“Zırnık yok” dediği için gözaltına alınan Gülseven: Başımıza cühela takımı musallat olmuş, kurtulmadan gün yüzü yok!

Independent Türkçe yazarı Hakan Gülseven, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesini, ceza infaz kanununda yapılması beklenen düzenlemeyi ve gözaltına alınma sürecini gazeteci Çağdaş Gökbel’e değerlendirdi.

207,719BeğenenlerBeğen
7,866TakipçilerTakip Et

Independent Türkçe yazarı Hakan Gülseven, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesini, ceza infaz kanununda yapılması beklenen düzenlemeyi ve gözaltına alınma sürecini gazeteci değerlendirdi.

Koronavirüsün Türkiye’de görülmesiyle birlikte zaten ekonomik bir krizle boğuşan vatandaşların durumu daha da kötüleşti. AKP iktidarının koronavirüsle mücadelede hem sağlık alanında hem de ekonomi alanında attığı adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son salgın sürecinde Türkiye’ye tam bir şuursuzluk hâkim. Hem sağlık alanında, hem ekonomide bir alamete bindik, kıyamete doğru gidiyoruz. Umre skandalı başlı başına bir hükümetin istifa etmesi için yeterli bir utanç iken, mevcut iktidar kendisini salgınla başa çıkmada ‘başarılı’ göstermek için bir dizi müsamere düzenlemeyi sürdürüyor. Gözümüzün önünde olan biteni tanımlamak için gerçekten ‘müsamere’den başka bir tanımlama gelmiyor aklıma. Halk sağlığı tehdit altında, milyonlarca işçi her gün işe gidip geliyor, dip dibe çalışıyorlar, iktidarın memurları ise sokaklarda sosyal mesafe cezaları kesiyor. Biz işçiler için bu olağanüstü günlerde hak kaybı yaşanmaksızın ücretli izin talebinde bulunuyoruz, iktidar ücretsiz izni tüm zamanlar için yasalaştırıyor! Ekonomi batmış, onlar hâlâ müteahhitlere kaynak ayırma derdinde… Kıyamete doğru hızla gidiyoruz…

Cezaevleri koronavirüse karşı savunmasız alanların başında geliyor. Bugün Türkiye’de yüzlerce gazeteci, avukat, akademisyen ve siyasetçi cezaevlerinde tutuklu durumda. AKP ceza infaz kanununda değişiklik yaparak risk altındaki tutuklular için bir formül hazırlandığını duyurmuştu. Anlaşılan o ki bu formülün içinde katiller yer alıyor ama gazeteciler başta olmak üzere pek çok düşünce suçlusu yer almıyor. Tüm bu süreci ve cezaevlerindeki durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Hapishanelerde ilk koronavirüs vakası açığa çıktı. Resmi açıklamalara güvenmeyen biri olarak, vaka sayısının bilinen tek kişiden ibaret olmadığını düşünüyorum. Bir süre sonra hapishaneler birer ölüm merkezi haline gelebilir. Yapılan yasal düzenleme katilleri, torbacıları, mafyozları, tecavüzcüleri serbest bırakma düzenlemesi. Hapishaneleri görmüş biri olarak şunu söyleyebilirim: Mevcut yapı adli mahkumların ‘ıslah’ olmasına ve hapisten çıktıktan sonra toplumsal yaşam içinde doğru düzgün bir yer edinmesine müsait değil. Mevcut işsizlik oranında zaten dışarıdakilerin de insanca yaşam kurma imkânı yok. Yeni yasa doldur-boşalt-yine doldur yasasıdır. Muhalifler için ise ‘hep doldur’ prensibi geçerli. Gazeteciler, siyasi rehine konumundaki arkadaşlarımız bu iktidar varlığını sürdürdükçe sürekli tehdit altında olacak. Hapishaneler biraz da daha fazla muhalifi ‘içeri tıkma’ maksadıyla boşaltılıyor. Artık saflar çok net ve bizim kaderimiz de ülkemizin kaderine bağlı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan koronavirüs yüzünden ekonomik zorluklar yaşayan yurttaşlar için ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ kampanyası başlattı ve insanlardan buraya bağış yapmalarını istedi. Herkes devletten yardım beklerken böyle bir kampanyanın başlatılması ne anlama geliyor?

