HALKWEBAutorenOlumlu Psikolojinin Gelişim Süreci

Olumlu Psikolojinin Gelişim Süreci

Seligman, olumlu psikolojinin üç temel ayağı olduğunu savunmaktadır. Bunlar; olumlu duygular, olumlu yetenekler ile bunları destekleyen olumlu kurumlardır.

0:00 0:00

Seligman & Csikszentmihalyi’e 2000) göre geleneksel psikolojinin aksine olumlu psikoloji, dikkatleri insan doğasının güçlü olan yanları, olumlu kişisel özellikler, olumlu kişisel deneyim ve erdem konularının üzerine çekmeye çalışmış; öncelikle kişinin yaşam kalitesini arttırmayı amaçlamıştır.

Olumlu psikolojinin 21. yüzyılın başlarında ortaya çıktığı ifade edilse de bu yaklaşımın görüşlerinin ilkçağ felsefecilerinin mutluluk ve iyi oluşla ilgili tezleri ve görüşleri ile örtüştüğü bilinmektedir. Modern psikoloji tarihi içerisinde pozitif psikoloji kapsamında kabul edilebilecek en çarpıcı ve belki de ilk bilimsel girişim, yüzyılın dahi çocuğu W. James’in çabalarıdır. James’in neden bazı insanların tam kapasitelerini ve kaynaklarını ve kullanabilirken, ötekilerinin bu konuda başarısız olduğunu sorgulaması olumlu psikolojinin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıkan insancıl psikoloji yaklaşımı da insanın olumlu özelliklerine ve potansiyellerine odaklanan bir yaklaşım olarak, psikoloji bilimine yaptığı katkı ile getirdiği yeni bakış açısı çok etkili olmuştur. İnsancıl yaklaşımın önde gelen isimlerinden Maslow (1908-1970), “pozitif psikoloji” kavramını ilk kez kullanan bilim insanıdır. “Motivasyon ve Kişilik”  adlı kitabının son bölümü “Pozitif Psikolojiye Doğru”  adını taşımaktadır.

M. Jahoda da (1958) bu konuda yazdığı “Pozitif Ruh Sağlığının Güncel Kavramları”  adlı kitabında, bugünkü psikolojik iyi oluş kavramının temellerini atmıştır. Frankl, insanın anlam arayışını temel alan çalışmalarında bireylerin yaşamda anlam bulmaya yönelik çabalamalarının en temel motivasyonel güç olduğunu belirterek olumlu psikoloji alanının gelişmesini desteklemiştir. Bugün “hayatın anlamı ve amacı” konusu olumlu psikolojinin önemli araştırdığı konularından birisi olarak kabul edilmektedir.

Yirminci yüzyılın sonlarında Goleman’ın kitabını yazdığı uygusal zeka konusu, çok boyutlu yapısı içerisinde iyi oluşu, iyimserliği, duyguları yönetmeyi, empatiyi, bilinçli farkındalığı, motivasyonu ve olumlu insan ilişkilerini barındırmaktadır Bu yönüyle duygusal zekâ ile alakalı çalışmaların olumlu psikolojiyle tam olarak örtüştüğü söylenebilir.

Olumlu psikoloji yaklaşımının yeni bir ekol olarak, Martin Seligman’ın (1998) APA’nın başkanlığı yaptığı dönemdeki yoğun çabasıyla kabul görmeye başlamış olduğu ifade edilmektedir. Günümüzde olumlu psikoloji yaklaşımının kurucuları, M. Seligman, M. Csikszentmihalyi ve C. Peterson olarak kabul edilmektedir.

Seligman (2002) psikoloji biliminin İkinci Dünya savaşı öncesinde üç temel çalışma alanı bulunduğunu ifade etmektedir. Bunların birincisi, ruh sağlığı sorunlarını ve hastalıklarını tedavi etmek, ikincisi normal hayatları geliştirmek, üçüncüsü de kişilerin sahip olduğu doğal yeteneklerin ve niteliklerin daha çok gelişmesi ve zorlu hayat tecrübelerinde işlevsel kılınmasına destek olmaktır.

Psikoloji bilimi ikinci dünya savaşı sonrasında büyük ölçüde ruhsal rahatsızlıkları giderme, acıyı ve sıkıntıları azaltma veya dindirme konusuna odaklanmış, normal kişilerin mutluluğunun incelenmesi ve artırılmasına yönelik olarak yapılması gereken çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Psikoloji biliminin bu noksanlığı, olumlu psikoloji yaklaşımının, psikoloji biliminin bütüncül bir bilim ve uygulaması olabilmesi için, acı ve mutluluğu birlikte içermesi için verdiği uğraş sayesinde giderilmektedir.

Ancak İkinci Dünya savaşı sonrasında giderek artan ruhsal sorunlar ve teknolojik gelişme ile savaş sonrası hızla değişen dünya atmosferi içerisinde, psikoloji’nin yukarıda ifade edilen son iki önemli görevi unutulmuş, psikologlar sadece ruh sağlığı sorunlarını ve hastalıklarını iyileştirmeye yönelen profesyoneller durumuna gelmiştir. Bu kısır bakış açısı kaynakların tümünün psikolojik sorunları ve psiko-patololojiyi anlama ve çözümleme amacı için harcanmasına sebep olmuştur. Seligman oluşan bu yeni duruma “hastalık modeli” adını vermiştir. Ancak ifade etmek gerekir ki bu model sayesinde depresyon, kaygı bozuklukları, fobiler, hatta kişilik bozuklukları ve benzeri, on dört önemli ruh sağlığı bozukluğunun başarılı olarak tedavisi yapılabilmektedir.

Seligman’a göre psikoloji bilimi, hastalıkla veya sağlıkla ilgilenen tıp alanının bir parçası olmaktan ziyade, çalışmayla, eğitimle, gelişimle, iç görüyle, sevgiyle, oyunla ilgilenmektedir. Artık psikoloji bilimi insan davranışını anlamaya, açıklamayla ve insanların karşılaştığı sorunlara yönelik en uygun bilimsel yöntemleri uyarlamaya çalışmaktadır. Bu amaç doğrultusunda olumlu psikoloji, kişilerin ve grupların yalnızca yaşamalarına ve zorlanmayla başa çıkmalarına yardım etmekle yetinmeyen, insanlaşma sürecinin oluşturulması yollarına dair çok yararlı görüşler ortaya koyan bir psikoloji yaklaşımıdır.
Peterson’a (2000) göre olumlu psikoloji çok farklı şekilde tanımlansa da kısaca kişinin hayata bağlanmasına ve hayatını mevcut konumdan daha iyi bir konuma taşımasına katkı sunan, neyin olumlu olduğuyla ilgilenen bilimsel bir alandır. Olumlu psikoloji yaklaşımı, insan davranışının, bozulanı onarmayı önceleyen hastalık modeliyle açıklanmasına karşı duran ve psikoloji bilimine yeni bir bakış açısı kazandıran bir yaklaşımdır. Bu yeni yaklaşım, normal insan davranışlarını biçimlendiren olumlu kişisel özelliklere odaklanmaktadır. Bu doğrultuda, dünya yaşamını yaşamaya değer kılan türlü değer ve deneyimlerle de ilgilenmektedir.

Olumlu psikoloji normal insan davranışı konusunda bilgi sağlamak yanında, aynı zamanda değişik müdahale ve koruma yöntemleri geliştirerek, insanların ruh sağlıklarının bozulmadan korunmasına yönelik bazı öneriler ortaya koyar. Özellikle mutluluk, yaşam doyumu ve iyi-oluş derecesini arttırmak için geliştirilen bu yöntemler ve öneriler kişilerin ruh sağlığını korumaları amacıyla kullanılmaktadır.

Olumlu psikoloji yaklaşımı; bireylerin olumlu niteliklerini geliştirilerek olumlu denetimler yaşamaları için öznel iyi oluş düzeylerini artıracak bazı programlar aracılığıyla ruhsal sağlamlıklarının korunmasına odaklanan yeni bir çalışma alanıdır.

Bunun yanında olumlu psikoloji yaklaşımının üç temel varsayımından biri, kişilerin kendi gelişimlerine yön verebilecek seviyede gelişmiş olan aktif varlıklar olmalarıdır. İkinci varsayım, kişilerin davranışlarını düzenlemek ve değiştirmek için gerekli olan içsel güce sahip olmalarıdır. Son varsayım ise olumlu psikolojiye dayalı olarak davranış değiştirme kişilerde, yaşama bağlanma amaçlı motivasyon oluşmasını sağlamasıdır. Yapılan eleştirilere karşın günümüzde olumlu psikoloji odaklı araştırmaların ve yayınların yoğunluğunun ulusal ve uluslararası alan yazında artırarak sürdüğü görülmektedir.

Hastalıkların iyileştirilmesinde oldukça başarılı olan bu model, ruh sağlığı çalışanlarını ruhsal hastalıklardan mağdur olmuş kişilere yardım eden patologlar durumuna düşürmüştür. Gerçekte ruh sağlığı alanı sadece ruhsal hastalıkların tedavi edildiği bir çalışma alanından ibaret olarak görülmemelidir. Ruh sağlığı bozukluklarının oluşmasını, oluştuktan sonra mümkünse yeniden nüksetmeleri engelleyecek çalışmalara da alanda çok ihtiyaç duyulmaktadır. Olumlu psikoloji yaklaşımı daha çok bu noktada işlevsel olmaktadır.

Olumlu psikoloji akımının kurucularından biri olan Seligman, “Gerçek Mutluluk” adlı yapıtında mevcut psikolojiyi eleştirdikten sonra artık günümüzde psikoloji biliminin evrilmesi gereken yönünün olumlu ve iyimser yön olduğunu vurgulamıştır. Bunu “Olumlu duyguyu anlama, erdemleri inşa etme ve Aristotales’in “iyi hayat” dediği şeyi bulmak için kendisine rehber yapmayı amaçlayan bir bilim oluşturmanın zamanı geldi” diyerek ifade etmiştir.

Seligman (2002) olumlu psikolojinin üç temel ayağı olduğunu savunmaktadır. Bunlar; olumlu duygular, olumlu yetenekler ile bunları destekleyen olumlu kurumlardır. Olumlu duygu uyandıran yaşam deneyimleri, olumsuz duyguların hızla kaybolmasını sağlamaktadır. Güçlü yönler ve erdemler kişinin başına gelecek travmatik yaşantılara karşı bir tampon gibi işlev görmekte ve dayanıklılığını arttırmaktadır. Bu nedenle olumlu psikolojiyi uygulayan terapistler hastalarını iyileştirmek yanında onların güçlü yönlerini keşfetmelerine ve kullanmalarına, erdemlerini tanımalarına ve onları geliştirmelerine destek olmaktadırlar.

Sonuç olarak günümüzde olumlu psikoloji, kişilerin doğumlarından ölümlerine kadar geçen sürede yaşama bağlanmalarına ve yaşamlarını daha olumlu bir noktaya taşımalarına yardım etmeyi amaçlayan, yaşamda neyin olumlu olduğuna ilişkin bilgiler ve bulgular ortaya koyan bilimsel bir çalışma alanını ifade etmektedir.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS