Salı / 19 Ocak 2021

Yalan söylemeyin, Tank Palet Fabrikasını Katar’lılara peşkeş çektiniz.

203,493BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Bir milletvekilinin, katıldığı TV programında; “Devletin Ordusu Katar’a satılmış” türünden sözleri nedeniyle Tayyipgiller küplere bindi.

Hakaret üsluplu kınama açıklamaları birbirleriyle yarışıyor. 

Tıpkı 15 Temmuz sonrasında Fetullah iblisini taşlama yarışına girdikleri gibi…

Tayyip Erdoğan; yapılan işlemin satış olmadığını, özelleştirme değil işletme hakkı devri olduğunu, fabrikanın bir Türk şirketi olan BMC’ye işletme devri olarak devredildiğini, Katarlı yatırımcılara satışının kesinlikle söz konusu olmadığını, BMC’nin bazı projelerinde Katarlı yatırımcılarla da ortaklık ilişkisi kurduğunu; ABD’lilerle, Alman’larla, İngiliz’lerle ortaklık yaptığımızda ne oluyorsa Katarlı yatırımcılarla da aynısının olduğunu söyleyerek savunmaya geçti.

Daha doğrusu, kendisinin bile inanmadığı bu sözlerle yine halkımızın aklıyla alay etti.

Bu “şeytan taşlama” yarışı içinde savcılar geri durur mu? 

Hemen durumdan vazife çıkartıp; milletvekili hakkında TCK 301’inci maddesi uyarınca re’sen soruşturma başlatıldığını açıkladı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı.

Yahu, adam bu sözleri hangi anlamda kullandı bir araştırsanız?

Programda sözlerinin ne anlama geldiğini de açıkladı. Ama buna bakan kim?

Reiz kükredi ya bunların da geri durmaması gerekir. 

İyi de Cumhuriyetin savcıları olarak bir de önünüze konulan dosyalardaki suçları soruştursanız.

Bakın, biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak; Adapazarı Tank ve Palet Fabrikasının yasadışı Özelleştirmesinde görev alanlar hakkında “Temel Milli Yararlar Aleyhinde Faaliyette Bulunmak” (TCK m. 305) suçu ile TCK m. 257’de düzenlenen Görevi Kötüye Kullanma, TCK m. 251’de öngörülen Denetim Görevinin İhmali, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinin ihlal ve TCK m. 250’de düzenlenen İrtikap suçları ile ortaya çıkması halinde Zimmet suçlarından soruşturma başlatılması için 15 Ocak 2019 günü koymuşuz Savcılığın önüne dosyayı.

Bu dosya karşısında soruşturma görevini yerine getirmeyen savcılık, milletvekiline re’sen soruşturma açıyor. 

Ülkenin geldiği hazin durum bu, ne yazık ki…

Şimdi Tank Palet Fabrikasına ne olduğuna bakalım?

20 Aralık 2018 Tarihli ve 30631 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile; Adapazarı Tank Palet Fabrikası özelleştirme kapsamına alındı. 31.12.2019 tarihine kadar tamamlanacak özelleştirmenin 25 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi yöntemiyle gerçekleştirileceği duyuruldu.

Fakat bu karardan 6 ay önce, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın emriyle Tank Palet Fabrikası’ndaki iki atölye ve bir boş arazi BMC’ye bedelsiz olarak kiralanmış. Bir hafta önce de  MSB tarafından fabrikaya yeni bir emir gönderilerek, fabrikanın tank bölümünde bulunan imalat atölyesinde 4 bin 200 metrekarelik bir bölüm ile 3 dönüm büyüklüğünde üzeri beton kaplı olan bir arazinin BMC’ye bedelsiz olarak tahsis edilmesi istenmiş.

Böylece 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da öngörülen prosedürlerin hiçbirisine uyulmadan fabrikanın işletimi fiilen BMC’ye teslim edilerek, Ethem Sancak ve ortağı Katar lehine haksız kazanç sağlanmıştır.

Bu karardan bir yıl önce de ana muharebe tankı olarak tanıtılan Altay’ın seri üretimi ve bu tank için motor geliştirme ihalesini BMC “kazanmış”tı. İhaleden sonra BMC’den yapılan açıklamada; Sakarya’nın Karasu ilçesinde yapacağı fabrikada bu tankın üretileceği bildirilmişti. 

Bunun üzerine de BMC’ye; Sakarya’ya yapacağı yatırım için KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, KDV iadesi, yüzde yüz oranında kurumlar vergisi indiriminin de aralarında bulunduğu ‘süper teşvik’ olarak adlandırılan devlet teşviki sağlanmıştı. Ancak her ne hikmetse Ekim ayında BMC; Karasu’daki fabrikasının inşaatı durdurdu. 

Niye?

Tank Palet Fabrikası kendisine fiilen devredilince Karasu’da sıfırdan fabrika kurmak yerine mevcut fabrikanın modernizasyonu ile tank üretimine başlama olanağına kavuşmuş oldu. 

Yani Devletin malı olmuş deniz.

Bu ballı kaymak karşısında niçin sıfırdan fabrika kursunki? Keriz mi adam!?

Bu açık vurgun karşısında, işyerinde yetkili sendika olan Demiryol-İş Sendikası Şube Başkanı Yaşar Yavuz, “Bizim derdimiz, fabrikanın ordu malı olarak kalması. Bunun haricinde hiçbir şey bizi tatmin etmez. Önemli olan, ordunun malının orduda kalması. Katar firmasının buraya girmesini asla istemiyoruz. Bu nedenle mücadelemize devam edeceğiz. Gücümüz neye yetiyorsa o ölçüde mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek işçilerin tavrının açıkladı. 

