HALKWEBYazarlarAf Kültürü, Haciz Devleti ve Esnafın Nefesi

Af Kültürü, Haciz Devleti ve Esnafın Nefesi

Bir tarafta milyon dolarlar bagajda dolaşıyor, öbür tarafta beyannamesini verip vergisini ödeyemeyen esnafın hesabına haciz geliyor.

0:00 0:00

Maliye bugün esnafın kapısında.
Hesaplara blokeler, e-hacizler, tebligatlar…
Devlet alacağını istiyor; hem de sert istiyor.

Peki buraya nasıl geldik?

2002 sonrası ilk yıllarda çıkarılan mali aflar piyasaya “rahat nefes” aldırdı. Sonra bir daha, bir daha… Derken af olağanüstü bir araç olmaktan çıktı, alışkanlık oldu. Piyasa şuna inandı:

“Nasıl olsa yapılandırma gelir.”

Matrah artırımları, faiz silmeler, taksitlendirmeler… Vergi disiplininin yerini beklenti aldı. Düzenli ödeyenle ödemeyenin arasındaki çizgi silikleşti. Devlet iyi niyetle kapı açtı, sistem refleks kaybetti.

Bugün ise ibre ters yönde.
Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonomi kadrosu “disiplin” diyor. Haklılar mı? Evet, bir yere kadar haklılar. Çünkü sürekli af, devleti tahsilat yapamaz hale getirir.

Ama mesele şu:
Yıllarca af kültürüyle gevşetilmiş bir sistemi bir anda çelik disipline geçirmek, özellikle daralan ekonomide küçük esnafı boğar.

Türkiye kayıt dışı ekonomi cenneti.
Bir tarafta milyon dolarlar bagajda dolaşıyor,
öbür tarafta beyannamesini verip vergisini ödeyemeyen esnafın hesabına haciz geliyor.

Adalet duygusu burada kırılıyor.

Sahadaki vekiller bunu görüyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi içinde de rahatsız olanlar var,
Milliyetçi Hareket Partisi kanadından da yapılandırma çağrıları yükseliyor.

Ama ekonomi yönetimi net:
“Bir af daha çıkarsa disiplin tamamen çöker.”

Doğru.
Fakat şu da doğru:
Bu hız ve bu sertlik devam ederse, sistemin içinde kalmaya çalışan küçük işletme sayısı azalır.

Vergi, tahsil edilebilir olmalı.
Ödenemeyen borç kağıt üzerinde büyür, bütçede değil.

Asıl sorun af ya da haciz değil; güven.
Devlet, “son kez” dediğinde gerçekten son kez demeli.
Düzenli ödeyeni ödüllendirmeli.
Kayıt dışıyla gerçek mücadele etmeli.

Bugün esnafın hissettiği duygu şu:
“Devlet alacağını tahsil etmiyor, nefesimi kesiyor.”

Bu algı düzelmezse, yarın gerçekten beyanname verecek esnaf bulmak zorlaşır.
Vergi dairelerinde dosyalar olur, mükellef kalmaz.

Ekonomi güvenle yürür.
Güven kırıldığında, ne af işe yarar ne haciz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI