Perşembe / 1 Ekim 2020

Suriyelilerin dönmeyeceği kesinleşti! İşte gizlenen rapor

AKP iktidarının, Türkiye’deki göçmenlerin çoğunun geri dönmeyeceğini kabul ederek hazırladığı ‘Uyum Strateji Belgesi’ açıklandın 4 milyona yakın Suriyelinin kalıcı olduğunu kabullenen iktidarın gizlediği uyum stratejisi ortaya çıktı.

205,547BeğenenlerBeğen
8,576TakipçilerTakip Et

AKP iktidarı, kamuoyuna Türkiye’deki 4 milyona yakın Suriyeli için sınıra yerleştirmekle Avrupa kapılarını açmak arasında değişen politikalar açıklarken büyük bir diliminin geri dönmeyeceğini kabul ederek hazırladığı “Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı”nı yürürlüğe koydu. Planda Suriyelilerin Türkiye’ye uyumu, Türklerin kaygılarının da giderilmesi için yapılması gerekenler açıklanıyor.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet Kitapları’ndan çıkan “Suriye Türkiye’ye girdi, Göç Dalgası” başlıklı kitapta söz konusu belgenin tam metni yer alıyor. Belgenin hazırlandığı Şubat 2018’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından duyurulmuş, ancak metin paylaşılmamıştı. Uyum Strateji Belgesi’ni (USB) yaşama geçirmekten sorumlu Göç İdaresi Genel Müdürü (GİGM) Abdullah Ayaz’a, belgenin açıklanmama gerekçesini soran Balbay, şu yanıtı aldı:

“Biz bu uyum stratejisini yaşama geçirmekten sorumluyuz. Belgeyi açıklama kararı siyasi iradenindir. Açıklamama yönünde değerlendirme yaptılar. Bizim bakışımız her şeyden önce insani boyut. Siyasi iktidar zamanında geleneklerimizin de bir parçası olarak açık kapı politikası uygulamış. Konu ağırlıklı olarak Türkiye’nin üzerinde kalmış. Bu yükün paylaşılması için Batı samimi davranmıyor. Bizim bu aşamadan sonra temel işimiz mevcut gerçeklik üzerinden durumu yönetmek. Suriyeliler Türkiye’de kaldıkları sürece her iki taraf açısından uyumun en iyi şekilde olmasını sağlamak. Hazırladığımız Uyum Strateji Belgesi doğrultusunda, kısa sürede giderilmesinin kolay olmayacağını bildiğimiz ‘bir arada yaşamın’ önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyoruz.”

ALTI BAŞLIKTA TÜRKİYELİLEŞTİRME


Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre; 33 sayfası USB, 20 sayfası da Ulusal Eylem Planı (UEB) olarak hazırlanan belgede, önce uyum için yapılması gerekenler sıralanıyor. Belgenin devamında hangi kurumun ne tür sorumluluklar üstleneceği şematik olarak dağıtılıyor. USB’nin girişinde “uyum” çatısının altındaki altı ana başlık şöyle sıralanıyor:

“Toplumsal uyum, bilgilendirme, eğitim, sağlık, işgücü piyasası, sosyal destek (sosyal hizmet ve yardımlar).”

Bu alanlardaki çalışmaların takibi ve koordinasyonu için GİGM bünyesinde Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı oluşturuldu. Her biri ayrı bakanlıkları ilgilendiren bu tematik alanlardaki çalışmaların takibi için de ayrı bir komisyon kuruldu.

“Uyum”dan ne anlaşılması gerektiği USB’nin “giriş” bölümünde şöyle ifade ediliyor:

“Göçmenlerin kültürel, sosyal ve ekonomik olarak yaşadıkları topluma dahil edilerek ortak bir aidiyet hissi geliştirilmesi, kültürler arası etkileşim, istişare, toplumsal diyalog çerçevesinde farklılıkların karşılıklı tanınması, saygının devam ettirilmesi ve bir arada yaşamalarının sağlanması… Toplumsal uyum, genel olarak göçmenlerin toplumsal kabulü ve birlikte yaşam kültürünü hedeflemektedir.”

Uyumun hemen ardından bilgilendirme, sonrasında da eğitim geliyor. USB’nin giriş bölümünde eğitim için de şu saptama yer alıyor:

“Göçmenlerin iyi bir eğitim alarak sosyoekonomik açıdan gelişimlerinin desteklenmesi, göç ettikleri ülkenin dilini öğrenmesi, nitelikli bireyler yetiştirilmesi yoluyla ülkenin insan kaynağının gelişmesi uyum açısından önemlidir. Ayrıca çocukların erken yaşlardan itibaren birbirleriyle olumlu bir etkileşim içinde olması da diğer önemli bir konudur.”

USB’de eğitimle ilgili olarak başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bu alandaki tüm kurumlar devreye sokuluyor.

Dördüncü madde olan sağlıkta, göçmenlerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarından yararlandırıldığı vurgulanıyor. Salt göçmenlikten kaynaklanan sorunlar nedeniyle göçmen sağlığı merkezlerinin de kurulması hedefleniyor.

İşsizlik sorununun büyük olduğu bir ülkede beşinci madde, “işgücü piyasası” hedeflerini yaşama geçirmenin zorlukları var. Ancak USB, Suriyeli işgücünün aynı zamanda fırsat da olabileceği görüşünde. Göçmen işgücünün gerçekçi kullanımı için yasal düzenlemelerin yapıldığı, bunun gereksinimlere göre gözden geçirilmesinin şart olduğu vurgulanıyor.

Altıncı madde sosyal hizmetler ve yardımları düzenliyor.

USB’nin giriş bölümünün son paragrafı geleceğe dönük bir ufuk çiziyor:

“Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal eylem Planı 5 yıllık bir süre için hazırlanmış olup yeni gelişmelere ve ihtiyaçlara karşılık verebilmek adına revize edilebilecek ve geliştirilebilecektir. İlgili tüm paydaşların katkısı ve derin araştırmaların sonucu hazırlanmış olan bu belgenin, Türkiye’nin ulusal uyum politikalarının yürütülme sürecinde temel bir referans kaynağı olması hedeflenmiştir.”

ARAPÇA YERİNE TÜRKÇE PLAKA
Balbay’ın kitabında 2011 yılından bu yana Türkiye’nin gündeminde olan Suriyelilerin çeşitli alanlardaki günlük yaşama katılımı da konu ediliyor. Bunlardan biri Suriyelilerin ülkelerinden getirdiği araçlar. İlk yıllarda yollarda dikkati çeken Arapça plakalar artık görünmüyor. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 51. maddesinde değişiklik yapılarak, şehir plaka numarasından sonra SAA 001 ile SZZ 999 arasındaki plakalar Suriyelilere verildi.

Suriyeliler için kurulan 3 bin personelli Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, AFAD harcamaları, Kızılay yardımları, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklardan ayrılan paylar toplandığında Türkiye her Suriyeli için ayda 200 dolar harcıyor.

SURİYELİ NÜFUSU DAHA ÇOK OLACAK
Balbay kitabında Suriyeli göçünün İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Şanlıurfa, Denizli gibi illerdeki yaşamı nasıl etkilediğini bu alanda yapılmış çalışmalardan örnekler vererek işliyor. En çarpıcı tablo Hatay’da. Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın aktardığı verilere göre halen Hatay nüfusunun yüzde 28’i Suriyelilerden oluşuyor. Suriyelilerin doğurganlık oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 12 yıl sonra kentteki Suriyeli sayısı yüzde 50’yi geçecek.

MURSİ’NİN AVUKATI ANKARA’DAKİ ‘HALEP’TE
Balbay, kitabı yazmak üzere araştırmalar yaparken sürprizlerle de karşılaştı. Ankara’nın Önder Mahallesi yörede artık “Küçük Halep” diye biliniyor. Minibüsler de yolculara “Halep’ten geçer” diye sesleniyor. Balbay mahalleyi ziyareti sırasında tanıştığı kadına, “Suriyeli misin” diye sordu. “Hayır” yanıtı veren kadın devam etti:

“Mısırlıyım… Muhammed Mursi’nin avukatlarındanım…”

Balbay, “Mısır’da yanlış olan neydi” sorusuna, Gada Hanım şu yanıtı verdi:

“Mursi çok yumuşak davrandı!”

Son Haberler

Mahkemeden bir ‘Taşyapı’ kararı daha: Bakanlık iskanı durduruldu

İstanbul Kadıköy'deki Meteoroloji arsasına 4 adet gökdelen inşa eden ve ‘inşaatı hukuka aykırı ve keyfi eylemlerle’ durdurarak şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle Kadıköy Belediyesi’ne açtığı tazminat davasını kazanan Taşyapı’yla ilgili mahkemeden bir karar daha geldi. Taşyapı’ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen iskan mahkeme tarafından durduruldu.

Maaşlarını alamayan inşaat işçileri eyleme geçti

Aydın'da Vakıflar Genel Müdürlüğü binasının yapımını üstlenen firmada çalışıp, 2 aydan bu yana ücretlerin bir kısmını alabildiklerini öne süren 22 işçiden 6'sı, 5 katlı inşaatın tepesine çıkarak eylem yaptı. Demir kalıp ve tahta parçalarını aşağı atan işçiler "Hakkımızı istiyoruz" dedi.

Soma faciası ile ilgili 5 yöneticiye daha dava açıldı

Manisa'nın Soma ilçesinde 310 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 5 yöneticiye dava açıldı

Bitlis’’te toplantı ve yürüyüşler 7 gün yasak

Bitlis'te her türlü gösteri, basın açıklaması ve yürüyüşler, Valilik tarafından 7 gün boyunca yasaklandı.

Rektörden Fethullah isimli öğrenciye: Babana söyle ismini değiştirsin

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Öğretmenler Günü nedeniyle gittiği Yarımca İlkokulu'nda, bir öğrencinin adının Fethullah olduğunu öğrenince, "Babana söyle, ismi hemen değiştirsin" dedi.

Gündem

Abdurrahman Dilipak: Ben sağcı değilim…

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, "Ben solcu değilim. Solcu değilseniz sağcı’sınız demek de doğru değil, çünkü bu “iki”den birini seçmek zorunda değilsiniz." ifadelerini kullandı.

Asgari ücret ne olacak?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Etil alkolün internetten satışı yasaklandı

Tarım ve Orman Bakanlığı, etil alkol ve metanolün internetten satışını yasakladı. Uygulama 60 gün sonra başlayacak. İlgili yönetmelikte ‘evsel kullanım amaçlı etil alkol’ ibareleri ‘genel’ ibaresi ile değiştirildi.

Muharrem İnce’den Bakan Koca’ya ‘tablo’ göndermesi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın belirti göstermeyen ama testi pozitif çıkan vakaların günlük tabloda yer almadığını açıklamasıyla ilgili bir yorum da eski CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’den geldi.

Elektriğe zam !

''5.75 zam''