Stajyer avukat…

Av.Kerem Donat yazdı...

Hukuk tarihinde yargı içi çekişmeler, eşitsizlik ve hatalı uygulamalar olmuştur, olacaktır. Ancak fiili durum; teoriktir ve tartışmaya açıktır. Her ne olursa olsun, fikir ayrılığının temeli fikir sahibi olunması, fikir sahibi olmanın temeli de bilgidir.

Savunma mesleği bu teorik tartışmaları yapacak düzeyden uzaklaştırılmak istenmektedir. Savunma makamı vatandaşla birlikte kendisini de savunmak durumunda kalmaktadır. Bu savunma kimi zaman hak ihlali, kimi zaman yetki aşımı, kimi zaman yargı içi eşitsizlik olmuştur. Ancak son zamanlarda savunma mesleği teorik, bilgiye dayalı, fikir temelli çekişmelere giremeyecek duruma sokulmak istenmekte tabiri caizse kendi derdine düşürülmektedir.
Şöyle ki;
Kısıtlı alan sorunu, adliye girişi aramaları, müvekkil görüşmelerinin OHAL gerekçesiyle kayıt altına alınması, keyfi uygulamalar, silahların eşitliği ilkesi ihlali ve daha nice sorunlar zaten bilinmekte ve tarafımızca yıllardır bu sorunlarla mücadele edilmektedir. Bu sorunların başka bir boyutu ise, Avukatların EKONOMİK SORUNLARIDIR.

Kasıtlı olarak, hiçbir plan ve program izlenmeden açılan hukuk fakülteleri, ihtiyacın çok ötesinde Avukat oluşturma yolunun, ilk taşları olarak siyasi iktidar tarafından döşenmiş ve bu hatalı politikalar halen daha devam ettirilmektedir. Bu soruna ilk başından itibaren, “yargı içi eşitlik, makamların denkliği, adalet” kavramları gereğince bir çözüm önerisi olarak tıpkı Hakim-Savcı alımlarında yapıldığı gibi Avukatlığa girişlerde de, Avukatlık Sınavı getirilmesi tarafımızca en azından yukarıda belirtilen yanlış eğitim politikasının sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla yıllardır çözüm önerisi olarak başta siyasi iktidar olmak üzere toplumun tüm bileşenlerine çözüm önerisi olarak sunulmuştur. Ancak bu sorun, siyasi iktidar tarafından 2024 işaret edilerek, bizce çözülüyormuş gibi yapılmaktadır. Mevcut hukuk öğrencisi sayısı seksen üç bindir. Sadece İstanbul Barosu’nun mevcut stajyer sayısı altı bindir. Eşitsizlik de tam olarak burada dayanılmaz noktaya gelmiştir. Sürekli fakülte açılarak hukuk tahsili niteliksiz hale getirilmiş, Avukat olma şartları Hakim-Savcı olmaktan farklı olarak kolaylaştırılmış ve sayıların artması kasıtlı bir politika haline getirilmiştir. Eşitsizliğin mesleğe ilk adım olarak stajda başladığı herkes tarafından bilinmekle birlikte, Hakim-Savcı stajyerlerine Adalet Bakanlığı bünyesinde staj yaptırılıp minimum altı bin beş yüz TL maaş verilirken, Avukat stajyerine ilk altı aylık adalet bakanlığına bağlı yapmış olduğu adliye stajında maaş verilmediği gibi kendisine çalışma yasağı da getirilmektedir. Bu Avukat Stajyerini, geleceğin Avukatlarını aslında savunma makamını kaderine terk etmektir. Daha staj itibariyle ekonomik sorunlarla boğuşan savunma makamı, geçirilmekte olan pandemi sürecinde iyice yara almıştır, ve almaya devam etmektedir.

Pandemi sebebiyle; kamu görevlisi sayılan Avukat ilk olarak altmış beş yaş üstü sokağa çıkma yasağında alelade birisi gibi görülmüş, şehirlerarası seyahat yasağında da bu bakış açısı perçinlenmiştir. Bu durum zaten bir sorun değilmişçesine; ilk altı ayda çalışma, ikinci altı aylık stajında maaş yasağı olan stajyerler hem işini hem de gelirini kaybetmiş, ailelerinin bakımına; ailesinden destek alamayan stajyer Avukatlar ise kaderin vicdanına terkedilmiştir.
Barolar bu sayılara çözüm üretecek makam olmadığı gibi, maddi destek sağlayacak bütçe sahibi de değildir. Bu krizin muhatabı Adalet Bakanlığı ve doğal olarak siyasi iktidardır.

Yargının kurucu unsuru olan Avukatlık mesleğine yaşatılan eşitsizliğin giderilmesi ve on binlerce stajyer Avukat meslektaşlarımızın ekonomik sorunlarını çözmek amacıyla;
Öncelikle stajının ilk altı ayında olan stajyer Avukatlara, Hakim-Savcı stajyerleri gibi Adalet Bakanlığınca maaş ödenmelidir.Stajının ikinci altıncı ayında bulunan stajyer Avukatların maaş yasağı kalkmalı, alacakları asgari ücret yasayla belirlenmelidir. Çünkü Avukatın sesi kesilirse Yurttaşın nefesi kesilir. Yurttaşın nefesi kesilirse Türkiye ne demokrasi liginde oynayan bir ülke ne de hukuk devleti olduğundan bahsedemez.

Av.Kerem Donat

Son Haberler