Cuma / 25 Eylül 2020

Ücretsiz izin uygulaması varsa işten çıkarma yasağının bir anlamı yoktur

Mehrali Yücedağ yazdı...

205,664BeğenenlerBeğen
8,586TakipçilerTakip Et

Bir buçuk metrelik mesafe ve bir maske ile her şey normalleşiyor.

Kafeler, sinemalar, AVM’ler, oteller açıldı. Toplu taşıma araçları ful kapasite çalışıyor. Uçaklar seferlerine başladı. İstanbuldan Ankaraya gitmekte olan falanca turizmin sayın yolcuları, otobüsümüz çoktan kalktı.

Ama çalışma yaşamımızda alınan kararlar bir türlü normalleşmiyor. Diyeceksiniz ki sendikal faaliyetlerin askıya alınması kaldırıldı. Öylede sendikalar normalleşmiyor. Asli görevlerine dönmüyorlar, dönemiyorlar. (Pandemi süreci ile alakası yok bu durumun)

14 Temmuz 2020’de Meclise sunulan yasa teklifi komisyondan geçti. Covid-19 nedeniyle çalışma yaşamında daha çok işverenler lehine uygulanan bazı tedbirlere yenileri ekleniyor.

Yasa,işverenleri güldürüyor, işçiye ise ağır yükler getiriyor.

AKP, Mini İstihdam Paketi adı altında yapılan düzenlemeyle işten çıkartma yasağını ve ücretsiz izin uygulamasını 30 Haziran 2021’e kadar sürdürmek istiyor.

Kısa çalışma ödeneğinde ise uygulama 31 Aralık 2020’ye kadar tanınmış olan uzatma yetkisinin sektörel olarak da ayrı ayrı kullanılmasına olanak tanınıyor.

Ücretsiz izin varken neylesin kısa çalışma ödeneğini parababaları.

Ücretsiz izin nedir? İşçiye ücret ödenmeden izne gönderilmesidir.

İşten çıkartmanın yasak olması nedir? İşçilerin işten çıkartılamamasıdır. İşçi ücretsiz izine gönderilir ama patronda işçi atamaz. Birbiriyle çelişen iki durum. Hem işten çıkartmak yasak olacak ama öbür tarafta ücretsiz izine işçi gönderilecek. Nasıl olacak?

Bir işverenin işleri kötü gitti diyelim. Zarar ediyor. Bu durumlarda parababalarının ilk işi işçi işten atmak olur. Ama işçiye kıdem tazminatı verip öyle çıkışını yapması gerekir. Olmaz(dı),zarar ediyorum diyor çünkü. Ücretsiz izine göndermek daha mantıklı. Ama oda olmaz(dı). Ücretsiz izine göndermesi için işçilerin olurunu alması lazım(dı). İşçi kabul etmez(di).

Bir yolu olmalıydı.

Öyle bir yol olmalı ki kimse karşı çıkamamalı. İşte o yol bulundu.

İşten çıkarma yasak olacak ama pandemi koşulları nedeniyle işçiler ücretsiz izne gönderilebilecek. İşten çıkarmanın yasak olmasını sendikalarda, işçilerde ister. Bazı sendikacılar bu yasakla çok mutlu oldu. Neredeyse biz bastırdık, işten çıkartılmayı yasaklattık diyecek oldular. Ama işten çıkarmanın yasaklanmasının ne anlama geldiğini kısa zamanda anlamayanlarda anladı.

Ama o arada kıdem tazminatı ödemeden, işçinin olurunu almadan işçiler ücretsiz izine gönderilmeye başlandı. Ücretsiz izin uygulamasının süresi 2020 Nisan ayında önce üç ay, gerekirse üç ay daha uzatılabilecek şekilde yasalaştı.

3 ay deyip geçmeyin, 3 ayda çok şey değişir. Şimdiden değişti bile. 3 ay, 6 aya kadar uzatilabilirden, 30 Haziran 2021’e kadar uzatılabilire döndü.

İşçileri ücretsiz izne gönderme şartlarına hiç değinmeyelim. Ücretsiz izin hakkını elinde bulunduran parababaları kılıfına uydururlar.

Ücretsiz izin ama ücret veriliyor. Verilmesin demiyorum yanlış anlaşılma olmasın. Ücret veriliyorsa, adı ücretsiz izin olmaz. İşçiler ücretsiz izine gönderiliyorsa işten çıkarmanın yasak olmasının bir anlamı kalmaz.

Anlatmak istediğim şudur.

