Star yazarından tereddüt eden ‘evet’çilere ‘tek adam’ meselesine takılmayın önerisi

"Güveniyorsanız tereddüde mahal yok"

Star yazarı Hüseyin Gülerce, Meclis’ten geçerek referandum sürecine giren ve partili cumhurbaşkanlığı sistemini öngören anayasa değişikliği teklifiyle ilgili olarak “Bugüne kadar Erdoğan’ı desteklemiş ama şu anda tereddüt yaşayanları anlamaya çalışıyorum. Onlar da ‘tek adam’ meselesine çakılıp kalıyorlar. ‘Ya şöyle olursa, ya böyle olursa’ diyorlar” ifadesini kullandı. “Şimdi ne oldu da dün bu insanı alkışlayanlarda, bugün tereddüt doğuyor? Sonra Sayın Erdoğan tek başına mı? Şu anda yakınındaki insanlar bu toplumun güven duymayacağı insanlar mı?” diyen Gülerce, “Bu meselenin özü, Sayın Erdoğan’a güvenip güvenmemektir. Güveniyorsanız tereddüde mahal yoktur” diye yazdı.

Gülerce’nin köşe komşusu Ahmet Taşgetiren, “tek adam” endişelerini dile getirerek şunları söylemişti:

Referandumda risklerden biri de “Tek Adamlaşma” söyleminin karşılık oluşturmasıdır. Belki de CHP, “Rejim değişikliği” konusunu, “Tek Adam” söyleminin toplumda kuşku ile karşılanacağı varsayımından hareketle dillendirmektedir. Bu noktada CHP’nin mazisinden gelen bir bagajı vardır. Tek Parti, Tek Adam, Milli Şef olguları CHP’nin tarih kültüründe yer almaktadır. Onun için “Tek Adam” konusunu gündeme getirirken ellerinin yandığının farkındalar. Ama daha geniş anlamda “Tek Adam” sistemine karşı demokratik rezerv barındıran toplum kesimi vardır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Dominant karakteri”nin, Türkiye’ye pek çok şey kazandırdığı pek çok çevrede kabul görüyor, ama gene de “Tek Adam” olma konusuna mesafeli yaklaşılıyor. Bu temanın MHP tabanında da karşılık bulması söz konusu.

Hüseyin Gülerce’nin “‘Evet’te tereddüt eden ‘evet’çiler” başlığıyla yayımlanan (3 Şubat 2017) yazısı şöyle:

Sayın Erdoğan’ı seven, bugüne kadar AK Parti’yi destekleyen bazı insanlarda, şöyle yürekten “evet” diyememe gibi bir hal var. Bunlar, “hayır” demiyorlar ama “evet çıkmasa galiba daha iyi olacak” gibi bir haleti ruhiye içindeler.

Onların samimiyetini sorgulamıyorum. Yönetimde büyük bir sistem değişikliğine gidiliyor. Hislerin, vicdanın, gerçeklerin insanda kafa karışıklığı meydana getirmesi normal karşılanmalıdır. Ancak “evet” kampında olduğu düşünülen insanların, samimi endişelerini kamuoyu önünde sesli dile getirmeleri, “evet” diyecek insanların kafasını karıştırır.

Demem o ki, Erdoğan ve AK Parti’yi Türkiye için önemli gören insanların “evet” konusunda net olması gerekir. “Ama ‘evet’in sakıncaları/tehlikeleri var” deniyorsa net olunmalıdır. Çünkü lafı, “evet çıkmasa daha iyi olur”a getirmek, başka türlü bir “hayır çıkmalı” anlamına gelir.

Biz yazarlar, ülkemiz ve insanımız için tarihi bir karar anında tarihe not düşüyoruz. Ben, “evet”in doğru olduğuna aklımla, vicdanımla samimi olarak inanıyorum. Yanılabilirim ama bu benim vicdani kanaatim. Aynı zamanda 10 Ağustos’ta Sayın Erdoğan’ı ilk turda yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı seçen, 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına yeniden iktidara getiren millet iradesine olan güvenimin sonucu. Hiç tereddütsüz “evet” diyorum.

Bugüne kadar Erdoğan’ı desteklemiş ama şu anda tereddüt yaşayanları anlamaya çalışıyorum. Onlar da “tek adam” meselesine çakılıp kalıyorlar. “Ya şöyle olursa, ya böyle olursa” diyorlar.

Ben de iki şey söylüyorum.

