beni kalbinde uçur,
yarını olmayan Kelebekler gibi…
aşkımı dans ettir tüm benliğiyle;
o zaman görürsün çırpınışlarımı deliliğiyle…
yadırgama, vakitsiz uyanışımı,
bahar kelebeği gibi ışığına aldanışımı…
seninle doğduğum gün,
sonsuzluğa kanat çırparken ömrümün,
bir gün değil sonsuzluğudur mührümün…
beni kalbinde uçur sevgili,
yarını olmayan kelebekler gibi…
sen hep sev,
hep bak sevgili
bak da
seyret bendeki bu devinimi…
duyumsadıklarımı salıyorken düşlerine,
durabiliyorken gözlerinde,
derin ve sessizce,
bak, kanatlarımdaki tozla boyanıyor maviye gece,
sararıyor ay,
bak, nasıl da buluşuyor ruhum bedeninde…
nasıl da isleniyor kanatlarımın rengi,
yangınlığın vurdukça koyulaşıyor her bir çizgisi…
sen hep bak, bak sevgili,
gözlerindeki ateş güneşten önce değmeli;
yakmalı, aydınlatmalı sabahımı, sahiplenmeli
ve sarmalı tenimi,
ve hep susmalı, susmalı…
yanarkenki dansımı seyretmeli;
gözler büyümeli,
kalp büyümeli yangınlıkta,
beden ruha eşlik etmeli…
