Umarım yemeğini yalnız yemiyorsundur Bedri Abi

Eski bir Aydınlıkçı olan Ender Helvacıoğlu, Perinçek'in kendi partisini yeterince AKP'li olmadıkları için suçladığı metinin ardından Bedri Gültekin'e el uzatan omuz veren bir yazı kaleme aldı. 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, yakın zamanda hayata gözlerini yuman Amiral Soner Polat’ın adını taşıyan partisinin 11. Genel Kurultayı için bir rapor taslağı kaleme aldı.

Perinçek’in kaleme aldığı, Merkez Karar Kurulu Rapor Taslağında, Vatan Partisi içine yönelik sert eleştiriler yer aldı.

Perinçek’in hedef aldığı isimlerden biri de Bedri Gültekin’di…

Eski bir Aydınlıkçı olan Ender Helvacıoğlu, Perinçek’in kendi partisini yeterince AKP’li olmadıkları için suçladığı metinin ardından Bedri Gültekin’e el uzatan omuz veren bir yazı kaleme aldı.

İŞTE O YAZI:

Bu konuda pek yazmak istemiyordum ama hem yakından tanıdığım insanlar oldukları için hem de metinler yayınlandığı ve medyada haber olduğu için dayanamadım. Perinçek’in kaleme aldığı VP kongre raporunda M. Bedri Gültekin’e ismi verilerek saldırılmasından söz ediyorum.

Bu hareketle yollarımı 16 yıl önce ayırdım. Bu yıllar içinde programın ve politik çizginin ne hale geldiği biliniyor. Eskiden var olan değerler sisteminin ve parti içi geleneklerin de dumura uğramış olabileceğini tahmin ediyorum. Ama yine de Bedri Abi gibi bir karaktere bu şekilde davranılacağını tahmin etmemiştim doğrusu… Bedri Gültekin’in en azından parti müzesinin nadide bir parçası olarak korunacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Demek ki hareketin müzesi bile rahatsız ediyor Perinçek’i ve bugünkü yönetimi. Müzeyi bile boşaltmak istiyorlar. Perinçek, Aydınlık hareketi içinde bir kırıntı biçiminde kalmış olsa bile, müzeye tıkılmış olsa bile her türlü solculuğu yok etmek istiyor demek ki.

Bedri Abi, her şeye rağmen bu hareket içinde kalmayı tercih etmiş olan “son devrimci”dir. Sadece politik duyarlılıklar açısından söylemiyorum bunu. Eski devrimci değerlerin taşıyıcısı olmak ve bu değerlerin bir gereği olarak kişiliğini koruyup biat etmemiş olmak gibi nitelikler açısından da söylüyorum. Yoksa Bedri Abi kadar eski olan bazı isimler vardır harekette; ama onlar bu nitelikte değiller veya bu niteliklerini koruyamadılar ne yazık ki (Bilgi eksikliğinden haksızlık yaptıklarım varsa uyarsınlar lütfen).

Bedri Gültekin, bizim gibi sonraki kuşaklar arasında efsane bir kişilikti. 12 Mart işkencehanelerinde ser verip sır vermemesiyle bilinirdi. Yanlış anlaşılmasın, hiçbir zaman ağzından tek bir övünme sözcüğü bile duymamışımdır bu konuda. Her zaman alçakgönüllülüğüyle, duruşuyla ve çalışkanlığıyla saygı uyandırmıştır. Kısacası, devrimci bir adamdır Bedri Abi.

Perinçek’in Bedri Gültekin’e yönelik saldırısının daha ayrıntılı nedenlerine ilişkin görüşlerim var elbette. Ama burada detaya girmek istemiyorum; belki bir gün yazarız.

İP’ten ayrılış sürecimde, kavgalı-dövüşlü son MK toplantısında, ağır saldırılara uğradıktan sonra verilen yemek arasında benimle aynı masada yemek yeme cesareti (!) gösteren üç kişiden biriydi Bedri Gültekin (diğer ikisi de kaybettiğimiz sevgili arkadaşım Halil Alkan ve Veysel Yıldız’dı).

