HALKWEBYazarlarTürkülerle Yaşayan Hafıza: Aleviliğin Tarih ve Direniş Öyküsü

Türkülerle Yaşayan Hafıza: Aleviliğin Tarih ve Direniş Öyküsü

Madımak’tan günümüze, topluluk acısı ve kültürel direnci anlatan bir yolculuk..

0:00 0:00

Türkiye tarih boyunca farklı etnik, dini ve kültürel kimliklerin bir arada yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Bu mozaikteki en dikkat çekici topluluklardan biri de Alevilerdir. Alevilik sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir kültür ve toplumsal kimliktir. Ancak Türkiye’de Alevi olmak tarihsel ve güncel olarak birçok zorlukla iç içe geçmiştir.

Tarihsel Travmalar ve Katliamlar

Alevilik Osmanlı’dan günümüze uzanan süreçte sık sık baskı ve ötekileştirmeye maruz kalmıştır. Yavuz Sultan Selim döneminde Safevilerle olan savaşlar sırasında Anadolu’daki Aleviler özellikle Şahkulu İsyanı sonrası hedef alınmış, on binlerce kişi öldürülmüş ve köyler yakılmıştır. Cumhuriyet döneminde Dersim’de on binlerce Alevi, Kürt ve Zaza askeri operasyonlar sonucunda katledilmiş, köyler yakılmış ve topluluklar sürgüne gönderilmiştir. Kahramanmaraş’ta 1978 yılında Alevi mahallelerine yönelik saldırılarda yüzlerce kişi yaralanmış, 100’den fazla kişi hayatını kaybetmiştir. Çorum olaylarında 57 kişi ölmüş ve 200’den fazla kişi yaralanmıştır. Sivas Madımak Otelinde 33 Alevi aydın, sanatçı ve yazar radikal gruplar tarafından yakılarak hayatını kaybetmiş; bu olay Alevi topluluğu için en trajik sembollerden biri olmuştur. Bu tarihsel travmalar, Alevilerin günümüzdeki toplumsal görünürlük, eşit haklar ve güvenlik taleplerini şekillendiren temel unsurlardan biridir.

Alevilik ve İktidar Çatışması

Alevilik tarih boyunca merkezi otoriteler ve iktidar yapılarıyla sık sık çatışma yaşamıştır. Bunun başlıca nedenleri teolojik ve ideolojik farklılıklar, Ali ve On İki İmam’a bağlılık, cem törenleri ve dedelik sistemi gibi özerk yapılar merkezi otoriteye sorgulayıcı ve eleştirel bir bakış açısı oluşturmuştur. Toplumsal özerklik, eşitlikçi ve dayanışmacı bir yaşam biçimi benimsemiş, merkezi otoritenin dayattığı vergi, askerlik ve kurallara karşı zaman zaman direniş göstermiştir. Tarihsel olaylar (Şahkulu İsyanı, Celali isyanları ve diğer ayaklanmalar) Alevilerin merkezi iktidarla gerilimlerini somutlaştırmıştır. Kültürel ve politik özerklik, Cemevleri, aşık ve dedelik geleneği topluluğa hem manevi hem de sosyal özerklik sağlamış; bu bağımsızlık merkezi otoriteler tarafından tehdit olarak görülmüştür. Bu nedenlerle Alevilik tarih boyunca iktidarlarla kavgalı bir topluluk olarak algılanmış ve bu çatışmalar toplumsal baskı ve katliamlarla sonuçlanmıştır.

Kültürel Miras ve Ozan Geleneği

Alevilik Anadolu kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Cem törenleri, aşıklar ve deyişler aracılığıyla topluluk inanç ve tarihini kuşaktan kuşağa taşır. Bu bağlamda bağlama, Alevi kültürünün hem simgesi hem de ibadet aracı olarak öne çıkar. Pir Sultan Abdal, halkın diliyle toplumsal eleştiri ve eşitlik mesajları vermiş, Türkçeyi halk katmanına taşımıştır. Hacı Bektaş Veli, insan sevgisi ve hoşgörü mesajlarını Anadolu halkıyla buluşturmuş, halk dilini yaygınlaştırmıştır. Nesimi, tasavvufi şiirleriyle halk arasında derin bir etki bırakmıştır. Mahsuni Şerif, modern dönemde toplumsal adalet ve eşitlik temalarını türkülerle halka taşımış, Türkçeyi halk diliyle zenginleştirmiştir. Neşet Ertaş, bağlama ve bozlak geleneğiyle Anadolu kültürünü geniş kitlelere ulaştırmış, Alevi kültürünü görünür kılmış ve Türk halk müziğine kalıcı katkılar sağlamıştır. Bu ozanlar, sadece Alevi topluluğu için değil, tüm Anadolu halkı için kültürel hafıza ve toplumsal değerlerin taşıyıcısı olmuştur.

