Tıpkı kuş gribi gibi bir de ıspanak krizimiz oldu…

Tacettin Çolak yazdı...

AKP’giller; yaklaşık on dört yıl önce de halkımızı “kuş gribi” ile yatırıp, “kuş gribi” ile kaldırıyordu.

Bazı tavuk çiftliklerinde görülen vakalara önlem almak ve gerçekten hasta olan tavukları itlaf etmek yerine, Anadolu’daki köylülerimizin gezen tavuklarını bile canlı canlı torbalara doldurup kireç kuyularına gömmüşlerdi.

O günlerde vahşet haline gelen tavuk itlafları televizyonların birinci haberi halindeydi.

İlçe-İl Tarım Müdürlüklerinde kurdukları “itlaf ekipleri” ile nerede bir tavuk varsa anında itlaf ediyorlardı.

Böylece tavuk üretimi ve tüketimi durma noktasına gelmiş, emekçi halkımızın en ucuz protein kaynağı olan tavuk ve yumurtaya büyük bir darbe vurmuşlardı. Yerli üreticiler iflas etmişti.

İşin vahimi, “Dünyada insanlara kanatlı ürünlerinin tüketimiyle bulaşan kuş gribi vakası yok” diyen bilim insanlarına kimse kulak asmadı.

Yani AKP’giller medya eliyle “kuş gribi” vakalarını abartarak köylerimizde tavuk bırakmayarak yabancı tavuk tekellerinin önünü açmış oldu.

Sonra ne mi oldu?

Tavuklar yok edilince, birkaç yıl içinde kırsal alanlarımız kene istilasına uğradı. Bu kez de insanlarımız kene ısırmasıyla bulaşan Kırım Kongo hastalığından hayatını kaybetmeye başladı.

Özetçe, keneleri yiyen tavukları ortadan kaldırarak dengesini bozduğumuz doğa; bunu acı bir şekilde ödetiyordu.

Bugüne geldiğimizde ise ne bir “kuş gribi”miz kaldı. Ne de “Kırım Kongo” hastalığımız…

Ama halkımızın deyimi ile bizde dert bitmez…

Şimdi de “ıspanak krizi”miz oldu.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul, Tekirdağ, Edirne ve Kocaeli’nde ıspanak yiyen onlarca insanımız zehirlendi. Sebze Hallerinde ıspanak satışları sıfırlandı. Tonlarca ıspanak çöpe döküldü.

Bunun üzerine Sağlık Bakanı; “vatandaşlarımız sebzeleri otlardan iyi ayıklayıp, iyi yıkasınlar” buyurdu.

Emrin olur efendiii(!!!)

Sanki şimdiye kadar halkımız ıspanağı yıkamadan ve içindeki otlarla birlikte yiyordu…

Ya da şimdiye kadar Ispanak, yabani ot yetişmeyen tarlalarda mı üretiliyordu?

Elbette değil.

Peki, ıspanak niye zehirler?

Bu soruyu TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sayın Sema Kopal daha ilk günden yaptığı açıklamayla söyle yanıtladı:

“Ispanak doğasında zehir barındıran bir gıda değildir. Zehirlenmenin sebeplerinden biri yetiştirilme esnasında pestisit dediğimiz böcek öldürücü ilaçların kullanımı olabilir. Ancak bunun olabilmesi için çok büyük miktarlarda pestisit kullanımı gerekir. Ayrıca pestisitler dışında zehirlenmeye yol açabilecek başka kimyasal maddeler de var.

“Diğer sebep ıspanağın pişirildikten sonra uygun şartlarda saklanmamasından ötürü mikrobiyal gelişme olması olabilir. Ispanakta mikroplar gelişir ve bu mikroplar zehirlenmeye sebep olabilir.

“Bir başka sebep, ıspanağın içerisinde nitrat dediğimiz doğal maddenin pişmiş ıspanak uzun süre bekletildikten sonra tüketildiğinde nitrite dönüşmesi. Nitrit de vücutta hemoglobin yapısını bozuyor ve miyoglobin dediğimiz bir maddeye neden oluyor. O da dokunun oksijenizasyonunu bozuyor. Bu da kişide kas güçlüğü, halsizlik şeklinde bir zehirlenme belirtisi ortaya çıkarabiliyor. Ancak araştırmalar bu şekilde bir zehirlenme olabilmesi için kişinin kilolarca ıspanak yemesi gerektiğini gösteriyor.

“Bakanlık doğan şüpheleri ortadan kaldırmak için öncelikle bu konuda tatmin edici bir açıklama yapmalıdır.

“Ispanağı ayıklayın da yiyin, diyerek sorumluluğu halkımıza yıkmak yerine, bu zehirlenmelerin sorumluları açıklanmalıdır. Zehirlenen vatandaşlarımız bu ıspanağı nereden satın almıştır? Temizlenmiş ve ayıklanmış ıspanak ise üretici kimdir? Sorumlular tespit edilmiş midir? Sorumlular hakkında hangi cezai işlemler uygulanacaktır? Sorularının cevabını talep etmek, 196 kişinin zehirlendiği bu vahim olayda sanırız ki son derece doğaldır.

