HALKWEBYazarlarBisiklet, Denge ve Siyaset

Bisiklet, Denge ve Siyaset

Siyasette bazen küçük işaretler büyük hikâyeleri anlatır.

0:00 0:00

Türkiye’de bisiklete binen siyasetçi görüntüsü her zaman ilgi görür. Seçmen böyle fotoğrafları sever. Hemen altına yorumlar yapılır: “Ne kadar çağdaş”, “Ne kadar modern” diye…

Ama bisikletin basit bir kuralı vardır: denge.
Belirli bir hızın altına düşerseniz denge bozulur ve yere düşersiniz. Fazla hız yaparsanız da kontrolü kaybedip duvara toslarsınız.

Bugün Türkiye’de muhalefetin, özellikle de CHP’nin hali biraz buna benziyor. Halkın önemli bir kesimi yıllardır “AKP gitsin” umuduyla sorgusuz sualsiz bu partiye yöneldi. Ancak görünen o ki bisikletin denge hesabı pek iyi yapılmadı.

Bir bakıyorsunuz kontrolsüz bir hızla skandallara toslanıyorlar, bir bakıyorsunuz hız düşüyor ve parti kendi iç çekişmeleriyle yere kapaklanıyor. Son dönemde yaşananlara baktığımızda Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı CHP dönemlerinden birine tanıklık ediyor olabiliriz.

Partinin başındaki genel başkanın siyasi refleksleri de ayrı bir tartışma konusu. Bir tarafta partiden ayrılıp yeni parti kuran, sonra başarısız olup kapatan eski isimler tekrar geri toplanıyor. Öte tarafta ise çağrı heyetini ziyaret eden kişiler partiden ihraç ediliyor. Bu çelişkili tavırlar, parti yönetiminin nasıl bir denge arayışı içinde olduğunu ama bir türlü bulamadığını gösteriyor.

Yetmezmiş gibi, kamuoyuna yansıyan bazı olaylar da siyasetin ciddiyetiyle bağdaşmayan görüntüler ortaya koyuyor. Genel başkana yakın isimlerden birinin bir otel odasında gözaltına alınması, kamuoyunda ister istemez Yeşilçam’ın o meşhur repliğini hatırlattı:
“Yaz kızım… iki torba çimento, bir kamyon kum.”

Siyasette bazen küçük işaretler büyük hikâyeleri anlatır. Hani eski bir söz vardır: “Adam olacak çocuk…” diye başlayan. Toplum da siyasete biraz böyle bakar. Bir partinin geleceğini, yönetim tarzını ve karakterini küçük olaylardan anlamaya çalışır.

Bugün geldiğimiz noktada halkın önemli bir kısmı umutlarını yeniden gözden geçiriyor. Çünkü siyaset sadece rakibini eleştirmekle değil, güven vermekle de ilgili bir iştir.

Belki de bu yüzden son dönemde Türkiye’de en büyük siyasi hareket artık bir parti değil.
Sandık anketlerinde giderek büyüyen o kitleyi herkes konuşuyor.

Adı çok tanıdık: Kararsızlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI