HALKWEBAutorenGörüp Geçemeyenler

Görüp Geçemeyenler

Toplumda olup bitenlere, özellikle haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı kayıtsız kalamıyorum. Görüp geçemiyorum. Bu bir tercih değil; algılama biçiminin sonucu.

0:00 0:00

Bazı insanlar dünyayı diğerlerinden farklı algılar. Bu fark, karakterle ya da kişisel tercihle açıklanamaz. Psikoloji ve nörobilim bunu yüksek algısal duyarlılık olarak tanımlar: Sinir sisteminin çevresel uyaranlara daha açık çalışması.

Bu yapıdaki bireylerde algı eşiği düşüktür. Sesler, ifadeler, ortam değişiklikleri daha erken fark edilir. Olan biten yalnızca zihinsel düzeyde kalmaz; bedensel karşılığı da olur. Bu nedenle mesele “fazla düşünmek” değil, olan bitenin insanda yarattığı etkidir.

Ben de bu gruptayım. Örneğin toplumda olup bitenlere, özellikle haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı kayıtsız kalamıyorum. Görüp geçemiyorum. Bu bir tercih değil; algılama biçiminin sonucu. Bazı eşikler bende yok. Olanı fark ettiğim anda, onu zihinsel olarak uzaklaştıramıyorum.

Bu nedenle yazıyorum. Yazmak benim için bir ifade alanı değil, düşünceyi düzenleme yöntemi. Olan biteni yazıya dökebildiğimde mesele netleşiyor; dağınık olan toparlanıyor. Yazı, algıyla düşünce arasındaki mesafeyi kurmamı sağlıyor.

Anlam yüklediğim değerler var: adalet, emek, hakkaniyet. Bu değerlerle bağ kurabildiğim ölçüde işlevselliğim artıyor. Yok saymam beklendiğinde ise zorlanıyorum.

Yüksek algısal duyarlılığın temel sonucu şudur: Bu insanlar rutine değil, anlama dayanır. Yaptığı işin, bulunduğu konumun, söylediği sözün bir karşılığı olmak zorundadır. “İdare etmek” çoğu zaman çözüm üretmez; yalnızca erteler. İç tutarlılık bozulduğunda motivasyon değil, işlev düşer.

Bu durum daha çok sanatçılarda, akademisyenlerde, öğretmenlerde ve araştırmacılarda görülür. Ortak nokta meslek değil; algının açıklığı ve anlam ihtiyacıdır. Çoğu zaman meslek seçimleri de bu ihtiyaca göre yapılır. Toplum ise bu açıklığı sorun olarak görmeye eğilimlidir.
Oysa asıl sorun, herkes için tek bir algı eşiği varmış gibi davranılmasıdır.

Ve bu, çoğu zaman, geçip gitmekten daha ağırdır.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS