Salı / 19 Ocak 2021

Taslak genç avukatlara “dükkanı kapatıp gidin” dedi!

203,493BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Bilindiği üzere Avukatlık Kanunu taslağı yayınlandı. Taslak mesleki kıdemi 10 yıl ve üstü avukatlar için sevindirici olurken genç avukatlar için büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Taslak tam anlamıyla kıdemi yüksek olan avukatların zenginliğine zenginlik katmak için yapılan değişikliklerden ibaret. 

Neden mi? Haydi başlayalım.

-Uzman Avukat Unvanı: En az 10 yıllık kıdemi olan avukatlar için talep halinde TBB tarafından ”UZMAN AVUKAT” ünvanı kullanma yetkisi verilecek. (İcra Hukuku hariç) 

-Avukatların Belli Davalara Bakabilmesi için Yeterli Kıdeme Sahip Olması Şartı

-Avukatla Temsil Zorunluluğu: Değeri 25.000-TL’den fazla olan dava ve icra takiplerinde avukatla temsil zorunludur. (Aile Hukukuna ilişkin davalar hariç)

– Avukatlık Şirketleri: Avukatlık faaliyeti yürütmek üzere Anonim veya Limited şirket kurulabilir. (“avukatlık A.Ş.” veya “avukatlık limited şirketi”  gibi)

– Şube Açma:   Sadece avukatlık şirketleri, yurt içinde/dışında şube açabilirler.

– Reklam ve Tanıtım: Avukatların reklam yasağının esnetilmesiyle ilgili de değişiklik mevcut. Buna göre: Avukatın yapacağı reklam ve tanıtım, gerçek, amaca uygun, meslek onur ve itibarına yaraşır ve hukuki yardım çerçevesinde avukatın mesleki yükümlülük ve görevine uygun olmak zorundadır.

Bu hususlar devamında uzman avukatlara ayrı bir tarife çıkarılması, uzman avukat enflasyonu ve tabii müvekkillerin yalnızca “uzman” olarak avukatlarla çalışma isteğini doğuracak. 25.000TL’den fazla olan dava ve icrası olanlar da avukatla çalışma zorunluluklarında tabii ki o alanda “uzman” unvanını alan avukatı tercih edecekler. Bununla beraber Ağır Ceza gibi bazı davalara bakabilmek için kıdem şartının aranacak hale gelmesi hem zaruri olarak müvekkili uzmana yöneltecek. Maddi açıdan bu konular müvekkillere yani vatandaşa da külfet getireceğe benziyor. Tabii avukatlar açısından baktığımızda böylece kıdemi 10 yılın altında olan genç avukatların müvekkil edinmeleri iyice zorlaşırken, 10 yıl ve üstü kıdeme sahip avukatlar daha da zenginleşecek. Bununla beraber mesleki kıdemi 10 yılın altında olan avukatların serbest avukatlık yapma imkanları da kalmayacak. Büyük hukuk bürolarında, avukatlık ortaklıklarında “işçi avukat” olarak hayatlarına devam etmek zorunda olacaklar. Çünkü anonim ve limited avukatlık şirketleri için daha çok işçi avukata ihtiyaç olacak. Zaten gayriresmi olarak şube sistemi de kanunla korunur hale gelince patron avukatların ne kadar büyüyebilecekleri hayal gücümüzü aşıyor. Böylece tüm bu imkanlar kıdemli avukatlara altın tepsi ile sunulurken, genç avukatlar bunların altında ezilecekler. Reklam yasağının esnetilmesine geldiğimizde ise yine görüyoruz ki madde hükmüne göre aslında “uzman” olan meslektaşların reklam yapması doğru ve mümkün olacak gibi görünüyor. Çünkü unvanlar kullanılarak reklam yapılacak ve bunun detayları da yönetmelikle belirlenecek.

Zaten Yargı Reformu Belgelerinde de 15 yıl üstü kıdemi olan avukatlara yeşil pasaport verilerek kıdemli avukatlara tanınacak olan ayrıcalıkların önü açılmıştı. Böylece meslek sadece kıdemi 10 yıl üzeri olan avukatlara nimetler denizi, genç avukatlara ise külfetler cehennemi yaratma yolunda hızla ilerliyor.

– Avukatlık Mesleği Sorumluluk Sigortası:  Mesleki sorumluluk sigortasının yapılmaması veya yenilenmemesi Levhadan Silinme sebebidir. 

Bu konunun maddi külfetleri ve nimetlerinin detaylandırılması gerekmektedir. Nitekim alınan aidatların karşılığında hiçbir hizmet sunmayan Barolar mı bu sorumluluk sigortasını yapacak ve bunun ücreti ne olacak? Üstelik bu sigortayı yaptırmayan avukatların levhadan silinmesi ne demektir? Nitekim, işçi avukatların aldığı maaşlar bu kadar düşükken, işveren avukatın bu sigortayı ödemeyeceği açıktır. Bu husus yine genç avukatların omzuna bir yük daha bindirmektedir.

Avukatlık Sınavı Meselesi

-Avukatlık Stajına Kabul Sınavı: Yılda 2 kez yapılacak olan bu sınavın Adalet Bakanlığı tarafından veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezine ya da uygun görülecek bir kuruma yaptırılacağı taslakta mevcut. Yazılı sınava girmek ve bu sınavdan yüz üzerinden en az yetmiş puan almak zorunluluğu olan bu sınavın yüzde yirmisi genel kültür, yüzde sekseni ise hukuk bilgisinin ölçülmesi için uzmanlar tarafından hazırlanan soruları kapsayacak. Sınavların yapılmasında fakültelerden mezuniyet ve aday yoğunluğu gibi hususlar dikkate alınacağı da ayrıca belirtiliyor. 