Ücretsiz izine patron gönderiyor ama işsizlik sigortasi fonunda işçilere 1168 TL ödeniyor. Yani işçinin parası işçiye ödeniyor. Bunun anlamı parababaları açısından ücretsiz izindir. İşçiler için ise işsizliğe geçiş sürecidir. Ve işçiler üzerinde yeni bir baskı aracıdır. İşverene karşı hak arayışına giden işçiler kendini ücretsiz izin de bulabilir. Bu durumda işçiler sendiklaşabilir, örgütlenebilir mi? Hayır.

AKP’nin Mini İstihdam Paket ile İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarından işverenlere yeni teşvikler aktarılıyor.

Diyelim ki kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin uygulamasına tabi olan işçiler işine geri döndü. İşverene SGK prim desteği verilecek. İşverenlerin SGK primleri, işveren- işçi payı 31 Aralık 2020’ye kadar bir defaya mahsus, 3 ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonunda karşılanacak. Oda yetmiyor. İşverenlerin 13 milyarlık SGK borcu da İşsizlik Sigortası Fonunda karşılanacak.

Haydi, işverenler pandemi sürecinde zarar etti diyelim. Sonra o işverenler durumu düzeltti yada normal çalışma düzenine geçti. SGK primleri karşılanıyor, borçları kapatılıyor. Peki bu süreçte işçilerin gelirleri düştü bundan dolayı biriken borçları, uğradığı maddi manevi zararlar neden karşılanmıyor? Hani koronavirüs herkese eşit davranıyordu?

Ama bitmiyor, ücretsiz izne ayrılan işçiler 1168 TL ile geçinemiyorum bir iş bulup çalışayım dedi. Dediği andan itibaren kıdem tazminatını unutması gerekecek. Bunun anlamı kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasının alt yapısının oluşturulmasıdır.

Paket mini ama yok yok.

50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde ve kamu kurumlarında iş sağlığı ve İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu 3.5 yıl daha öteleniyor.Koronovirüsten dolayı hayatını kaybeden işçiler iş kazası statüsünde daha önce çıkartılmıştı. Yani işçiler ağır koşullarda hiçbir önlem alınmadan çalışmaya devam edecek.

Maden işçilerinin talepleri karşılanmıyor. Göstermelik düzenlemelerle geçiştiriliyor.

İşten çıkartmak yasak. Ne güzel bir söylem.

İşten çıkartmanın yasak olmasının da amaları var. İşveren, 4857 sayılı iş kanunun 25/2 maddesin deki ‘ahlak ve iyi niyete uymayan nedenler’ gerekçe göstererek işçileri işten çıkartmaya devam edecek. Ki onunda kapsamı Mini İstihdam Paketi ile genişletiliyor.

Adı Mini İstihdam Paketi ama işçilere ağır yükler getiriliyor.

Sözün özü, ücretsiz izin uygulamasi bir yıl daha uzatılıyor. Ama işten çıkartmak yasak. Bir anlamı var mı sizce?

Mehrali Yücedağ

Serbest Kürsü

Devrim kurumundan karşı devrimci odak olmaya Diyanet!

Mithat Çelik yazdı...

Merkez Bankası faizi yükselttiği halde niçin sonuç alamıyor?

Mahfi Eğilmez yazdı..

Türkiye solu neden işçilerle bağ kuramıyor?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Ne olacak şimdi?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Gündem

Gözaltı haberleri sonrası Tanrıkulu’ndan tepki : ” Saraya düğün hediyesi”

Bu sabah yapılan gözaltılar Saray’a düğün hediyesidir

Rabia Naz’ın ölümüyle ilgili yeni ses kaydı ortaya çıktı

Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili ortaya çıkan yeni ses kaydından, 112 Acil Çağrı Merkezi ile Rabia Naz'ı hastaneye götüren ambulans sürücüsü arasında geçen konuşmada sürücünün, “Büyük ihtimalle araba vurup kaçmış” dediği duyuluyor.

RTÜK’ten Fox TV’nin dizisine o inceleme

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), FOX TV'de yayınlanan "Kimsesizler" adlı diziyle alakalı inceleme başlatıldığını duyurdu.

Ahmet Hakan : Kılıçdaroğlu hasımlarını güldürüyor, dostlarını ise çıldırtıyor…

Böyle bir ortamda dostlarını çıldırtıp hasımlarını güldüren bir ana muhalefet lideriyle uğraşmamak... İktidara yapılabilecek en büyük kıyaktır.

Berat Albayrak, Barış Terkoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, OdaTV Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.