Türkan Saylan şimdi de Almanyalı çocuklarımıza mı dokunuyor?

Almanya’daki Türk kadınlarının önemli bir kısmı her alanda düşük profile sahipler, dolayısıyla da birçok cephede mücadele etmek zorunda bırakılıyorlar. Haksızlığa, baskıya, dini-kültürel-cinsiyetçi ve geleneksel dayatmacı anlayışa, eşit olmayan muameleye maruz kalıyorlar.

Bir yanda işsizlik, ırkçılık, ayrımcılık, dil ve uyum sorunları ile boğuşurken diğer taraftan töre ve namus cinayetlerine, zorunla evliliklere de kurban olmaya devam ediyorlar.

Sözün kısası Türk kadını 21’inci yüzyılda, Avrupa’nın göbeğinde göçmen kökenli olmanın da verdiği ezilmişlikle kimlik ve varlık savaşı vermeyi sürdürüyor.

EĞİTİMSİZ VE İŞSİZ

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Araştırmacısı Ali Sökmen tarafından bundan 8 yıl önce hazırlanan bir  değerlendirme Almanya’daki göçmen grupları içinde en eğitimsiz ve en az çalışan grubun Türk kadınları olduğunu gözler önüne seriyor.

HER İKİ TÜRK KADININDAN BİRİ

Zorunlu evlilikler cephesine gelirsek…

Kadın hakları mücadele örgütü “Terres De Femmes yönetim kurulu üyesi de olan, sosyolog ve yazar Necla Kelek Almanya’da her iki Türk kadınından birinin, yani ülkedeki Türk kadınlarının yarısının zorunlu evlilikler içinde bulunduğuna dikkat çekiyor.

YILDA 3 BİN ÇOCUĞA EVLİLİK TEHDİDİ

Federal Alman Aile Bakanlığı’nın 2018 yılında yayınladığı bir rapora göre Almanya’da her yıl yaklaşık 3 bin kız çocuğu zorunlu evlilik tehdidi ile karşı karşıya. Bakanlık bu rakamın sadece danışma merkezlerine gidebilen kızları temsil ettiğini de vurguluyor.  Anlaşılan kayıtlara geçen zorla evlendirilen kızların sayısı buzdağının sadece görünen kısmı.

GÖÇLE NAMUS CİNAYETLERİNİ DE ALMANYA’YA TAŞIDIK

Töre ve namus cinayetlerine  de bakalım…

Göçle birlikte töre ve namus cinayetlerinin Almanya’nın da gündemine taşındığına sık sık tanık oluyoruz. Alman mahkemelerinde her yıl ortalama 12 “töre” saikiyle işlenen cinayet davası görülüyor mesela.

ANADİLİ ÇIKMAZI

Almanya’da 3 milyondan fazla Türkiye kökenli insan yaşıyor. Türkiye’den beyin göçü ile birlikte ülkedeki “Türkçelilerin” sayısı yükseliyor. Buna karşılık Türkçe sönümleniyor. Türkçe gazeteler okunmuyor, Türkçe radyo ve televizyon kanallarındaki İstanbul merkezli programlar yeni kuşak Türklerin ilgisini çekmiyor. Konsolosluklar himayesindeki Türkçe derslerine ilgi eriyor. Türkçe yok oluyor.

İMAMLAR TÜRÇE DERSİ VERMEYE KALKIYOR

Anadilini iyi ve doğru konuşamayan Türkler ikinci dili de doğru kullanamıyor. Dil problemi eğitim ve iş olanakları önünde ise büyük engel oluşturuyor. Hal böyleyken Almanya’da Türk Dili ve Türk Kültürü dersleri, anadili eğitimi alarm veriyor. Dil konusunda Türk çocukları adeta kaderlerine terk ediliyorlar. Türkçe derslerinin cami derneklerinin çatısı altında yapılma hesapları, Türk toplumunu tedirgin ediyor. Bu durum kız çocuklarının durumunu daha da zorlaştırıyor. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) derneklerinde imamlar Türkçe dersi vermeye kalkıyor. Türkçe’nin Almanya’da seçmeli zorunlu yabancı dil dersi statüsünde müfredata alınması sağlanana kadar Türkçenin alarm derecesi “kırmızıda” kalacağa benziyor.

Almanya’daki Türk kadının içinde bulunduğu çıkmazı tersine çevirecek daha çok araştırmaya, yasalara,  programlara, politikalara, teşviklere ihtiyaç var mutlaka. Buna karşılık sivil hareket ve kadın-erkek dayanışmasının gücünü de unutmamak gerekiyor.

ÇYDD Baden-Württemberg Başkanı Ahmet Gül Almanya’da Türkan Saylan Eğitim Merkezi kurmayı hedeflediklerini dile getirdi. ÇYDD Essen Başkanı Sevinç Ekinci de işbirliği sözü verdi.

 

ÇAĞDAŞ KADINLARIMIZ VE ROL MODEL

Peki, Türkiye’nin çağdaş kadınları, onların rol modelleri, acaba Almanyalı Türk çocukları, gençleri tarafından da, üstelik tablo bu kadar karanlıkken, kabul görür mü dersiniz?

Kim derdi ki, Anadolu’nun en yoksul kesimindeki kız çocuklarına ışık olan Türkan Saylan yıllar sonra Avrupa’daki Türk kız çocuklarının ve genç kızların da elinden tutacak…

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Almanya örgütlenmelerinin yöneticileri yeni dönemde genç kızların hem Türkçe’yi hem de Almanca’yı iyi konuşan çağdaş, eğitimli ve güçlü bireyler olması için  çeşitli projeleri dillendirmeye başladılar bile.