Yolsuzluk batağında çırpınan, yoksulluktan kıvranan Nijerya bile iki ay boyunca vatandaşlarından elektrik parası almayacağını ilan etti. Nijerya bunu yaparken Türkiye’nin ‘kudretli’ iktidarı vatandaşlara SMS yollayıp 10’ar lira toplamaya çalışıyor! Bunun tek bir anlamı var: İktidar ülkenin bütün kaynaklarını çarçur etmiş vaziyette. Hal böyle olunca, ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyası, aslında tam olarak vatandaşlardan ‘Biz Size Yetemeyiz’ yanıtını aldı. Kamuya ait bütün kaynakları yandaş müteahhitlere para yetiştirmek için eriten iktidarın kampanyasına yine yandaş sermayedarlar ve çalışanlardan zorla para kesen bürokratlar dışında kimse teveccüh etmedi. Bu yüzden CHP’li belediyelerin kampanyalarının önü bile kesildi. Dahası, önce de vurguladığım gibi, bu vahim salgın sürecini işçilerin son kalan haklarını da gasp etmek için fırsat olarak kullanıyor. AKP iktidarının halka bir hayrı olmadığı gibi, emekçilerin mevcut durumunu da daha dibe sürüklüyor.

Siz bu kampanyayı sosyal medyada eleştirdiğiniz için gözaltına alındınız ve ifade verdiniz. İnsanların en ufak eleştiride dahi gözaltına alınmaları sizce Türkiye açısından daha kötü bir geleceğin habercisi mi?

Muhalif isimlere yönelik gözaltılar ‘vakayı adiye’den sayılıyor artık. Bizim gibi nispeten öne çıkmış isimlerin sindirilmesi için her türlü bahaneyi kullanıyorlar. İktidarın eleştirilmesi gözaltına alınmak, hapse atılmak için yeterli.

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN SUSMAMAK, KORKMAMAK, SİNMEMEK ZORUNDAYIZ”

Uyduruk suçlamalar, saçma sapan mahkeme süreçleri, Yargı’nın kendisini en güvenilmez kurumlar arasına soktu. Artık kimse Yargı’ya güven duymuyor çünkü tüm bir Yargı kurumu Saray’ın kapısına bağlanmış durumda. Türkiye’nin bu halde hayırlı bir yere doğru ilerlemesi mümkün değil. Ülkenin başına bir cühela takımı musallat olmuş ve bunlardan kurtulmadan gün yüzü göreceğimiz yok. O yüzden, çocuklarımızın geleceği için, susmamak, korkmamak, sinmemek zorundayız. İktidarın çok saldırdığı isimler korkup sinerse, amaçlarına ulaşırlar, herkesi sindirirler. Şansımız şu ki, bu memlekette asla susmayacak dünya kadar isim var.

Söyleşi: Çağdaş Gökbel

loading...

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Erdoğan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılışında

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılış töreninde konuşuyor.

Meclis’teki tek sosyalist partinin başkanı net konuştu, AKP’nin sonunu açıkladı!

'Atakan Sönmez'le Satır Arası' programına konuk olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, artan polis şiddetinden, erken seçim tartışmalarına, ittifak söylentilerinden yeni partilere kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Erken seçimin kokusunu alan Kılıçdaroğlu: Bize tezgah kuracaklar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin odağında bulunduğu tartışmalarla ilgili olarak "Seçim gelecek, gelsin. Biz kazanacağız. Tezgahlar kuracaklar çünkü ayakta duramıyorlar, gidecekler" dedi.

Selam vermeyi bilmeyen Hulusi Akar açıklasın… Peki 29 sakıncalı albay darbe girişimi öncesinde neden terfi ettirildi?

Gazeteci Saygı Öztürk katıldığı programda 15 Temmuz darbe girişimi öncesi sakıncalı personellerin nasıl terfi ettirildiğini belgelerle anlattı.

İşte Youtube’ta fırtına estiren Ali Babacan’ın partisinin oy oranı

Avrasya Araştırma'nın yaptığı ankette Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun kurdukları partilerin oy oranları dikkat çekti.
207,719BeğenenlerBeğen
7,866TakipçilerTakip Et