Umarım bugün yemeğini yalnız yemiyorsundur Bedri Abi…

Perinçek’in Bedri Gültekin’i hedef aldığı bölüm:

Mehmet Bedri Gültekin’in 7 Kasım 2013 tarihli “Dersim konusunda tavır almayalım” önerisi, 29 Aralık 2013 tarihli MKK Kararıyla mahkûm edilmiştir. Partimizin Tunceli Kararı, tarihî önemdedir. Çünkü yaşanan süreci önceden gördük ve Partimizi ABD emperyalizminin Dersim Bölücülüğüne ve Gericiliğine karşı cihazlandırdık. Parti içinde daha o tarihlerde boy gösteren mezhepçi ve bölücü eğilimlere karşı uyanıklığı sağladık.

Partimizin 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi için yayınladığı bildirgeden ‘HDP kapatılsın’ talebinin çıkartılması da Mehmet Bedri Gültekin’in isteği üzerine olmuştur. Seçime birkaç gün kaldığı için Parti içinde bir tartışma yaratmamak için bu talep yerine getirildi. Ancak 22 Eylül 2018 tarihli MKK kararıyla ‘HDP’nin kapatılması konusunda Vatan Partisi saflarındaki yanlışların ve zaafların temizlenmesi için mücadeleyi’ gündemimize aldık. Parti yöneticilerinin görevi, tabanın yanlışlarına teslim olmamak ve doğru eylemi gerekirse tek başına yapmaktır.

Van örgütümüzün seçim bildirisinden, Partimizin “Türk de biziz, Kürt de biziz, Hepimiz Türk Milletiyiz” diye özetlediği millet tanımının çıkartılması talimatının da aynı arkadaştan gelmesi, hatanın köklü ve derin olduğunu göstermiştir.”

Halkweb Haber Merkezi

 

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Abdüllatif Şener’de Erdoğan’a: Eski bir arkadaşı olarak uyarıyorum, hiç yorma kendini, başın ağrır!

Eski AKP kurucularından ve CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin Hazine'ye devredilmesinin büyük bir hata olacağını söyledi. “Erdoğan'a eski bir arkadaşı olarak tavsiyem, yanlış işlerle uğraşıp başına bela almasın” diyen CHP'li Şener, “Tayyip Erdoğan'ın bankalara ve paralara çok özel merakı var. Bu yüzden nerede bir para kaynağı varsa Tayyip Erdoğan oraya uzanıyor” dedi.

İmamoğlu’na açılan davada video skandalı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Ordu Valisi'nin kendisine hakaret edildiği iddiasıyla açtığı davanın ilk duruşması yapıldı. Mahkeme hakimi duruşmada video kaydını izletti ve İmamoğlu'nun Vali Yavuz'a yönelik, 'vali itlik yapmıştır' dediğinin duyulduğunu tutanağa geçirtti. İmamoğlu'nun avukatı tanıklar dinlenilmeden ifadelerin tutanağa geçirilmesinin, "önceden görüş bildirmeme ilkesine" aykırı olduğu ve hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürdüğü gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu.

AKP’den CHP’nin İş Bankası hisselerine ilişkin açıklama

AKP Grup Başkan Vekili Mehmet Muş, CHP'nin İş Bankası'nda bulunan hisselerinin hazineye devri tartışmalarıyla ilgili açıklama yaptı.

Bir ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ AKP’dir açıklaması da SP liderinden

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un, 'FETÖ'nün siyasi ayağı' tartışmalarında AKP'yi işaret etmesi ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha açık bir şekilde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın adını zikretmesinin ardından, benzer bir açıklamasa da SP lideri Temel Karamollaoğlu'dan geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine Rusya’dan yalanlama: Putin böyle bir emir vermedi

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'Rusya'nın en üst düzey asker kadrosunun Libya'da Wagner'e bağlı güçleri bizzat yönettiği' yönündeki açıklamalara yanıt verdi.
209,676BeğenenlerBeğen
4,903TakipçilerTakip Et