“Tarım Bakanlığı zehirlenmeye sebep olan ıspanakları geri toplatmış mıdır?

“Daha fazla vatandaşımızın bu ıspanakları satın almaması için, satın aldıysa ve evinde henüz pişirmediyse tüketilmemesi için zehirlenme kaynağı ıspanakların satış yerinin/üretici firmasının teşhiri niye yapılmamıştır?

“Bakanlığın yaptığı açıklama tatmin edici bir açıklama olmamıştır.”

 

Peki halkımızı tek bir ıspanak mı zehirliyor?

AKP iktidarınca yandaş firmaların önü açılan, teşvik edilen, denetimsiz bırakılan gıda sektöründe zehir; etrafımızda kol gezmekte.

Hepimizin her gün tükettiği birçok gıdadaki hile, taklit ve tağşişlere (*) bakın nasıl isyan ediyor Sayın Kopal;

“Üzülerek söylüyoruz ki, ülkemizde gıdalarda taklit, tağşiş ve gıda zehirlenmeleri günlük sıradan olaylar haline gelir oldu.

“Daha birkaç hafta önce Tarım Bakanlığının, halk sağlığını tehlikeye düşürecek, insan hayatını tehdit edecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve satan firmaların adı, ürünlerin adı, markası, parti ve seri numaralarını içeren bir listeyi kamuoyuna açıklamasıyla sarsıldık. Listede neler yoktu ki…

“Özellikle bitki çayları, çay, kahve gibi alkolsüz içeceklerde ve çikolatalarda ilaç etken maddesine rastlanmıştı.

“Ballarda taklit ve tağşiş yapıldığı, baharatlarda gıda boyası tespit edildiği açıklanıyordu.

“Zeytinyağı gibi bitkisel yağlara farklı tohum yağları karıştırıldığının tespit edildiği belirtiliyordu.

“Denetimler sonucunda süt ve süt ürünlerinde jelatin ve nişasta tespit ediliyordu. Sucuk, kavurma, kebap ve kırmızı et gibi ürünlerde tek tırnaklı hayvan etine rastlandığı açıklanıyordu.

“Gıda fiyatlarının yüksek oluşu, ülkemizde son yıllarda rekor seviyeye ulaşan gıda enflasyonu yüzünden halkımız ucuz gıdalara rağbet etmektedir. Bu da taklit ve tağşişçilerin ekmeğine yağ sürmekte, denetimsiz, kontrolsüz olan bu pazar gittikçe büyümektedir.”

Gördüğümüz gibi, AKP’giller bir yandan işsizlik ve pahalılık cehenneminde inim inim inlettiği halkımızı diğer yandan da denetimsiz bıraktığı gıda sektöründe sözde ucuza satılan zehirleri maddeleri besin diye tüketmeye mahkûm etmektedir.

Bu taksitli zehirlenmelerin üstüne bir de ıspanak eklendi.

İçerdiği zengin demir minerali nedeniyle insan sağlığı için çok önemli bir besin kaynağı olan Ispanak nasıl oluyor da bir anda zehirli bir yiyeceğe dönüşüveriyor?

Bu zehirlenme vakalarının gerçek nedenleri ve sorumluları açıklanmadan halka “yıkamadan yemeyin” demek sorumsuzluğun dik alasıdır.

Yoksa tıpkı tavuk da olduğu gibi ıspanak tüketimini sıfırlayarak, yabancı ıspanak tekellerinin (!!!) önü mü açılmak isteniyor.

Arpayı, buğdayı, patatesi, mısırı, kırmızı eti, samanı ve daha birçok gıda ürününü ithal eden bu AKP’gillerden herşey beklenir.

Yakında manavlarda “ithal ıspanak” görürsek şaşırmayalım…

Tağşiş: Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma.

Tacettin Çolak

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En çok okunan haberler

6 kişinin tecavüzüne uğrayan 13 yaşındaki çocuk intihar etti

Tayland’da, 13 yaşında olan ve 6 kişinin tecavüzüne uğrayan kız çocuğu, kendisine ait Facebook hesabında üst üste mesajlar paylaştıktan sonra intihar etti.

İslamcı sosyete yine şatafatıyla gündemde: Londra’dan gelen Tubiş’e hoş geldin partisi

Türkiye Büşra Nur Çalar'ın şatafatlı hayatına odaklanmışken, bir görüntü daha sosyal medyanın gündeminde. 'Londra'dan gelen Tubiş'e hoş geldin partisi...' AKP aday adayı olan Ahu Kalfa'nın partisi gündeme bomba gibi düştü.

“Ya o CHP’li siyasetçinin siyasi hayatı bitecek, ya da Rahmi Turan’ın gazeteciliği”

Gazeteci,Yazar Gürkan Hacır, sosyal medya hesabından Rahmi Turan'ın 'Saray'a giden CHP'li iddialarını yorumladı.

Türkiye’nin en borçlu belediyesinde ‘yemeyen keriz’ manzarası: AKP’li belediyenin araç kiralama işini AKP’li vekil kazandı

AKP’li belediyede asli görevi kanalizasyon ve su hizmeti olan belediye şirketi, lüks araç kiralama işine girdi. İhaleyi de AKP’li vekilin şirketi kazandı.