Bir AMiB(ne anlama geldiğini anlamak için bir önceki yazımı okumalısınız) röportajı sonrası şuna karar verdim.
Biz hep Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu nezaketinde köşe yazarlığı ve siyaset yapalım istedik ama olmuyor.
“Herkese anladığı dilden konuşmak lazımmış!” diyerek, affınıza sığınarak aşağıdaki yazımı yayınlıyorum!
Herakleitos derki;
“Aynı nehre iki kez giremezsin”. Oysa, aynı nehre bir kere bile giremezsin çünkü nehir akmaktadır.
Aynı nehre iki kez giremezsin çünkü nehir değişir.
Nehire tekrar tekrar da girseniz nehir aynı nehir değildir; akan sular çoktan gitmiş, yerini yeni sular almıştır.Siz aynı siz değilsinizdir; aradan geçen sürede yaşlanmış, hücreleriniz yenilenmiş ve zihnen değişmişsinizdir.
Herkes butlan, mahkeme kararı vs eleştirisinde bulunuyor. Ama kimse resmi tam anlamıyla görmüyor. Mahkeme kararı ile atanmış diye eleştirenler, 1000 dolara pavyonda satılan delegeler ve “Turnike Özlemler”‘ ile temsil ediliyorsunuz. Biz resme bu açıdan bakıyoruz ve kabul etmiyoruz.
Aynı delegeler kurultay, kirli suyla yıkanmak gibidir.
Bunu kabul edenler Kılıçdaroğlu’na istedigini söyleyebilir. Biz kabul etmediğimiz için partiden dışlandık ve bunu kabullenmediğm için gurur duyuyorum. Bundan ders almasını istediğim birkaç kişi var.
Samsun milletvekili listelerini yaparken önceliği “ahlak bekçiliği” yapan merkez yönetimine söylüyorum. Adayları dışlarken Türkiye’de en ahlaksızları seçmeyi hedeflediğiniz ve bizi bu resim içine almayıp aday yapmadığınız için teşekkür ederiz.
Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz! Bugün o taşıdığınız dosyaların hesabını veriyorsunuz!
İnsanlar arasında susuzluktan ölmek istemeyen, bütün bardaklardan içmeyi öğrenmelidir; insanlar arasında temiz kalmak isteyen, kirli suyla yıkanmayı dahi bilmelidir.
Kılıçdaroğlu bu kirli nehire tekrar girmiştir. Tanımlamayı; Butlan, şutlan, kayyım ne derseniz diyin en cesur kararı Kılıçdaroğlu almıştır. Nehri temiz hale getirmek ve her renkten balıkların yüzüğü temiz bir nehir haline getirmek için o kirli nehire tekrar girmeyi kabul etmiştir.
Bugün bunu kabul eden ve etmeyen 138 vekile ithaf ediyorum ki; ya pavyonsever 1000 dolarlık delegelerin ve Turnike Özlemlerin temsilcilsi olacaksınız ya da Kılıçdaroğlu gibi dürüstlüğün temsilcisi olacaksınız!
Asıl Seçim Bu!