Türkiye’de Alevi Nüfusu ve Mezhebi Farklılıklar

Türkiye’de Alevilerin nüfusu tahmini olarak %10-15 civarındadır. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşırlar. Alevilik, klasik Şiilikten ritüel, ibadet ve toplumsal örgütlenme açısından farklıdır; cem töreni, dedelik ve aşık geleneği gibi özgün yapıları vardır. Nusayrilik (Alawiler) ise Suriye ve çevresinde yaşayan kapalı bir mezhep olup Türkiye’deki Alevilerle coğrafi ve inançsal olarak farklıdır.

Alevilerin Sorunları

Aleviler tarih boyunca baskı ve ötekileştirme ile karşı karşıya kalmış; bu durum günümüzde çeşitli sorunlar olarak devam etmektedir. Alevilerin sorunları genel olarak şu şekilde özetlenebilir:

İbadet ve Din Özgürlüğü: Cemevlerinin resmî statüye sahip olmaması ve Diyanetin Aleviliği temsil etmemesi

Eğitim ve Kültürel Görünürlük: Müfredatta Alevilik hakkında yeterli bilgi bulunmaması ve genç kuşakların kültürel mirası öğrenememesi

Tarihsel Travmaların Tanınmaması: Dersim, Maraş ve Sivas katliamlarının resmî olarak tanınmaması

Toplumsal Önyargılar ve Ayrımcılık: İş yaşamı ve sosyal ilişkilerde önyargı ve ayrımcılık

Siyasi Temsil ve Haklar: Devlette yeterli temsilin olmaması ve Alevi taleplerinin dikkate alınmaması

Maddi ve Kurumsal Destek Eksikliği: Cemevleri ve kültürel faaliyetlere düzenli destek sağlanmaması

Aleviler tarih boyunca merkezi otoriteler ve iktidar yapılarıyla çatışmış ve eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerini korumak için toplumsal mücadele vermiştir. Bu tarihsel ve kültürel miras aynı zamanda Alevilerin siyasi tercihlerini de etkilemiştir. Aleviler tarihsel baskı ve ayrımcılık deneyimleri nedeniyle genellikle sol ve sosyal demokrat partilere yakın olmuşlardır. Eşitlik, paylaşım ve adalet, Alevi inanç ve kültürünün temel değerleri arasında yer alır. Sol siyaset de toplumsal eşitlik, gelir dağılımında adalet ve dezavantajlı grupların haklarının korunması üzerine kurulu olduğundan Aleviler kendilerini bu partilerde daha güvende ve temsil edilmiş hissederler. Laiklik, inanç özgürlüğü ve azınlık haklarının korunması konularında sol partilerin daha kararlı duruş sergilemesi, Aleviler için güvenli bir zemin oluşturur. Cem törenleri, dedelik ve aşık geleneği gibi kültürel yapılar toplumsal dayanışmayı öne çıkarır ve sol siyasetin kolektif yaklaşımı ile doğal bir paralellik gösterir. Son olarak, sağ ve muhafazakar partilerin Alevi temsil ve taleplerini genellikle göz ardı etmesi de topluluğu sol ve sosyal demokrat partilere yönlendiren önemli bir faktördür.

Çözüm Önerileri

Alevi topluluğunun sorunlarına yönelik çözüm önerileri, tarihsel ve kronolojik mantıkla şu şekilde sıralanabilir:

  1.  Tarihsel travmaların tanınması: Dersim, Maraş ve Sivas katliamlarının resmî olarak tanınması ve mağdurların ailelerine adaletin sağlanması
  2.  Cemevlerinin resmî tanınması: İbadethane statüsü verilmesi ve idari altyapının güçlendirilmesi
  3.  Eğitimde kültürel görünürlük: Okullarda Alevilik tarihinin ve kültürünün müfredata eklenmesi ve kültürel projelerin desteklenmesi
  4.  Devlet kademelerinde temsil: Alevi temsilinin artırılması ve siyasi karar mekanizmalarına katılımın sağlanması
  5.  Maddi ve kurumsal destek: Cemevlerine mali ve idari destek sağlanması ve kültürel faaliyetlerin düzenli desteklenmesi
  6.  Ayrımcılığa karşı hukuki ve toplumsal önlemler: İş yaşamı ve sosyal ilişkilerde ayrımcılığa karşı hukuki düzenlemeler ve farkındalık çalışmaları

