HALKWEBYazarlarSiyaset Üretemeyenler, Kemal Kılıçdaroğlu Üzerinden Konuşuyor

Siyaset Üretemeyenler, Kemal Kılıçdaroğlu Üzerinden Konuşuyor

Bugün hedef alınan Kemal Kılıçdaroğlu değil; yarın ihtiyaç duyulacak olan temiz siyaset mirasıdır.

0:00 0:00

Türkiye siyasetindeki çözülmenin, savrulmanın ve ilkesizliğin faturası tek bir isme kesilmek isteniyor. Oysa hedef alınan kişi değil; onun temsil ettiği ahlaklı, ilkesel ve temiz siyaset çizgisidir.
Bir Lider Düşünün…
Bir ülkenin karanlık alışkanlıkları için kabusa dönüşmüş olsun.
Dürüstlüğüyle, devlet adamlığıyla, ülke çıkarlarını her şeyin önüne koymasıyla rahatsızlık versin.
Yalana yaslanmadan konuştuğu, güce tapmadan siyaset yaptığı için hedef alınsın.
Bugün Türkiye’de tam olarak bu yüzden saldırı altında olan isim Kemal Kılıçdaroğlu’dur.
Şahıs Değil, İlke Hedefte
Son dönemde CHP Genel Merkezi çevresinde ve ona paralel medya kanallarında yürütülen kampanyaların ortak bir dili var:
Siyasetin yapısal sorunlarını konuşmak yerine, sorumluluğu şahsileştirmek.
Milletvekilleri AK Parti’ye geçiyor; suçlu Kılıçdaroğlu.
Belediye başkanları saf değiştiriyor; sorumlu Kılıçdaroğlu.
İlkesizlik, baskı, tehdit ve menfaat düzeni konuşulmasın diye her şey tek bir isme yıkılıyor.
Bu bir analiz değil; bilinçli bir kaçıştır.
Saf Değiştirenler Değer Değiştiriyor
Bugün yaşanan geçişler bir liderin zayıflığı değil,
bazı siyasetçilerin ahlaki dirençten vazgeçme hızının göstergesidir.
Kimsenin AK Parti’ye geçişi,
Kemal Kılıçdaroğlu’nun suçu değildir.
Bu geçişlerin tek açıklaması vardır:
İlkelerin terk edilmesi.
Siyaset Üretemeyenin Sığınağı: Kılıçdaroğlu Üzerinden Gündem
CHP’de yaşanan asıl kriz bir “isim krizi” değil, siyaset üretememe krizidir.
Topluma umut verecek ekonomi politikası yok,
hukuka dair güçlü bir çerçeve yok,
dış politikada tutarlılık yok,
sosyal adalet adına sahici bir program yok.
Ama her tartışmada tek bir şey var: Kemal Kılıçdaroğlu.
Özgür Özel ve etrafında kümelenen yönetim anlayışı, kendi siyasal varlığını inşa edemediği için, var olanı yıkmaya çalışıyor.
Çünkü yeni bir söz yoksa, eskiyi karalamak en kolay siyaset biçimidir.
Bu bir tercih değil, acziyetin itirafıdır.
Gündem Olmak mı, Gündem Üretmek mi?
Siyaset; rakibini konuşarak değil, milletin derdini konuşarak yapılır.
Ancak bugün CHP’de görülen tablo şudur:
Gündem üretilemiyor, bu yüzden gündem olunuyor.
Üstelik bu da ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı anıldığında mümkün oluyor.
Eğer bir genel başkan, selefinin gölgesinden çıkamıyorsa;
orada sorun gölgede değil, ışığı yakamayan iradededir.
Tasfiye Edilmek İstenen Bir İsim Değil, Bir Çizgi
Hedef alınan Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsı değildir.
Hedef alınan şudur:
Ahlaklı siyaset
Hesap verebilirlik
İlkesel duruş
Koltukla değil, halkla kurulan bağ
Çünkü bu çizgi, siyaseti ganimet alanı olarak görenleri rahatsız eder.
Bu yüzden politika üretmek yerine itibar aşındırma tercih edilmektedir.
Günah Keçisi Siyaseti
Türkiye siyaseti yeni bir evrede değildir;
eski ve kötü bir alışkanlıkta ısrar etmektedir:
Temiz kalanları suçlayarak, kirlenmiş düzeni korumak.
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na yöneltilen öfke,
aslında bir hesap vermeme refleksidir.
Onu savunmak zordur;
ama onu suçlamak çok kullanışlıdır.
Tarihe Düşülen Not
Bu ülkede dürüst kalanlar her zaman yalnız bırakıldı.
Ama tarih, hiçbir zaman onları haksız yazmadı.
Bugün hedef alınan Kemal Kılıçdaroğlu değil;
yarın ihtiyaç duyulacak olan temiz siyaset mirasıdır.
Ve Türkiye bir gün dönüp baktığında şunu net biçimde görecektir:
İlkesizliğin alkışlandığı bir dönemde,
dürüst kalmayı göze alan bir lider vardı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI