HALKWEBYazarlar'Kader Mahkumları' bir şansı, kaderinde soyulmak olanlar da soyulan paralarını hak ediyor

‘Kader Mahkumları’ bir şansı, kaderinde soyulmak olanlar da soyulan paralarını hak ediyor

Af konuları gündeme geldiğinde çoğunlukla cinayet mağdurları hatırlatılıyor. Tabii ki can ile mal kaybı kıyaslanamaz. Ancak bir atasözünde dendiği gibi, “Mal canın yongasıdır.”

0:00 0:00

CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün paylaştığı videoyu izliyorum. Meclis’e sunulan 11. Yargı Paketi’ne atıf yaparak “Kader mahkûmları parlamentodan çıkacak haberi bekliyor. Önümüzdeki hafta binlerce kader mahkûmu anne babasına kavuşacak. Anneler, babalar, çocuklar için… Affet Türkiyem, Affet Türkiyem” diyordu…

Devletin kendisine karşı işlenen siyasi suçları affetmede eli gayet sıkıyken, vatandaşa yönelik işlenen suçları affetmede daha bonkör olduğu geçmişten beri malum olan bir konu.

Tekrar Sarıgül’ün sözlerine dönecek olursak, açıklamaları kulağa hoş geliyor. Affetmek çok insani bir duygu. Ancak 2019 yılında evi hırsızlarca soyulmuş biri olarak, sonrasında bir tür demagoji içeren söylemlerden daha az etkilenir oldum.

Kader mahkumları tartışmalı bir kavram

Ailece ciddi maddi zarara uğramıştık. Eve giren hırsızlar her yerin altını üstüne getirmiş, darmadağınık bir ev bulmuştuk. O günlerde başvurduğumuz polis de pek ilgili davranmamıştı. Hırsızlar gün ortasında eve girmelerine rağmen polisin tek sorduğu “Güvenlik kameranız var mı?” sorusu olmuş, olmadığını öğrenince “Bulunmaları zor olur” deyip işin içinden çıkmışlardı. Oysa hırsızlar eve ışınlanarak gelmemişlerdi. Muhtemelen 500 metrekaredeki diğer binalara ait sokağı gören kameraları kontrol etseler, daha önce benzer faaliyetlerde bulunan bu kişileri tespit etmek zor olmazdı. Ama cumhurbaşkanına isimsiz hesaptan laf söyleyeni yarım saat içinde bulan polisimizi, evimizi soyan hırsızları bulmada maalesef çok da gayretli görmedim.

Evimi soyan ve beni o gün ciddi maddi zarara sokan hırsızlar belki sonrasında bir yerde yakalanmış ve ceza almış olabilirler. Şimdi bu kişiler de “kader mahkûmları” sınıfındalar mı bilmiyorum.

Benim eşimle güç bela aldığımız değerli eşyalarımızı sonrasında pavyonda mı yediler yoksa fuhuşta mı harcadılar gibi detayları hiç düşünmedim. Sonuç olarak yaptıkları onların suçu değil, kaderin suçu! Kader onları hırsız yapmıştı.

Evet, hayat bazen insanları istemediği olayların içine sürükleyebilir. Ancak yoksulluğun suçun temel nedeni olduğunu söylemek, namusuyla çalışan milyonlarca insana da hakarettir.

Af olsa bile mağdurları da kollayan düzenlemeler gerekiyor

Af konuları gündeme geldiğinde çoğunlukla cinayet mağdurları hatırlatılıyor. Tabii ki can ile mal kaybı kıyaslanamaz. Ancak bir atasözünde dendiği gibi, “Mal canın yongasıdır.”

Tüm geçimi aldığı emekli maaşı olan bir yaşlı amcayı çarpan hırsız, aslında onun hayatına da bir darbe vurmuştur.

Ya da bir kişinin tüm birikimini çarpan bir dolandırıcının yarattığı tahribat, sekiz şiddetiyle sarsılan bir şehrin uğradığı yıkımdan farksızdır. Bu örnekler artırılabilir.

O nedenle mala karşı işlenen hırsızlık, dolandırıcılık vb. suçlarda kişilerin yol açtıkları zararı faiziyle ödemelerini sağlayacak bir düzenlemenin mutlaka yapılması gerekiyor.

Sarıgül ne diyordu: “Herkes bir şansı hak ediyor.”

Doğru, ama soyulanlar ve dolandırılanlar da çalınan paralarını hak ediyor. Merhamet iyidir ama mağduru daha mağdur etmek, ancak adalete olan inancı çökertir. Adalet, namuslu insanların üzerinde yükselir. Namuslu insanı ezen bir sistemde kötülük hâkim olur. O nedenle ne yapılırsa yapılsın önce mağdurları da koruyan ek düzenlemeler de şart.

YAZARIN DİĞER YAZILARI