Ama arkası gelmedi. Belli ki, Tayyip yandaşı genel başkanları tarafından kulağı çekildi.

Yine Tank Palet Fabrikasında görevli bir teknisyen Astsubay “Vatanını ve Milletini seven herkesin elden ele yayması temennisiyle” diyerek sosyal medyadan şu çağrıda bulunmuştu:

“Fabrika, ülkemiz savunma sanayii açısından vazgeçilemez kritik önemde ve tekrar yerine konulması mümkün olmayan STRATEJİK ÖNEMDEKİ bir tesistir.

“10 yıldır sadece prototipi için ALTAY tankına 1 milyar doların üzerinde ülkemizin kaynakları harcanırken, ülkemizde ALTAY tankını az bir yatırımla, 100 kadar yeni işçi alımı yapılarak 6 ayda seri üretimi yapabilecek devletin elindeki tank üretme kapasitesi ve tecrübesi olan tek fabrikamız, hiçbir tank ve obüs üretme yeteneği ve kapasitesi olmayan, adrese teslim alacağı kesin olan Ethem Sancak ve Katar girişimine havale edilmesi kabul edilemez. 

“Aklı başında her firma veya holding bile kendi elindeki pırlanta değerindeki, ekonomiye sağladığı katma değeri olan böyle bir fabrikayı kaptırmamak için uğraşacakken, kendi silahlı kuvvetlerine ve stratejik işbirliği içerisinde olduğu dünyanın diğer silahlı kuvvetlerine üretim ve satış yapmakta olan böyle bir fabrikanın göz göre göre millilikten çıkarılması mantıkla izah edilemez. Kara Kuvvetleri Komutanlığının zırhlı ve tırtıllı araçlarının, tanklarının, Fırtına Obüslerin kalbi elinden alınmaktadır. 

“Ülkemizin, geri dönülmez bir hata zincirinin başlangıcı olan böyle vehametin içine sokulduğunun henüz farkına varılmadığını görmek bizleri derinden üzmektedir. Bu özelleştirme kararından vazgeçilerek, fabrikanın mevcut haliyle Altay Tank projesini alan firmayla, ASFAT AŞ kanalıyla işbirliği ve sözleşme yapılarak, tank üretim sürecinde kullanılmasının daha doğru olacağının dile getirilmesi ve takip edilmesi, yüreği yaralı ve özverili yüzbinlerce savunma işçisi ve memuru tarafından umutla beklenmektedir.”

Gördüğümüz gibi, 50 yıllık savunma sanayi deneyimi olan fabrikada teknik eleman olarak çalışan bu yurtsever askerimiz, fabrikanın özelleştirme adı altında yandaş Ethem Sancak’a ve Katar’a hukuk ayaklar altına alınarak fiilen nasıl devredildiğini ve bu kararları verenlerin, ismini vermeden nasıl vatana ihanet içinde olduklarını çok net biçimde ortaya koymuştur. 

Tabi bu sese kulak veren olmadı, olamazdı. Çünkü onlar vatanı pazarlamakla meşguldü.

Yapılan bu kanunsuzluklar hakkında tarafımızdan yukarıda belirtilen suç duyurusundan başka Danıştay’da iptal davası da açıldı.

Danıştay 13. Dairesi 2019/194 E. Sayılı dosyasında Danıştay Savcısı iptal yönünde mütalaa verdi. Mahkeme ise 11/04/2019 tarihinde dörde karşı bir oyla davamızı reddetti. 

Bu karara karşı tarafımızdan Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edildi. Burası da 2019/2011 E. Sayılı dosyada; tetkik hakiminin ve 15 üyeden 6’sının iptal yönünde görüş bildirmelerine rağmen itirazımızı oy çokluğuyla reddetti. 

Karara muhalif kalan üyeler, özelleştirmenin; 4046 Sayılı Yasaya, 5201 Sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silah Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşları Denetimi Hakkındaki Kanuna, yine 5202 Sayılı Savunma Sanayi Güvenliği Kanununa aykırı olduğuna, ayrıca yetki yönünden de sakat olduğuna ilişkin tam sekiz sayfalık karşı oy yazısı yazmışlardır. Çoğunluk ise hiçbir gerekçe belirtmeden Danıştay 13. Dairesinin kararı usul ve yasaya uygundur diyerek itirazımızı reddetti. Dosya halen Anayasa Mahkemesi’nin önündedir.

Bu özelleştirmeye karşı çıkan Danıştay Savcısı, Tetkik Hakimi ve sayısı az olmayan yargıçlar bulunmaktadır. 

Sonuç olarak; Tank Palet Fabrikası Türk Ordusunun stratejik önemdeki bir tesisidir. Devredilen alelade bir işletme değildir. Bu fabrikanın yabancılara devri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir birliğini özelleştirmekle aynı anlama gelir. 

Tank Palet Fabrikasının BMC paravanıyla Katar’lılara devredilmesi ile ilgili olarak AKP’gillerin bugün yaptığı “vatan-millet-sakarya” edebiyatı sahtedir. Kandırmacadan ibarettir. 

Bir bardak suda fırtına koparmaktalar. 

İki yıldır sustular, şimdi sahte düşmanlar yaratarak saldırıya geçerek halkımızın aklıyla alay etmekteler. Akıllarınca milliyetçi seçmeni konsolide etmek istiyorlar.  

Evet, bu satış açıkça Türkiye’nin milli güvenliğinin Katar’lılara devredilmesidir. 

Bu durumdaki bir ordunun güçlü ve caydırıcı olabilmesi mümkün müdür?

Bu yapılanlar Ordu’yu çökertme girişimidir. Vatana ihanettir. Anayasa ihlalidir. 

 

Yazarın Diğer Yazıları