlaştırır, o da yetmezse arkadan vurur. Bugün yaşanan tam da budur. Kemal Kılıçdaroğlu, yıllarca “hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz” deme cesaretini gösterdiği için sadece rakiplerinin değil, kendi içindeki çıkar odaklarının da hedefi haline gelmiştir.

Bu ülkede hukuksuzluk bir sistem haline gelmişken, adalet talep etmek devrimci bir eylem sayılır. Kılıçdaroğlu’nun en büyük “suçu” da tam olarak budur: Sessiz kalmamak. O, kirli ilişkilerin üzerine gitmeye çalışırken; bazıları koltuk, bazıları ihale, bazıları ise kişisel hesapların derdine düştü. Ve sonuç? Mücadele edenin arkasında durmak yerine, sırtına hançer saplayan bir anlayış…

Siyasette ihanet yeni değildir ama bu kadar alenisi, bu kadar pervasızı nadir görülür. Dün omuz omuza yürüyenlerin bugün arkadan iş çevirmesi, aslında sorunun kişisel değil yapısal olduğunu gösteriyor. Çünkü mesele sadece bir lider meselesi değil; mesele, bu ülkenin temiz kalabilme ihtimaline açılan savaştır.

Unutulmamalıdır ki; yolsuzluk sadece para çalmak değildir. Yolsuzluk, halkın umudunu çalmaktır. Hukuksuzluk ise sadece adaleti değil, geleceği de yok etmektir. Ve bu düzenle gerçekten mücadele eden herkes, bir noktada yalnız bırakılma riskiyle karşı karşıyadır.

Ama tarih şunu defalarca yazmıştır: Sırtından hançerlenenler değil, o hançeri tutanlar utançla anılır. Bugün susanlar, yarın bu düzenin altında ezilenler olacaktır. Çünkü adalet bir gün herkese lazım olur.

Ve o gün geldiğinde, “neden konuşmadık?” sorusu, en ağır yük olarak vicdanlarda taşınacaktır.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS