Mattia Ahmet Minguzzi’yi ilk ve tek kez teyzesi Binnur Hanımın evinde görmüştüm.
O gün, o kısacık zamanda annesinin gözünden “bir melek öpmüş” diye sevdiği Ahmet’in yaşam dolu cıvıltısı odayı dolduruyordu.
Bilgisayarının başında, neşe ile arkadaşıyla konuşuyordu.
Sesine neşe ilişmiş bir çocuktu Ahmet, mutlu her çocuk gibi…
Saldırıya uğradığı haberini okuduğumda mideme güçlü bir yumruk yemişçesine sarsıldım.
Teyzesini aradığımda Mattia Ahmet, hastanede yaşam savaşı veriyordu.
Mattia Ahmet yaşam savaşını kaybettiğinde, o korkunç görüntüleri izleyenler, onu tanımasa da, basında fotoğraflarını videolarını izleyenler, yani milyonlarca gözü yaşlı insanın da ruhunda derin bir yara açıldı…
Şiddet, organize olmuş bir kötülük, onu yaşamdan koparırken, hepimiz aynı sorunun öfkesi içerisindeydik, NİYE?
Niye, niye bir çocuk, bir masum yaşamdan öylece koparılmıştı?
Niye kötülük karşısında bu kadar yalnız ve çaresizdik?
Niye o caniler bu kadar organize iken iyilik bu kadar yalnız ve boynu büküktü?
Niye diye sorup, bir cevap bulmaya çalıştıklarımızdan geriye sadece öfke, acı ve göz yaşı kalıyordu…
Birşeyler olmuştu, Dünya Güneş’in etrafında dönerken, asgari ücretle geçim derdindeyken insanlar, trafik çilesinde iken, yoksul babalar çocuklarına mahcup olurken, zenginin “bugün ne giysem” derdi televizyonlardan evlerin salonlarına taşarken, gündüz kuşağında, birileri aydınlatılmamış cinayetleri, birileri evlenecekleri eş adayını ararken, bu ülkeye, bu topluma, bu gençlere bir şeyler olmuştu!
Şiddet Pandemisi sessiz ve derinden yayılmıştı
Hepimiz şoktaydık, hepimiz tedirgin, hepimiz şaşkın!
Cesur olan yine Annelerdi!!
Mattia Ahmet’in annesi Yasemin, asla pes etmeden bu toplumun gözünü acıdan kaçırmasına fırsat vermeden hesap soruyordu!
Oğlunun Katillerinden, Yasal Boşluklardan, Cinayeti yoksul ve öfkeli “çocukların” kıskançlığı basitliğine indirgemeye çalışanlardan, Hesap Soruyordu!
Bir Anne, Hesap Sorarak, Tüm “Sorumsuzların” Utanmalarını Sağlamaya Çalışıyordu!
Dünyaya bir çocuk getirip, ondan bir katile giden yolda, ilgisiz ailelerden, başlamak üzere, herkesten hesap soruyordu!!
Yasa koyucuların, bozulan, çürüyen, toplumsal yanları görerek düzenlemeler yapmamasından hesap soruyordu!
Mattia Ahmet’in Ailesi oğullarının acısından geriye kalan canları ile mücadele ederken, yeterince!
Sorumluluk, Utanç ve Çarelerin aranmadığı yerde,
Atlas Çağlayan’ın,
Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır isimli evlatların acı haberleri geldi!
Çocukları koruyacak bir sistemin çalışmasına ihtiyaç var
ve suça sürüklenen çocukları fark edecek!