Bir, Sayın Erdoğan tanımadığımız, bilmediğimiz, test etmediğimiz bir lider değil. 1994’teki İstanbul Belediye Başkanlığından beri hayatı, kararları, yapıp ettikleri gözler önünde. Kaptan dalgalı denizde belli olur. Bu insan en kritik zamanlarda Türkiye’yi hep sahili selamete götürdü. Gezi olaylarındaki ihaneti göğüsledi, 17/25 Aralık darbesini önledi. Halk, “seçilmiş ilk cumhurbaşkanı” onurunu ona verdi. En önemlisi, 15 Temmuz darbe girişimini yiğitçe, milletin önüne geçerek o önledi. O yürüdü, millet arkasından yürüdü.

Şimdi ne oldu da dün bu insanı alkışlayanlarda, bugün tereddüt doğuyor? Sonra Sayın Erdoğan tek başına mı? Şu anda yakınındaki insanlar bu toplumun güven duymayacağı insanlar mı? Sayın Binali Yıldırım tercihinin ne kadar isabetli olduğu görülmüyor mu? Yarının Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Bakanları hakkında neden şimdiden güvensizlik izhar ediliyor?

Bu meselenin özü, Sayın Erdoğan’a güvenip güvenmemektir. Güveniyorsanız tereddüde mahal yoktur.

İkinci söyleyeceğim şudur. “Parlamenter sistem daha iyidir” deniyor. Yahu Allah aşkına bu ülkede ne zaman parlamenter sistem oldu? 27 Mayıs’tan önce tek adam devri vardı. Ebedi Şef, Milli Şef payeleri masallarda mı geçiyor? Sonra 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbeleri. 28 Şubat post modern darbesi… Hepsi parlamenter sistemde olmadı mı?

AK Parti dönemini ele alalım da şu Parlamenter sistemin vesayetçiliğini bir daha hatırlayalım. 27 Nisan 2007’de AK Parti cumhurbaşkanı seçemesin diye yargı hokkabazlığı ile 367 garabeti devreye girdi. Genelkurmay’dan e-muhtıra geldi. 2008’de AK Parti kapatılmak istendi, para cezası kesildi. Ama “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” ilan edildi. Parlamenter sistemin ana muhalefet partisi alkışladı bu kararı yahu, alkışladı…

Parlamenter sistem darbelerle delik deşik edilmiştir. En son FETÖ ihanetinde bu ülke uçurumun kenarından dönmüştür.

Onun için güvendiğimiz insanların Cumhurbaşkanlığı sistemini denemeliyiz, diyoruz. Bunu da millete soruyoruz…

En çok okunan haberler

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

Damadın üstü çizildi, bakın yerine kim geliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kabine içinde tartışılan isimlerin başında gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın üzerini çizdiği iddia edildi

Abdülkadir Selvi’den dikkat çeken çıkış: Devlet pusuya mı yattı?

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, "Hadi şeytanın avukatlığını yapayım. Devlet pusuya mı yattı?" diye sordu.

Yargıtay üyeleri de Saray’a gitmeyecek: Yargı bağımsızlığını zedeler

Cumhuriyet’in haberine göre Yaklaşık 20 Yargıtay üyesi, adli yıl açılış törenin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirilmesi nedeniyle rahatsızlık duyarak Saray’a gitmeme kararı aldı.

Şırnak’tan acı haber! 2 asker daha şehit oldu

Şırnak Valiliği, Silopi’de çıkan çatışmada 2 askerin daha şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını açıkladı. Şehit sayısı 3’e yükselirken, bölgedeki operasyonların sürdüğü kaydedildi.

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

AKP’li Yeneroğlu’ndan Van’daki sert polis müdahalesine tepki: Van’daki bu görüntüler korkunç

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, HDP'li üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını Van'da protesto edenlere polisin sert müdahale etmesine kişisel Twitter hesabından tepki gösterdi. Yeneroğlu, "Van'daki bu görüntüler korkunç. Vatandaşlarımıza bu zalimliği reva gören kişilerin bir an evvel görevden alınması ve yargılanması için gereken mutlaka yapılacaktır" dedi.

Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı

Tunç, yakalama kararının soruşturma aşaması tamamlanmadan, savcılık ifadesi alınmadan verildiğini aktardı

Bülent Arınç: Karşımıza çıkıp parti kurarlarsa…

YİK üyesi Bülent Arınç, yeni parti kuracağı konuşulan Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül hakkında açıklamalarda bulundu.

Belediye meclis üyesine kayyum atandı

Diyarbakır Kayapınar Belediyesi'nde HDP’li Meclis üyesi Adnan Akgül’ün yerine Kayapınar Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Mehmet Zülküf Güler kayyum olarak atandı.

Erdoğan’dan Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na davet yok

AKP'nin 18. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan davet edilmedi.

Oğuz Kaan Salıcı’dan genel başkanlığa aday mı sorusuna yanıt: Onu Kaftancıoğlu’na sormak lazım

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun genel başkanlığı aday olabileceğinin sinyalini verdi.