TÜRKAN SAYLAN EĞİTİM MERKEZİ

ÇYDD Baden-Württemberg’in şubat ayı başında düzenlediği Türkan Saylan’ı anma ve anlama programında yazar Ayşe Kulin ve ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel 300’e yakın kadın, erkek, genç, yaşlı ile bir araya geldi.

ÇYDD Baden-Württemberg Başkanı Ahmet Gül cami cemaatlerinin eline geçmeye başlayan Türkçe derslerine yönelik kaygılarını aktardı, Almanya’da Türkan Saylan Eğitim Merkezi kurmayı hedeflediklerini dile getirdi. Açıklamaya ilk destek ÇYDD Genel Başkanı Ayşe Yüksel’den geldi. ÇYDD Essen Başkanı Sevinç Ekinci de işbirliği sözü verdi.

TÜM DÜNYA ÖRNEK ALABİLİR

Programın ardından Ayşe Hoca’ya aynı soruyu yönelttik: “Almanya’daki çocuklarımız Türkan Saylan’ı rol model olarak alabilir mi? Alması için ne yapmak gerekir?”

Saylan’ın 30 yıllık yol arkadaşı Yüksel  11 yıl önce Ergenekon kumpasında gözaltına alınan 90 kişinin arasındaydı. Meşaleyi Türkan Saylan’dan devralan ve sekiz ay önce ÇYDD Genel Başkanlığı’na seçilen Türkiye Cumhuriyeti’nin aydın, güçlü ve mücadeleci kadını Ayşe Yüksel kadın-erkek fırsat eşitliğine büyük önem verdiklerine ve ÇYDD’nin gündeminde tuttuklarına vurgu yaptı.

Türkiye’nin iki aydını, güçlü ismi, çağdaş kadınları hafta sonunda Stuttgart’taydı: Türkan Saylan’ı en iyi anlatan, biyografi ustası Ayşe Kulin ve Saylan’ın 30 yıllık yol arkadaşı, Ergenekon kumpası mağdurlarından ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel. Cesaret aşıladılar, insanımıza borcu anımsattılar, Almanya projelerini de müjdelediler.

 

KADINA ÖZEL ORTAK PROJE

Rol model sorusuna yanıtı şöyle oldu: “Türkan Saylan kendisini  ‘Ben Mustafa Kemal Atatürk’ün kızıyım’ diye tanımlardı. Yaptıkları yazdıkları sadece Almanya’daki kadınlara değil dünyadaki bütün kadınlar için örnek olabilir. Çocuklarımızın küçük yaştan itibaren hayatın her alanında kadınlarla erkeklerin eşit olduğunu içselleştirerek yetişmesine gayret gösteriyoruz. ÇYDD Almanya yapılanmalarının da önerileriyle birlikte Almanya’da yaşayan çocuklar, gençler ve kadınlar için ortak projeler gerçekleştirmek istiyoruz.”

“KIZLARIMIZ TARİKATLARIN ELİNE DÜŞTÜ”

Toplantı sonrası sorularımızı yanıtlayan bir diğer isim ise Türkan Saylan’ı en iyi anlatan kitabın da yazarı olan biyografi ustası Ayşe Kulin oldu. Ayşe Kulin  özellikle anadil eğitimi ile ilgili kaygılarını dile getirdi:

“Evlerde çocuklarınızla Türkçe konuşun. Çevrenizdeki okullarda hafta sonlarında okulların dershanelerini kullanın. Çocuklarınıza Türkçe masallar, şiirler okuyun. Tük tarihini, kültürünü, Atatürk devrimlerini anlatın. Türkçeyi yaşatmanın bir sürü yolu var. Çok iyi Almanca konuşan bir kuşak var. Onlar çocuklarıyla Türkçe konuşmazsa bu iş olmaz. Ayrıca Almanya’daki Türklerin görevi anadillerini korumaktır. Türkiye hükümetleri, bizler Almanya’daki kuşaklara sahip çıkamadık. Kızlarımız, çocuklarımız tarikatların ellerine düştüler. Tarikatlarla hurafelerle hiçbir yere gidemezler. Bu Türkiye’nin Türk toplumunun sonu demektir. Alarm zilleri çalıyor. Her çocuğun hangi dinin veya ırkın mensubu olursa olsun kesinlikle çağdaş eğitime ihtiyacı vardır. Bu görevi okulların dışında hiç bir kurum üstlenmemelidir.”

GELECEĞİN TÜRKAN SAYLANLARI MI?

ÇYDD Türkiye’de geçmişten bu yana 89 binin üzerinde kız öğrenciye burs ve eğitim imkanı sundu. Almanya örgütlenmeleri de Türkiye’ye burs desteği aktarıyor. Hedef 100 bin kız öğrenci. Ancak görülen o ki projektörler şimdi Almanya’daki Türkiye kökenli kız çocuklarına dönüyor. 60 yıldır ilgi ve sevgiye susayan kız çocuklarına…

Almanya’da geleceğin Türkan Saylanlarını yetiştirmek hiç de kolay iş değil. Ama emin olun burada karanlığa kibrit çakmak isteyen yeterince cumhuriyet çocuğu var.

IŞIN TOYMAZ – STUTTGART

1 Yorum

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

208,730BeğenenlerBeğen
7,627TakipçilerTakip Et