Siyasette yanlışlara susanlar, pusuya yatarak ortamı koklayanlar, yalakalar, iftiracılar, yalancılar, çıkarına göre tavır alanlar, çok bilmişler, troller, malı götürenler ve kullanılan zavallılar, kadın istismarları dikkate alındığında nasıl arınmak gerektiği hususunda temel yaklaşımımız nasıl olmalıdır?
Siyasetteki bu yozlaşma ve ahlaki erozyon, toplumsal dokuyu en derinden yaralayan unsurlardır. Bahsettiğiniz bu geniş yelpazedeki “kirlenme”, sadece kişilerin değil, sistemin de şeffaflıktan ve liyakatten uzaklaşmasının bir sonucudur. Bu bataklıktan çıkmak ve gerçek bir “arınma” sağlamak için hem bireysel hem de sistemsel düzeyde radikal bir zihniyet değişimi gereklidir.
İşte bu arınma süreci için temel öneriler;
1-Radikal Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik:
Karanlıkta yapılan pazarlıklar ve kapalı kapılar ardındaki ilişkiler, “pusuya yatanları” ve “malı götürenleri” besler.
-Dijital Denetim:
Siyasi kararların, ihalelerin ve kaynak aktarımlarının blokzincir gibi değiştirilemez teknolojilerle halkın denetimine açılması gerekir.
-Siyasi Etik Yasası:
Sadece yasal değil, ahlaki sınırları da çizen ve ihlalinde siyasetten men edilmeyi içeren katı bir etik yasası hayata geçirilmelidir.
2-“Liyakat” ve “Sadakat” Ayrımı:
“Yalaka” ve “trol” figürlerinin siyasette alan bulmasının temel nedeni, liyakatin yerine “koşulsuz sadakatin” ödüllendirilmesidir.
-Arınma, sadakati değil, bilgiyi ve dürüstlüğü merkeze alan bir atama sistemiyle başlar. Bilgi sahibi olanların (gerçekten bilenlerin) susturulmadığı bir ortamda, “çok bilmişlerin” ve manipülatörlerin etkisi kırılır.
3-Toplumsal Farkındalık ve Bilgi Okuryazarlığı:
“Troller” ve “iftiracılar”, cehaletten ve kutuplaşmadan beslenir.
-Toplumun dezenformasyona karşı bağışıklık kazanması için eleştirel düşünce eğitimi şarttır.
-Siyasetçilerin söylemleri kadar, bu söylemlerin arkasındaki somut verilere odaklanan bir kamuoyu bilinci oluşturulmalıdır.
4-Kadın İstismarı ve Şiddete Karşı Sıfır Tolerans:
Kadın istismarı, bir toplumun vicdanındaki en derin yaradır ve bu konuda taviz veren bir siyasetin arınması mümkün değildir.
-Amasız Uygulama:
İstismara bulaşan veya buna göz yumanların, nüfuzları ne olursa olsun hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılması ve kamusal alandan tamamen silinmesi gerekir.
-Eğitim:
Eril dilin ve tahakkümcü zihniyetin siyasetten temizlenmesi için toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları kağıt üstünde kalmamalı, bir devlet politikası haline gelmelidir.
5-Kolektif Üretim ve Paylaşım Ekonomisi:
“Çıkarına göre tavır alanlar” ve “malı götürenler”, kaynakların adaletsiz dağıtıldığı ortamlarda türer.
-Bireysel zenginleşmeyi değil, kolektif üretimi ve adil bölüşümü savunan bir ekonomik model, siyaseti “kazanç kapısı” olmaktan çıkarıp “hizmet alanı” haline getirir.
6-Bireysel Cesaret : (Susmama Hakkı)
Yanlışlara susmak, yanlışa ortak olmaktır. “Kullanılan zavallılar” olmamak için bireylerin;
-Konfor alanlarından vazgeçmeyi göze alarak,
-Onur ve haysiyeti her türlü maddi çıkarın üzerinde tutarak,
-Yanlışa, “bizden biri” yapsa dahi karşı çıkarak ses yükseltmesi gerekir.
Özetle; “Arınma”, sadece isimlerin değişmesiyle değil; “vicdanın, adaletin ve onurun” siyasetin kurucu ilkesi haline getirilmesiyle mümkündür. Kirli siyasetin panzehiri; üretim, dürüstlük ve sarsılmaz bir etik duruştur.
