Türkiye’de ekonomi sorunu yok.
Türkiye’de adalet sorunu yok.
Türkiye’de liyakat sorunu yok.
Türkiye’de eğitim sorunu yok.
Türkiye’de sağlık sorunu yok.
Türkiye’de trafik sorunu yok.
Hatta öyle ki; bu ülkede “sorun var” diyen ya abartıyordur ya da yanlış Türkiye’de yaşıyordur.
Çünkü biz doğru yerden bakmayı bilmiyoruz.
Geliniz, Türkiye’ye biraz da olması gerektiği gibi bakalım…
Yani yukarıdan.
Ekonomi…
Hangi milletvekilinin ekonomik sıkıntısı var?
Hangi bakan “ayın sonunu nasıl getireceğim” diye hesap yapıyor?
Hangi üst düzey bürokrat pazara çıkıp fiyat etiketine bakıp geri dönüyor?
Yok.
Demek ki ekonomi sorunu yok.
Adalet…
Hangi milletvekili, dokunulmazlığı dururken sabah kapısında polis görür?
Hangi vekil, sıradan bir vatandaş gibi ifade vermeye çağrılır?
Hangi vekil, “yarın mahkemede ne olacak” diye endişe eder?
Hiçbiri.
O halde adalet de yerli yerinde.
Hatta öyle yerinde ki; bazılarına hiç uğramıyor bile.
Liyakat…
Hangi makam gerçekten ehline teslim edilmiş?
Hangi vekilin yakını “tanıdık olmadan” bir yerlere gelmiş?
Liyakat mı?
Güzel kelime… ama kullanmaya gerek yok.
Sistem kusursuz işliyor:
Tanıdık varsa yol açık, yoksa yol kapalı.
Eğitim…
Kim demiş Türkiye’de eğitim sorunu var?
Milletvekillerinin çocuklarına bakın:
En iyi okullar, en iyi imkânlar, en iyi öğretmenler…
Çünkü onların dünyasında kalabalık sınıf yok, imkânsızlık yok.
O halde eğitim sorunu da yok.
Sağlık…
Randevu bulunamıyormuş…
MR sırası varmış…
Ameliyatlar aylar sonrasına verilmiş…
Kim için?
Bir vekil için böyle bir şey mümkün mü?
İstediği hastane, istediği saat…
Gerekirse oda hazır, ekip hazır.
Demek ki sağlık sorunu da yok.
Trafik…
İstanbul, Ankara kilitmiş…
Saatler yolda geçiyormuş…
Ama çakar varsa?
Yol açılıyor.
Kurallar esniyor.
Trafik, sadece bekleyenler içindir.
Aslında mesele çok basit:
Sorun, yaşayan içindir.
Ama karar veren yaşamıyorsa…
O sorun yoktur.
Milletvekili; halkın kendisini temsil etmesi, sorunlarını dile getirmesi ve çözüm üretmesi için Meclis’e gönderdiği kişidir.
Eğer sorunları çözsün diye gönderdiğiniz kişinin bir sorunu yoksa, sizin yaşadığınız sorunlar da onun dünyasında yok demektir.
Sonuç:
Türkiye’de sorun yok.
Çünkü sorun, karar vericilerin hayatına hiç uğramıyor.
Ve bu ülkede sorunlar;
iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin,
vekiller tarafından yaşanmadığı için yok hükmündedir.
Eğer bir sorun yukarıya çıkamıyorsa,
aşağıda ne kadar büyürse büyüsün, yok sayılır.
Ve iş dönüp dolaşıp buraya geliyor:
Bundan sonra siz halk olarak,
sizi gerçekten anlayacak,
sizin yaşadığınızı yaşayan insanları seçmeye daha dikkat edin.
Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Adı üzerinde: Büyük.
Ama içerideki hayat ile dışarıdaki hayat arasındaki fark daha da büyük.
İşte bizim hikâyemiz tam olarak bu:
Sorun yok.
Çünkü hisseden başka, yöneten başka bir Türkiye var.