Alevilik ve Siyaset

Alevilik Türkiye’de partilerle ilişkilerinde hak, temsil ve görünürlük talepleri üzerinden hareket etmiştir. CHP, laik ve eşitlikçi politikaları nedeniyle Aleviler tarafından tarihsel olarak desteklenmiş; ancak parti içinde temsil ve kültürel haklar konusunda eksiklikler görülmüştür. AKP, muhafazakar politikalar izlediğinden Alevilerle ilişkisi karmaşık olmuştur; ekonomik ve yerel projelerle etkileşim sağlansa da ibadet ve temsil hakları konusunda güven sorunu devam etmiştir. Diğer partiler (HDP ve Kürt siyasi hareketi), özellikle Kürt Aleviler için temsil kanalı oluştururken, MHP ve Saadet Partisi Aleviler üzerinde sınırlı etkiye sahiptir. Genel olarak Aleviler, laik, demokratik ve eşitlikçi politikaları benimseyen partilere yönelmiş; dini çoğunluk ve merkezi otoriter çizgideki partilere temkinli yaklaşmıştır.

Kılıçdaroğlu ve Aleviler

Kılıçdaroğlu, CHP liderliği döneminde Alevi topluluklarıyla daha görünür ve yakın bir diyalog kurmuştur. Cemevlerinin ve Alevi kültürel etkinliklerinin görünür hâle getirilmesi, Alevi kökenli milletvekili ve parti yöneticilerinin artması ve laik, eşitlikçi mesajlarla toplulukta güven yaratılması önemli etki alanlarıdır. Eleştiriler, parti içi temsil ve katliamlarla ilgili açıklamalar bazen yetersiz bulunmuş; bazı Alevi aktivistler adımların yeterince hızlı olmadığını belirtmiştir.

CHP Yönetimi Sorunlarının Alevilere Yansıması

CHP içinde lider ile yönetim arasındaki gerilimler, Alevi topluluğunda güven kaybı ve temkinli tutum yaratabilir. Kurultay ve delegelik süreçlerinde Alevi temsilinin gölgelenmesi olasılığı vardır. Medyada yansıyan çelişkili mesajlar, toplulukta politik algıyı etkileyebilir. Aleviler CHP’ye destek vermeye devam etse de lider ve yönetim arasındaki krizler, siyasi bağlılık ve güven algısı üzerinde etkili olmaktadır.

Kılıçdaroğlu Sonrası Yolsuzluk İddiaları ve Alevi Seçmen

Kılıçdaroğlu genel başkanlığı bıraktıktan sonra Özgür Özel ve ekibi üzerinden gündeme gelen yolsuzluk iddiaları, Alevi topluluğu üzerinde dolaylı ama ciddi etkiler yaratmaktadır. Yolsuzluk iddiaları, Alevi seçmen arasında CHP’nin temsil ve güvenilirlik algısını olumsuz etkileyebilir. İddialar, toplulukta temkinli ve sorgulayıcı bir yaklaşımı artırabilir. Parti içi krizler, Alevi seçmenin politik algısını etkileyen çelişkili mesajlara yol açabilir. Aleviler, CHP’den şeffaflık ve hesap verilebilirlik talep ederken yaşanan gelişmeler, siyasi eleştiri ve temkinli duruş yaratır.

Türkiye’nin demokratikleşmesi Alevilerin haklarını almasına bağlıdır

Son yıllarda Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurularak, Alevi topluluklarının kültürel ve ibadetle ilgili meseleleri devlet güvencesinde desteklenmeye başlanmıştır. Bu gelişme, Alevi kültürünün resmî kurumsal zeminde görünürlüğünü artıran önemli bir adımdır; ancak topluluk içinde tartışmalı noktalar da mevcuttur.

Türkiye’de Alevi olmak, tarihsel bilince, kültürel mirasa ve toplumsal hak mücadelesine işaret eder. Katliamlar, önyargılar ve görünmezlik karşısında Aleviler, kültürel ve toplumsal değerlerini yaşatmış, eşitlik ve adalet mücadelesini sürdürmüştür. Alevi ozanları ve halk müziği geleneği, Türk kültürüne ve Türkçeye kalıcı katkılar sağlamış, toplumsal dayanışmayı güçlendirmiştir. Alevilik, tarih boyunca iktidarlarla çatışmış; özerk yapısı ve eşitlikçi yaşam biçimi nedeniyle merkezi otoritelerle gerilim yaşamıştır. Günümüzde Aleviler, siyasi partilerle ilişkilerini hak, temsil ve kültürel görünürlük talepleri üzerinden sürdürmekte; Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimiyle yaşanan süreçler ile son dönem yolsuzluk iddiaları, toplulukta güven ve siyasi bağlılığı doğrudan etkilemektedir. Gelecekte Türkiye’nin demokratikleşmesi, toplumsal barışın sağlanması ve kültürel çeşitliliğin korunması, Alevi topluluğunun haklarının tanınması ve görünürlüğünün artırılmasına bağlıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI