Tank Palet yağmasına karşı yürüdüler

Sakarya Arifiye’de bulunan Tank Palet Fabrikası’nın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’dan alınarak Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.'ye ASFAT’a devredilmesine karşı Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) harekete geçti.

HKP üyeleri “Tank Palet Vatandır Satılamaz”, “Özelleştirmeler Halka İhanettir”, “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “Tank Paleti Satmak Vatanı Satmaktır” sloganları ile fabrikanın önüne yürüyüş yaptı.

HKP MYK üyeleri ve partililer yoğun yağmura rağmen fabrikanın önünde “Tank Paleti Satmak Vatanı Satmaktır, İhanetin Hesabını Yargı Önünde Sorulacaktır” yazılı pankart, Mustafa Kemal Atatürk’ün kalpaklı portresinin bulunduğu “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” yazılı ve parti bayraklarını açarak eylem gerçekleştirdi.

Eylemde basın açıklamasını HKP MYK Üyesi Av. Tacettin Çolak gerçekleştirdi.

İşte o açıklama:

Tank Palet Fabrikası’nı özelleştirmedik diyenler;

hülle yoluyla askeri fabrikayı Katarlılara devrediyor.

Bildiğimiz gibi, AKP’giller, TSK’ya ait, 50 yıllık savunma sanayi deneyimi olan 20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikasını, yandaş Ethem Sancak ve Katarlıların sahip olduğu BMC’ye devretmek için 481 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla Özelleştirme kapsam ve programına aldı.

Bu hukuksuzluğa karşı kamuoyunda güçlü tepkiler gelişti. Bunun üzerine AKP’giller “özelleştirme kararının satış anlamına gelmediğini, işletme hakkının devredilmesi olduğunu, satış olmadığını, personel tasfiyesinin, işten çıkartmaların kesinlikle olmayacağını” söyleyerek, tepkileri yatıştırmak istediler.

Fakat aradan geçen altı ayda, bu kez hülle yoluna başvurdular. 1105 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla fabrika Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) alınarak, Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.’ye (ASFAT) resmen devredilecek. Daha sonrada fabrika, BMC’ye kiralanacak ya da fabrikanın işletmesi doğrudan BMC’ye devredilecek. İşçilerin maaşları da 14 Eylül’den itibaren ASFAT tarafından ödenmeye başlanacak.

İşyerinde yetkili Harb-İş Sendikası Şube Başkanının açıklamasına göre de; fabrikanın ASFAT’a devredilmekle birlikte işletmesinin BMC’ye verileceğini, dolayısıyla Fırtına Obüsü ve Altay tankının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılacaktır.

Bu uygulamadan görüleceği üzere, ilk özelleştirme kararı döneminde AKP’gillerce söylenen; “özelleştirmenin satış olmadığı, işletme hakkının devri olduğu, personel tasfiyesinin olmayacağı”sözlerinin halkı kandırmak için söylenen yalanlardan ibaret olduğu kanıtlanmış oldu.

Tank Palet Fabrikası Türk Ordusunun stratejik önemdeki bir tesisidir. Anılan fabrikanın yabancılara devri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir birliğini özelleştirmekle aynı anlama gelir. Ayrıca busatış açıkça Türkiye’nin milli güvenliğinin Katar’lılara devredilmesidir.

O, Katar Emiri ki, Kıbrısta’ki ulusal davamızda Rumlardan yana davranmaktadır.

Şimdi soruyoruz: Milli güvenliğimizin temeli olan bu tesisin Katar’lılara hukuksuz bir şekilde devredilmesinin, geçtiğimiz günlerde Katar Şeyhi’nin hediye ettiği 454 milyon dolarlık uçağın diyeti midir?

Hiçbir hukuk kuralı tanınmadan gerçekleştirilen bu işlemler aynı zamanda İdare Hukuku bakımından ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un emredici hükümleri bakımından da keyfidir, kanunsuzdur, hukuksuzdur.

Yine bu işlemlerin tamamı; Görevi Kötüye Kullanma, İrtikap, Zimmet suçları ile birlikte “Temel Milli Yararlar Aleyhinde Faaliyette Bulunmak” suçunun kapsamı içindedir.

Yani bu yapılanlar Ordu’yu çökertme girişimidir. Vatana ihanettir. Anayasa ihlalidir.

İşte bu nedenle, Halkın Kurtuluş Partisi tarafından, 15 Ocak 2019 tarihinde hiçbir yasal kural tanımadan ulusal değerlerimizi yerli-yabancı parababalarına devreden Tayyip Erdoğan, Hulusi Akar ile Genel Kurmay Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Özelleştirme İdaresi Başkanı Ahmet Aksu hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Bu suç duyurumuz hakkında vatanına, milletine ve cumhuriyetine bağlı olması gereken Savcıların işlem başlatmalarını hâlâ beklemekteyiz. Ama maalesef bugüne kadar savcılar kendilerini hukukla bağlı saymadıklarından dosyayı sürüncemede bırakmaktalar.

Öte yandan Halkın Kurtuluş Partisi, bu hukuksuz özelleştirme işlemine karşı Danıştay 13. Dairesi’nin 2019/194 E. Sayılı dosyasında yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açmıştır.

Bu davadaki yürütmenin durdurulması istemimiz hakkında Danıştay Savcısı; “tank palet fabrikasının özelleştirme kapsam ve programına alınması yolundaki CB kararının 5202 sayılı kanuna ve kamu yararına aykırı olduğu için İPTALİNE karar verilmesi” yönünde görüş bildirmiştir.

Bu görüşe rağmen, maalesef Danıştay 13. Dairesi’nce verilen 11/04/2019 tarihli kararla dörde karşı bir oyla HKP’nin yürütmenin durdurulması talebi, ardından da dava esastan reddedilmiştir.

Bu karara muhalefet şerhi koyan üyelerden Doç. Dr. Gürsel Özkan da yapılan özelleştirmenin yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna dikkat çekmiştir. Zira biryandan özelleştirme yüksek kurulu ortadan kaldırılırken diğer yandan bu kurulun görevlerini yüretecek herhangi kurum yada makam öngörülmeden, tüm yetkiler Cumhurbaşkanının tekeline verilmiştir. Böylelikle tüm bu özelleştirmelerin kararını da tek bir kişi vermektedir.

Yani hep söylediğimiz gibi, adamlar kendilerini hiçbir yasa ile sınırlı görmüyorlar. Ben yaptım oldu mantığı ile hareket ediyorlar. Hem de milli güvenlik gibi en hassas konularda…

Danıştay 13. Dairesinin çoğunluk red kararı gerekli inceleme yapılmadan verilmiştir. Bize göre bu karar da hukuksuzdur ve siyasi etki nedeniyle verilmiştir.

Bu karara karşı da tarafımızdan Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yürütmeyi durdurma talepli itiraz edilmiş ve 2019/2011 E. Sayılı dosyada itirazımız görüşülmektedir.

Bu arada yukarıda belirtilen hileler gündeme gelir gelmez, davanın görülmekte olduğu dosyaya 21 Ağustos 2019 tarihinde verdiğimiz dilekçesi ile yürütmenin durdurulması talebimizin ivedilikle ele alınması isteminde bulunulmuştur.

Görüldüğü gibi, AKP’giller ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarını yabancılara sunmak için birçok yasada değişiklik yapmaktadır. Kazdağlarının Kanada’lı Alamos Gold şirketine katlettirilmesi için de Salda Gölü’nün TOKİ eliyle tahrip edilmesinin de önünü açmak için keyfi düzenlemeler yapmaktalar. Buralarda doğayı, çevreyi, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını, canlıları, bitki örtülerimizi, ormanlarımızı talan eden ve ettiren bu siyasi iktidar, Adapazarı Tank Palet Fabrikasını özelleştirerek ve hatta yasal süreç tamamlanmadan devirler yaptırarak ülkenin milli güvenliğine de ciddi zararlar vermektedir.

Ülkemizde 12 Eylül’den bu güne gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, Cumhuriyetin kazanımlarından olan stratejik önemdeki kamu mallarımızı özelleştirme adı altında yerli yabancı parababalarına yeyim ettirmişlerdir. Tüm özelleştirmeler ülke kaynaklarının heba ve iç edilmesine neden olmuştur.

En küçük bir vatan, millet duygusu, ulusal değer taşımayan bu siyasi iktidar, 2004 yılından bu yana Ege Denizi’ndeki adalarımızın Yunanistan tarafından işgal edilmesine de sessiz kalmaktadır.

Kıbrıs’taki ulusal çıkarlarımızın savunusunu yapacak askeri ve siyasi bir güçleri olmadığı gibi, Doğu Akdeniz’de AB-D Emperyalizminin çıkarları doğrultusunda davranmaktan çekinmemekteler.

Halkın Kurtuluş Partisi, AKP’giller ve onların memuru konumundaki kamu görevlilerinin, kamuyu zarara uğratan, ulusal değerlerimizin yerli-yabancı parababalarına devredilmesi ve her türlü kanunsuzluk karşısında halkın çıkarlarını savunmak için her türlü hukuki yola başvurmaktadır.

Çünkü HKP programında da yazıldığı gibi; “Halk İçin, Halk Tarafından” bir yönetim anlayışını benimsemektedir.

Evet, bugün kendisini hiçbir hukuk kuralı ile bağlı görmeyen bir siyasi iktidar bulunmaktadır. Ancak bu sürgit böyle gitmez, gidemez. Başta işçi sınıfımız ve emekçi halkımızın örgütlü mücadelesiyle tüm bu hukuksuzluklara son verilecek.

Halkın Demokratik İktidarında, tüm özelleştirmeler iptal edilip kamulaştırılacaktır. Tabii sorumlular da bugünkü yasal mevzuata göre yargılanıp, halka hesap vereceklerdir.

Kişisel çıkarlarını yabancıların siyasi ve ekonomik istekleriyle birleştiren iktidar sahipleri eliyle, vatanın tüm kamu malları cebren ve hile ile zaptedilmiş; halkımız fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olsa bile; Birinci Kuvayimilliye’nin, Cumhuriyet’in tüm kalelerini geri almak için gereken tüm siyasi ve hukuki mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

En çok okunan haberler

Saç baş yolduran iddia… Tuğçe Kazaz Erdoğan’a danışman mı olacak?

AKP iktidarı lehine çıkışlarıyla gündemde tutunmayı başaran eski manken Tuğçe Kazaz’ın, Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı’na getirileceği öne sürüldü.

Dünyaya rezil olan Hilal Kaplan’dan açıklama: Trump şaka yaptı

ABD Başkanı Donald Trump'a sorduğu soru ve aldığı ironik yanıt ile sosyal medyanın gündemine oturan Sabah yazarı Hilal Kaplan, ilk kez konuştu.

Yılmaz Özdil’den çok konuşulacak Hilal Kaplan çıkışı: Dünyanın şapşal dediği Trump bile…

Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin konuşan Yılmaz Özdil ABD ziyaretine ilişkin, “AKP iktidarı sıkışmış durumda. AKP dünya tarihinin en derin ekonomik krizi ile karşı karşıya. Askeri vesayete karşı geldiğini söyleyen AKP, en ağır cunta yönetimlerinden bile daha ağır bir tablo ile karşı karşıya. Ben gücümü bir tek Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinden alıyorum. Başımıza bunların geleceği orada yazılı. Harekete geçmek için talimat beklemeyin diyor” yorumunda bulundu.

Dünyaya rezil olan Pelikancı Hilal Kaplan’ı ilk savunan bakın kim oldu?

Yaptığı hareketle dünyaya rezil olan Yandaş Hilal Kaplan'ı ilk savunan Vatan Partililer oldu. 

Ekrem İmamoğlu Abdullah Gül’ün sinsi planını nasıl bozdu?

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tekrar aynı göreve gelmek için çalıştığını ancak “bu planı” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bozduğunu öne sürdü.

Feyzioğlu coştu: Suriye’nin tamamını güvenli bölge yapalım, AVM’lerle ihya edelim

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Suriye'deki gelişmelerle ilgili konuştu, "30 kilometrelik derinlikteki güvenli bölge bizim için yetmez. Suriye'nin tamamını birkaç sene içerisinde güvenli bölgeye çevirmek bizim elimizde." dedi.

Temiz hava satışı başladı… 15 dakikalık temiz hava 24 lira!

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi, 5 Kasım’da hava kirliliği oranında tüm zamanların rekorunu kırdı.

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Fatih Tezcan’a soruşturma!

Ankara’da yaşayan Güven Ertürk isimli bir vatandaş, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Fatih Tezcan’ın Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hakaretlerini Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet etti. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Tezcan hakkında soruşturma başlattı. 

İmamoğlu toplu ölümlere ilişkin ilk kez konuştu!

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde siyanürlü toplu ölümlere ilişkin ilk kez konuştu. İmamoğlu'nun dün Londra'da yaptığı konuşmada ölümlere ilişkin "insanlarımız bilinmeyen sebeplerle hayatlarına son veriyorsa bunun sebebi; bugüne kadar İstanbul görevini yapmadı demektir. Çünkü İstanbul, Türkiye’nin motor gücüdür. İstanbul iyiyse, Türkiye de iyi olur. İstanbul’da yönetim ahlakı varsa, inanın o Türkiye’ye de yansır. İstanbul’da kamu hukuku korunuyor, insanlara iyi davranılıyorsa Türkiye’ye yansır" ifadelerini kullandı.

İBB’de üst düzey istifa

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çağırmasıyla Balıkesir'den gelip, Ulaşım Daire Başkanlığı görevine başlayan, öğretim üyesi Dr. Taylan Engin istifa etti.

AKP’li Başkandan Trabzonlulara: Sizi biz Müslüman yaptık

Maraş'ın AKP'li Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Trabzonlu bir kadına "Sizi biz Müslüman yaptık" dedi.