Ancak sınava kaç kez giriş hakkı var, hukuk fakültesi mezunu üst üste sınavı kazanamadığında ne olacak gibi soruların cevapları taslakta yok. Eğer sınava giriş hakkı sınırlı tutulursa, “ne iş olsa yaparım” diyen hukuk fakültesi mezunları etrafımızı saracak. Yani yine sorunun temel kaynağı olan niteliksiz hukuk fakültelerini kapatmak, yeni açılacak fakültelerin önüne geçmek yerine “mesleki değeri arttırmak” amacıyla sınav koyarak “ne iş olsa yaparım” diyen hukukçular yetiştireceğiz gibi görünüyor.

3- Avukatlığa Kabul Sınavı: Staja kabul sınavı gibi yılda 2 kez yapılacak olan bu sınav avukatlık stajının sonunda, stajyerin yeterliliğinin değerlendirilmesi ve avukatlığa kabulü için, Adalet Bakanlığı tarafından veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezine ya da uygun görülecek bir kuruma yaptırılacağı hüküm altına alınmış. Sınav, yüzde yirmisi adayın avukatlık mesleğine ilişkin bilgisinin, yüzde sekseni ise staj sonrası hukuk bilgisinin ölçülmesi için, uzmanlar tarafından hazırlanan soruları kapsayacak ve bu sınavda başarılı sayılmak için yüz üzerinden en az yetmiş puan almak zorunlu olacak.

Tabii yine staja kabul sınavındaki gibi sorular doğuyor. Bu soruların devamında ise sınavı kazanamayan ancak stajını bitirmiş olan genç stajyer avukat, hayatı boyunca stajyer avukat olarak mı kalacak? Bu hususların yönetmeliklerle net sınırlarla çizilmesi ve hiçbir hukuk fakültesi mezununun mağdur edilmemesi gerekmektedir.

Arabuluculuk Konusu

Avukatlık Kanunu taslağına göre; arabuluculuk sınavının şartlarında değişiklik yapılması planlanıyor.

Ara bulucular siciline kaydolmak için, hukuk fakültesi mezunu olma, meslekte en az beş sene kıdemi bulunma, terör örgütleriyle bağlantısı olmama, arabuluculuk eğitimini tamamlama ve Bakanlık tarafından yapılan yazılı sınavda başarılı olma şartları yer alıyor.

Planlanan düzenlemeye göre mesleğinde 20 yıllık kıdemi olanlar sınava girmeden de arabuluculuk siciline kaydolabilecekler. Yani mesleki kıdem yine kıdemli avukatları genç avukatların önüne atarak, arabuluculuk “pazarı”ndan da onların yararlanmasını sağlıyor. 

Türkiye’de şu an yaklaşık 10 bin olan arabulucu bulunuyor. Levhaya kaydolacak olan arabulucu sayısı ise her sınavda belirleniyor. Böylece kıdemi 20 yılın üzerinde olan avukatlar doğrudan arabulucu olacağından, arabulucu enflasyonunun artmaması adına kuvvetle muhtemel sınavla kaydolacak genç meslektaş sayısı iyice düşürüleceğe benziyor. Merak konusu ise doğrudan arabuluculuğa kaydolabilecek 20 yıl ve üstü kıdeme sahip olan avukatların arabuluculuk eğitimini tamamlama şartı olacak mı? Yoksa 20 yıllık kıdem arabuluculuk eğitimini de mi doğrudan kapsıyor olacak? Göreceğiz..

 

Seçim Sisteminde Neler Oluyor?

Avukatlık Kanunu’nu taslağına göre Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’na delege seçimi sisteminde değişiklik yapılacak ve nispi seçim sistemine gidilecek.

Avukat sayısı yüzbirden ikiyüzelliye kadar olan barolarda sekiz, ikiyüzellibirden bine kadar olan barolarda on, binbirden beşbine kadar olan barolarda oniki, beşbinbirden yirmibine kadar olan barolarda onaltı, yirmibinbirden fazla olan barolarda ise yirmi asıl üye ve her baroda asıl üye sayısınca yedek üye bulundurulacak.

TBB Genel Kurulu, baroların avukatlıkta en az on yıl kıdemi olan üyeleri arasından gizli oyla seçecekleri üçer delege ile kurulacak. Avukat sayıları yüksek olan Ankara, İstanbul, İzmir gibi baroların genel kuruldaki temsil oranı da azaltılmış olacak. Bu da TBB mevcut başkan ve başkan adaylarını koruyacak olan bir düzenleme gibi görünürken aynı zamanda Ankara, İstanbul, İzmir gibi baroların seçimi domine etmesinin de önüne geçilmiş olacak. Böylece tüm baroların iç seçimleri de bu husustan ciddi ölçüde etkilenecek ve “Baroculuk” adı verilen faaliyetlerde önemli değişiklikler olacak.

Baroların genel olarak maddeler üzerinde ne düşündüğü ya da nasıl aksiyonlar alacağını henüz bilmemekle beraber, bu eşitsizliklere karşı gelmesini hem birer meslektaş hem de insan olarak genç avukatlar bekliyor olacak. Önümüzdeki günler farklı gelişmelere gebe.

 

Yazarın Diğer Yazıları