Perşembe / 26 Kasım 2020

Yılmaz Özdil, AKP’nin sen kimsin klibinde herkesin gözünden kaçan ayrıntıyı açıkladı

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, AKP’nin “Sen kimsin” klibindeki Necip Fazıl ayrıntısına dikkat çekerek, klipte yer alan “Beşinci devre” sözünün arka planını ve çıkış noktasını yazdı.

204,567BeğenenlerBeğen
8,583TakipçilerTakip Et

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, AKP’nin gençlere yönelik olarak sosyal medya hesaplarından paylaştığı “Sen kimsin” adlı klipteki bir ayrıntıya dikkat çekti. Klibin bir yerinde Necip Fazıl Kısakürek’e gönderme yapılarak “Beşinci devrenin kapısında dimdik bekleyen sensin” ifadesine dikkat çeken Özdil, bu sözün çıkış noktasını ve arka planını köşesine taşıdı.Yılmaz Özdil’in “Sen Kimsin” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:Bu iki mesaj…Necip Fazıl’ın 1975 yılında yazdığı “gençliğe hitabe”de yeralıyor.

Aklınca, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sine alternatif olarak kaleme aldığı bu hitabede… Osmanlı’yı üç devreye ayırıyor, 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni “dördüncü devre” olarak nitelendiriyor.Bu dördüncü devreyi, “işgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayet, öldürücü küfür, çürük, süründürücü, taklitçi, helak edici” diye tarif ediyor!“Beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik” istediğini söylüyor.Peki bu gençlik nasıl bir gençlik?Onu da tarif ediyor…“Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik” diyor.

Evet…“Kindar nesil” istediğini söylüyor.Başka ne diyor? “Halka değil, hakka inanan, meclisin duvarında ‘hakimiyet hakkındır’ düsturuna hasret çeken bir gençlik” istediğini söylüyor.Türkçe’yi “kurbağa dili”ne benzetiyor.Dikey halden yatay hale getirmek, yani “yıkmak” gerektiğini söylüyor.İşdünyasına “viski çeken devrimbaz kodamanlar” diyor.Açıkça tehdit ediyor.“Allah buyruğunu kasanın kapısına kazımadıkça, serbest nefes bile alamazsın” diyor.İşdünyasına bunu zorla dayatacak bir gençlik istediğini söylüyor.Laik eğitim sistemine “komik üniversite, hokkabaz profesör, yalancı ders kitabı” diyor.Gençleri laik eğitim sistemiyle eğiten kurumlara “zehirli tesir” diyor.Laik Türkiye’yi savunan gazetelere “fuhuş albümü” diyor.Cumhuriyet’e bağlı aileleri “temeli yıkık” diye nitelendiriyor.“Annenizi, babanızı, ninenizi, dedenizi bile beğenmeyin, kendinizden büyük nesillere ‘gerçek müslüman olsaydınız bunlar başımıza gelmezdi’ diye hesap sorun” diye yönlendiriyor.Tee 1975 yılında “bu gençliğin ilk filizlerini görüyorum” diyor.Bu kindar gençliğin “maya tutması için 30 yıldır kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındım” diyor.Ve, nihayetinde lafı “dava taşı”na getiriyor.“Genç adam! Senden beklediğim, manevi babanın tabutunu musalla taşına, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymandır. Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes, ey kahpe rüzgar, artık ne yandan esersen es” diyor.Türkçe mealiyle özetlersek…Necip Fazıl’ın istediği gençlik, “kindar, demokrasiye inanmayan, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir kavramını reddeden, devlet yönetiminde şeriat isteyen, Cumhuriyet’i dinsizlik, devrimcileri ayyaş, devrimleri kahpe rüzgar olarak nitelendiren, Türkçe’yi aşağılayan, kendisi gibi düşünmeyen işdünyasını tehdit eden, laik eğitimi zehirli gören, yandaş olmayan medyaya fuhuşçu damgası yapıştıran… Ve tüm bunları ‘dava’ olarak görüp, ‘bu davanın taşını gediğine koyana kadar mücadele edecek bir gençlik’ti.”Akp’nin “sen kimsin” klibi, işte bu.Hazreti Ali, Fatih Sultan Mehmet, Şeyh Şamil, Kara Fatma, Aziz Sancar, Naim Süleymanoğlu, Aybüke öğretmen gibi örnek insanları vitrin olarak kullanıp, alttan alta bu örtülü mesajı veriyorlar.Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençler yerine, yaşadığı toplumdan nefret eden, “öc almak” isteyen “kindar” gençler olmalarını istiyorlar!Halbuki zaten… Akp’li ailelerde büyümüş gençlerimizin bile artık Akp’ye oy vermeme sebebi, tam olarak bu.Gençlerimiz kin, nefret gibi insanlık dışı kavramlara teslim olmak istemiyor, bu ilkel duyguları yüreklerinde barındırmak istemiyor.Gençlerimiz, uygar dünyadaki tüm yaşıtları gibi, gençliklerini yaşayarak mutlu olmak, geleceğe umutla bakmak istiyor, hepsi bu.

Son Haberler

Delilleri yok edilen bir cinayetin anatomisi

Çağdaş Gökbel yazdı...

“Türkiye’de ‘şiddet ortamı’ yok, faşizm var”

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile birlikte Türkiye’nin siyasi geleceğini ve Berkin Elvan soruşturmasından, Tahir Elçi cinayetine adaletin nasıl doğru bir biçimde işleyebileceğini konuştuk.

Kılıçdaroğlu: Anaların göz yaşları arasında ayrım yapılmaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisin grup toplantısında yaptığı konuşmada, son yayınlanan KHK ile 15 Temmuz Şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu,...

İşte AKP’nin tecavüzcülere af ısrarının sebebi: AKP’li vekilin kardeşi mi?

Tecavüzcülere af getiren tasarının altından AKP'li siyasetçinin kardeşi çıktı. Sözcü yazarı Saygı Öztürk, tecavücünün mağdurla evlenmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran tasarı ile ilgili bir yazı...

AKP, tecavüzcülere af getiren tasarıyı geri çekti

Başbakan Binali Yıldırım, tecavüzcülere af getiren önergeyi tepkiler üzerine komisyona aldıklarını açıkladı. Önergeyi içeren torba tasarı Adalet Bakanı'nın imzasıyla komisyona çekildi. Başbakan Binali Yıldırım Atatürk...

Gündem

‘AKP’nin iktidardaki payı azalıyor’

Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu, "AK Parti’nin iktidardaki payı azalıyor, Erdoğan’ın en yakın arkadaşları veya yıllardır savunduğu fikirler tasfiye oluyor" diye yazdı.

Fahrettin Koca’dan İmamoğlu’na ölüm sayıları üzerinden yanıt

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da "bulaşıcı hastalık" kaynaklı vefatlarla ilgili açıklamasına yanıt verdi. Koca, ''Enfeksiyon bulgusu olan her hasta buraya işlendi. Yani akciğer kanseri, prostat, meme kanseri veya lenfoma veya lösemi gibi hastalığı olup enfeksiyonla kaybedilmeyen hasta mı var?'' ifadelerini kullandı.

Maradona’nın ölüm nedeni belli oldu

Arjantin'de dün hayatını kaybeden efsane futbolcu Diego Armando Maradona'ya yapılan otopsinin ardından Maradona'nın ölüm nedeni belli oldu.

Haşmet Babaoğlu ile Hıncal Uluç arasında korona virüs tartışması

Hıncal Uluç, "En yakın arkadaşımdı" dediği Haşmet Babaoğlu'nun korona virüsüyle ilgili 'Mutasyon' başlıklı yazısına "Yahu bilimle de dalga geçen Haşo!" ifadesiyle tepki gösterdi. Babaoğlu da "Önce doğru düzgün okuyun. Yazdıklarımı çarpıtarak alıntılamak ayıptır" diye yanıtladı.

Ekrem İmamoğlu’ndan Fahrettin Koca’ya yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın yaptığı, "Bugünkü vaka sayımız 28 bin 351" açıklamasını dair sosyal medyadan paylaşım yaptı.